Reklamsız Sözcü
RAHMİ TURAN

Gerçek dostluk

9 Şubat 2014

Eşref Aydın'ı dört gün önce toprağa verdik.
Fenerbahçe Kulübü'nün İkinci Başkanlığı ve Başkan Vekilliği gibi önemli görevler yapan bir spor adamıydı.
Cenaze törenine, Fenerbahçe'nin efsanevi Başkanı Ali Şen ile şimdiki Başkan Aziz Yıldırım dahil birçok ünlü kişi katıldı.
Eşref Aydın 91 yaşındaydı ve benim 6 yaşındaki torunum Tan Turan'ın en yakın arkadaşıydı.
Diyeceksiniz ki “91 yaşındaki bir adamla, 6 yaşındaki bir çocuk nasıl arkadaş olur?”
Oluyor işte…
Eşref Aydın, dediğim gibi, önemli bir spor adamıydı.
Atletizmde Türkiye ve Balkan şampiyonlukları vardı.
Gençliğinde, 5 bin ve 10 bin metre koşularında rekor üstüne rekorlar kırmıştı…

* * * * *

Eşref Aydın, ileri yaşlarda yaz aylarını Silivri Sporkent'teki yazlık evinde geçirmeye başlamıştı. Aynı yerde bizim de yazlık evimiz vardı ve Eşref Aydın ile komşu oluyorduk.
Yaşı ilerleyen Eşref Bey'in dostu da, onu ziyaret eden arkadaşları da kalmamıştı. İstisnalar hariç…
İki vefalı dostu vardı… Eski Türkiye Yürüme Şampiyonu Ünal Uyguç ile işadamı Zeki Başeskioğlu… Yani Zeki Triko… Az sayıdaki ziyaretçilerinden ikisi onlardı…
Eşref Bey'in üçüncü ve en önemli arkadaşı ise 6 yaşındaki torunum Tan Turan idi.

* * * * *

Tan, sabahları ona, sanki kendi akranıymış gibi, adıyla hitap ederek “Günaydın Eşref” der, öğleden sonraları “Nasılsın Eşref?” diye hatırını sorar ve sahile yüzmeye giderken:
“Eşref… Ben denize gidiyorum. Sen de gelsene…” diye seslenirdi.
80 küsur yaş küçük bir çocuğun kendisine adıyla “Eşref” diye seslenmesi, Eşref Aydın'ın çok hoşuna gider “Tamam Tan'cığım… Sen git, ben de geliyorum.” derdi…
6 yaşındaki çocukla, 91 yaşındaki bir insanın arkadaşlığı gerçekten ilgi çekiciydi… Tan'dan başka hiç kimse ona “Eşref” diye hitap edemezdi…

* * * * *

Eşref Aydın'ı, geçtiğimiz Çarşamba günü toprağa verdik.
6 yaşındaki Tan, cenaze törenine gidemedi ama ölümünü haber alınca gözlerinden süzülen iki damla yaşla onu uğurladı…
Mekânı cennet olsun.

Aziz Nesin'e acaba  haksızlık mı yaptık?

Ülke toz duman içinde… “Acı acıyı, su sancıyı bastırır” denir ya…
Peş peşe patlak veren skandallar da, halkın ekonomik sıkıntılarını (kısa bir süre de olsa) geriye itti.
Gerçekte, ücretliler ve dar gelirliler geçim kâbusu içindeler…
Sinsice gelen zamlar, insanlarımızın hayatını karartıyor.
Buna rağmen, yapılan anketlerde “Evet, çok sıkıntı çekiyoruz ama biz siyasi tercihimizi değiştirmeyiz” diyenler çoğunlukta çıkıyor.
Hani Aziz Nesin'in ünlü bir lâfı vardı… Biz onun “halkımızın yüzde 60'ının aptal olduğu” sözüne karşı çıkmış, Aziz Nesin'i eleştirmiştik!
Şimdi “Acaba o muhterem yazara haksızlık mı yaptık?” diye düşünüyorum.

* * * * *

İktidarın hataları, ortaya çıkan skandalların ekonomiyi sarsması, dövizin tepelere fırlaması, işçi, memur, esnaf ve emekliyi derinden vurdu.
Maaş ve ücretlerdeki artış hep yoksulluktaki artışın altında kalıyor.
Fiyat artışlarıyla artan fukaralaşmadan en çok etkilenen kesim işçi ve esnaf emeklileri…
Türk-İş'in “Açlık ve Yoksulluk Araştırması” bunu net olarak gösteriyor.

* * * * *

Türk-İş'in raporuna göre:
Açlık sınırı, Ocak 2014'te 87.33 lira artarak 1099,17 liraya çıktı.
Buna karşılık net asgari ücretteki artış 42.32 lirada kaldı.
Asgari ücret bugün 846 lira olarak uygulanıyor.
Ücretlerdeki artış, açlıktaki artışın yarısını bile yakalayamadı.
İşçi, köylü, esnaf ve emeklinin kaderi, geçtiğimiz yıllardaki gibi, bu yıl da aynı olacak ve fakirleşme sürecek.
Ülkedeki tüm sıkıntılara rağmen, siyasi tercihlerin değişmemesi ilginç bir durumdur.
“Aziz Nesin'e kızmakla haksızlık mı yaptık?” diye düşünmekte haksız sayılmayız!

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

Rahmi Turan
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more