Reklamsız Sözcü
RAHMİ TURAN

Stres ve tepki!

26 Mayıs 2014

Baş­ba­kan Er­do­ğan “Dün­ya ne­den ba­na kar­şı tep­ki­li?” di­ye şap­ka­sı­nı önü­ne ko­yup dü­şün­me­li…
Tür­ki­ye için­de bö­lün­müş bir top­lum var… Yüz­de 43.5 in­sa­nı­mız ona “Bü­yük us­ta­” di­yor, se­vi­yor. Yüz­de 56.5 in­sa­nı­mız da ar­tık onun se­si­ni bi­le duy­mak is­te­mi­yor!
O ek­ran­da gö­rül­dü­ğü va­kit, te­le­viz­yon­la­rı­nı ka­pa­tan çok ki­şi gör­düm. Ga­ze­te­ci­lik me­ra­kıy­la ne­den böy­le yap­tık­la­rı­nı sor­dum.
“O­nun öf­ke­li ses to­nu ve ay­rım­cı üs­lû­bu biz­de stres ya­ra­tı­yor!” de­di­ler.
İçe­ri­de du­rum böy­le…
Pe­ki, dış ül­ke­ler­de ne­den tep­ki­ler var?

* * * *

İş­te, Al­man­ya'nın en yük­sek ti­raj­lı Bild Ga­ze­te­si'nin, ön­ce­ki gün in­ter­net say­fa­sın­da Tür­ki­ye Baş­ba­ka­nı Er­do­ğa­n'­a hi­ta­ben yaz­dı­ğı “A­çık mek­tu­p” bu­nu an­la­tı­yor.
Al­man­ca “SI­E SIND HI­ER NICHT WILL­KOM­MEN!”,
Türk­çe “HOŞ GEL­ME­Dİ­NİZ, BU­RA­DA İS­TEN­Mİ­YOR­SU­NUZ!” baş­lı­ğı­nı atan Bild Ga­ze­te­si, ya­yın­la­dı­ğı açık mek­tup­la şun­la­rı kay­det­ti:
“Al­man­ya öz­gür bir ül­ke­dir. Bu­ra­da her­kes fik­ri­ni açık­ça söy­le­ye­bi­lir. Bu yüz­den
ko­nuş­ma­nı­zı ya­sak­la­ya­ma­yız ve ya­sak­la­mak da is­te­mi­yo­ruz ama yi­ne de bi­lin ki: Hoş gel­me­di­niz, bu­ra­da is­ten­mi­yor­su­nuz!”

* * * *

Türk­çe ve Al­man­ca mek­tup­ta şu ifa­de­le­re de yer ve­ril­di:
“Biz, de­mok­ra­tik öz­gür­lü­ğü se­ven, fark­lı­lık­la­rın bir ara­da ya­şan­dı­ğı bir ül­ke­yiz.
Bu­ra­da ya­sa­lar, si­ya­set­çi­ler için de ge­çer­li­dir.
Biz­de ka­dın­lar so­kak­ta üst­süz de yü­rü­ye­bi­lir­ler.
Biz, her­ke­sin fik­ri­ni söy­le­me­si­ne izin ve­ri­riz. Zır­va­la­sa bi­le…
İs­te­di­ği­ni­zi söy­le­yin Sa­yın Er­do­ğan… Ama si­ze hoş gel­din de­mi­yo­ruz, is­ten­mi­yor­su­nuz!”

* * * *

Al­man­ya'da mil­yon­la­rın oku­du­ğu Bild Ga­ze­te­si'nin bu açık mek­tu­bu, Baş­ba­kan Er­do­ğa­n'­a ya­ban­cı­la­rın ne­den tep­ki gös­ter­di­ği­ni net bir bi­çim­de an­la­tı­yor.
Sa­nı­rım Tay­yip Er­do­ğa­n'­ın, iz­le­di­ği iç ve dış po­li­ti­ka­la­rı­nı bir de­fa da­ha, çok cid­di bir şe­kil­de göz­den ge­çir­me­sin­de hem ken­di­si, hem de ül­ke adı­na bü­yük ya­rar var!

Kıb­rıs git­ti gi­di­yor!

Biz, yurt için­de fa­ci­alar­la, ölüm olay­la­rıy­la, Baş­ba­ka­n'­ın ha­şin, sert ve kı­rı­cı de­meç­le­riy­le uğ­ra­şır­ken Kıb­rı­s'­ı âde­ta unut­tuk!
“Yav­ru Va­ta­n” de­di­ği­miz Kıb­rıs, git­ti gi­di­yor sev­gi­li okur­lar!
…Ve bi­zim tüm yet­ki­li­le­ri­miz uy­ku­da!

* * * *

Ame­ri­ka Baş­kan Yar­dım­cı­sı Jo­e Bi­de­n'­in du­rup du­rur­ken Kıb­rı­s'­a gel­me­si­ne ne de­me­li?
AB­D'­nin bu dü­zey­de bir yet­ki­li­si­nin Kıb­rı­s'­ı zi­ya­ret et­me­si çok ma­ni­dar­dır!
Or­ta­da bir şey­ler dö­nü­yor, Kıb­rıs için bir şey­ler tez­gâh­la­nı­yor. Bu ke­sin!
Ame­ri­ka “Bir­le­şik Kıb­rı­s” is­ti­yor. Çün­kü çı­ka­rı öy­le!
Bi­zim Kıb­rıs­lı Türk­le­rin (hep­si de­ğil ama) ço­ğu, Av­ru­pa Bir­li­ği'ne gir­me he­ve­siy­le Rum­la­rın göl­ge­sin­de ya­şa­ma­ya ra­zı!
Son­ra­dan bu­nun acı­sı­nı çok çe­ker­ler ama şu an­da teh­li­ke­yi gör­mü­yor, öz­gür­lü­ğü ve onu­ru de­ğil, mad­di çı­kar­la­rı dü­şü­nü­yor­lar!

* * * *

Ame­ri­ka Baş­kan Yar­dım­cı­sı Jo­e Bi­den, Kıb­rı­s'­ta li­der­ler­le baş­lat­tı­ğı te­mas­la­rı si­vil tem­sil­ci­ler­le de­vam et­ti­rir­ken “çö­züm­le ge­le­cek fır­sat­la­rı­” an­lat­tı. Yal­nız an­lat­mak­la kal­ma­dı, “so­pa­” gös­ter­me­yi de ih­mal et­me­di:
“A­ra­nız­da an­la­şa­maz­sa­nız, mü­da­hil ola­bi­li­riz. Bu­nu ya­pa­bi­li­riz ve ya­pa­ca­ğız da!”
Vay ca­nı­na! Teh­di­de ba­kın siz!
“Ya ya­par­sı­nız, ya da biz yap­tı­rı­rız!” di­yor.
Bu­na güç­le­ri ye­ter­miş…
Tam zor­ba­ca bir dav­ra­nış!

* * * *

Pe­ki, Tür­ki­ye Cum­hu­riye­ti'nin tu­tu­mu ne?
Baş­ba­kan Er­do­ğan, içe­ri­de ken­di me­se­le­le­riy­le uğ­raş­mak­tan ve Çan­ka­ya plan­la­rı yap­mak­tan ba­şı­nı kal­dı­ra­mı­yor. Was­hing­to­n'­a “Ha­yır!” di­ye­cek ha­li yok ki!
Oy­sa, kı­sa bir za­man ön­ce­si­ne ka­dar dün­ya­ya pos­ta ko­yan bir tav­rı var­dı. “Van
mi­nu­t” fi­lan di­yor­du… Ne ol­du ona?
Baş­ba­kan şim­di ken­di du­ru­mu­nu kur­tar­ma­ya ça­lı­şı­yor. Kıb­rı­s'­a ba­ka­cak ha­li kal­ma­dı ma­ale­sef!

* * * *

Pe­ki, ya di­ğer par­ti­le­rin li­der­le­ri fark­lı mı?
Bi­zim as­lan mu­ha­le­fet ne ya­pı­yor bu ko­nu­da?
Hiç­bir şey yap­mı­yor… Hep­si mı­şıl mı­şıl uyu­yor!
İk­ti­dar ve mu­ha­le­fe­tin el­bir­li­ği ile Kıb­rı­s'­ın def­te­ri dü­rü­le­cek ve KKTC (Ku­zey Kıb­rıs Türk Cum­hu­ri­ye­ti) ta­ri­hin toz­lu raf­la­rı­na kal­dı­rı­la­cak!
Ya­kın bir ge­le­cek­te Türk va­tan­daş­la­rı Al­man­ya'ya ve­ya Fran­sa'ya gi­der gi­bi, Kıb­rı­s'­a gi­der­ken de, Av­ru­pa Bir­li­ği'n­den “Sc­hen­gen vi­ze­si­” al­mak zo­run­da ka­la­cak!

Gü­nün Sö­zü

Ha­yat uyur, za­man uyu­maz. Su uyur, düş­man uyu­maz!

Rahmi Turan
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp