Reklamsız Sözcü
RAHMİ TURAN

Kâr büyükse, ölüm kimin umurunda?

18 Mayıs 2014

Şu bir gerçek ki, dünyada ölümlü iş kazalarında sicilimiz çok kötü!
Buna “Alınyazısı” “Kader” “İşin fıtratı” diye bakmak, gerçekleri gizlemek ve sorumluluktan kaçmak olur!
Türkiye, büyük maden kazalarının çok yaşandığı bir ülke…
“Bunlar olağan şeylerdir Literatürde iş kazası denilen bir olay vardır. İşin fıtratında (yapısında) var bu…” diyen Başbakan kesinlikle haklı değildir.
İşin fıtratında bir de önlem almak diye bir şey vardır değil mi?

* * * *

Son yüz yıldır Avrupa'da böyle büyük maden kazası olmadı. Buna ne buyurur Başbakan?
Türkiye maden kazalarında Avrupa'da birinci, dünyada ise üçüncü…
Almanya'da 1973 yılından, 2013 yılına kadar 40 yılda sıfır ölüm var.
2013 yılındaki bir kazada sadece 3 kişi öldü ve bütün Almanya “Maden ocakları kapatılsın!” diye ayağa kalktı.

* * * *

Manisa'nın Soma ilçesindeki kömür ocakları Türkiye Kömür İşletmeleri tarafından işletiliyor ve kömürün tonunu 130-140 dolara mal ediyordu…
2005 yılında maden ocakları özelleştirildi. Soma'yı devralan özel şirket kömürün tonunu 24 dolardan üretme taahhüdünde bulundu. Bu rakama Türkiye Kömür İşletmeleri'ne ödenen kira payı da dahil…
Peki, bunun sihirli formülü nedir?
Şirket, maliyeti düşürmek için işçileri köle gibi çalıştırdı, güvenlik önlemlerine aldırış etmedi.
Sonuç malûm… Vahşi kapitalizmde kâr büyükse, ölüm kimin umurunda?
Tayyip Beyefendi'ye sormak
lâzım: İşin fıtratında önlemlere böyle boş vermek var mı?

“Kardeş” masalı!

Bunlar insanı çıldırtır…
Hâlâ “İşçi kardeşlerimiz” “Madenci evlâtlarımız” diye masal anlatıp duruyorlar.
Ya, ne diyorsunuz siz?
Maden ocağına girip karın tokluğuna çalışan bir kardeşiniz var mı sizin?
Hayattayken işçilerin yüzlerine bakmıyorsunuz, ölünce mi kardeşiniz oluyor onlar?
“Kardeşimiz” diyorsunuz, sonra da o kardeşinizi acımasızca copluyor, yumruklayıp tekmeliyorsunuz… Tam bir vicdansızlık!

* * * *

O utanç fotoğrafını yalnız biz değil, bütün dünya gördü…
Başbakan'ın danışmanının “işçi kardeşine” attığı müthiş tekmelerin fotoğrafı, dünya basınında yayınlandı! Herkes insanlığından utandı!
O fotoğraf için “İnsanlığın bittiği yer!” denildi.
Somalı madenci M.A.Karakaçan “Kömür çıksın, gerisi önemli değil. Köpek kadar değerimiz yok!” demiş…
İşte, bir kardeşiniz (!) söylüyor bunu beyler…

* * * *

Maden işçilerini alabildiğine sömürerek, maliyeti en aza indirip, kârı en yükseğe çıkaran işletmeleri çok sıkı denetlemek kimsenin aklına gelmiyor mu?
Bu işin maddî ve vicdanî sorumluları “Kardeş, evlât” numarası yapıyorlar ama ezilen işçilerin haklarını hiç düşünmüyorlar!
İşçilerin büyük bölümü, ölüm tehdidi altında sefalet ücretine çalışıyor!
Vicdanı olan, bu büyük veballe nasıl yaşar?

Sen hiç tatlı tatlı öldün mü arkadaş?

Soma'da çığlıklar bitmiyor. Ateş düştüğü yeri yakar!
İnsanların kimisi dualar okuyor, kimisi gözyaşları döküyor.
Tüm bu acılar yaşanırken, İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Orhan Kural'ın, faciayı yorumlama şekli harika (!)… Adam:
“Karbonmonoksit, oksijenden daha hafiftir, yukarı çıkar. Hiçbir şey hissetmezsiniz. Kokusu yoktur. Çok tatlı bir ölümdür!” demez mi?
Ölümün tatlısı olur mu yaa?
Bu nasıl bilim adamı ki, yüzlerce kişinin ölümüne “Çok tatlı bir ölüm” diyebiliyor?
Tatlıysa, sen de ölsene efendi!

* * * *

Profesörün sözleri, Başbakan'ın “İşin fıtratında (yaratılışında) bu vardır” şeklindeki sözlerinden daha kötü!
Nasıl bir bilim adamı bu? Madenlerde can güvenliğinin nasıl sağlanacağını araştıracağı yerde, bu tür ölümlerin tatlılığından bahsediyor!
TRT'de yapılan bir yayında da, ölümün yeni bir başlangıç olduğundan bahsedilip işçi aileleri güya teselli ediliyor!
Bu ölümler, TRT'deki yorumcuya göre “Yeni bir hayata başlangıç”, Başbakan'a göre “İşin fıtratında var”, profesör efendiye göre de “Tatlı” öyle mi?
Yazıklar olsun!

Gü­nün Sö­zü

Kaptanı şaşıran bir gemiye her rüzgâr kötüdür!

Rahmi Turan
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp