Reklamsız Sözcü
SAYGI ÖZTÜRK

AKP, o ismi 6 yıl önce reddetmişti

25 Kasım 2014

Başbakan Ahmet Davutoğlu, 1937 ve 1938 yıllarında Dersim bölgesinde yaşanan olayların sorumlusu olarak CHP'yi gösterdi. Ancak büyük olayların yaşandığı 1938 yılında Başbakanlık görevinde Celal Bayar'ın bulunduğunu, Adnan Menderes'in de aynı partinin milletvekili olduğunu söylemedi.
AKP, seçim kazanamadığı tek il olan Tunceli'den milletvekili çıkarabilmek için yoğun çaba içinde. Başbakan'ın Tunceli gezisini, bir kamu görevlisinden dinliyorum:

Güvenlik görevlileri Tunceli'ye yığıldı

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun ziyareti nedeniyle bölgedeki güvenlik görevlileri olarak Tunceli'ye adeta yığıldık. Personelin bir kısmı hava, bir kısmı ise büyük riskle karayoluyla nakledildi.
Davutoğlu gelmeden önce il'de yoğun hazırlıklar başladı. Ama bu hazırlık Tunceli Belediyesi tarafından yapılmıyordu. Elazığ-Tunceli caddeleri Diyarbakır plakalı (21) bir inşaat firmasına ait olan yol temizleme aracıyla temizlendi. Ayrıca, Elazığ plakalı (23) karayolları araçları ana cadde üzerinde tadilat tamirat ve düzenleme yaptı. Davutoğlu'nun gelişine yönelik ne Tunceli halkında ne de belediyesinde ciddi hazırlık ve heyecan yoktu. Halkın bir kısmının haberi yoktu, bir kısmı ise gelişini önemsemiyordu.
Elazığ'dan gelen karayolları ekibi tarafından, geçen perşembe günü aynı caddenin orta refüjüne damlama su boruları döşedi, çiçekler dikildi. İhtiyacı olan vatandaşına lastik ayakkabıyı layık görenler, Başbakan'ın Tunceli'ye yapacağı 3-4 saatlik bir ziyaret için, milyarlarca lira israf edip, bu mevsimde orta refüje çiçek dikimi yaptı. Soğuk havada en fazla o çiçekler üç gün dayanır.
Tunceli Üniversitesi ve Başbakan'ın ziyaret edeceği yerlerde Elazığ vali ve belediye başkanı, Tunceli Valisi ve emniyet müdürü önceden gelen Başbakanlık danışmanlarıyle ziyaret etti.

Üniversitedeki sınavlar iptal

Başbakan'ın öğrenci yurtlarını gezebileceği de planlandı. Erkek ve kız öğrenci yurtları haşereye karşı ilaçlandı. Sınav haftası ders çalışması gereken öğrenciler yurtlara alınmadı.
Tunceli Üniversitesi'nde cumartesi-pazar yapılması gereken vize sınavları Başbakan'ın gelişine bağlı olarak iptal edildi ve ileri bir tarihe ertelendi. Öğrenciler vize sınavlarının bittiği gün memleketlerine gideceklerdi. Hazırlıklarını otobüs ve uçak biletlerini de sınav tarihlerine göre almışlardı. Ancak sınavların iptal edilip gelecek haftaya ertelenmesi (sınavlar mühendislik fakültesinde tamamen iptal edildi, diğer bazı fakültelerde sadece cumartesi sabahki sınavlar yapılacak, diğerleri iptal edildi) otobüs ve uçak biletlerinin bir kısmının yanmasına sebep oldu. Öğrencilerin bu şikayetlerini üniversite yetkilileri umursamadı.

Tuncelili aşçılara güvenilmedi

Başbakan'a yönelik gerçekleştirilmesi muhtemel protestoların önüne geçilmesi ve hafta içi geldiği takdirde öğrencilerce protesto edilebileceği endişesiyle ziyaret pazar günü gerçekleştirilmişti. Ancak pazar günü de sınav yapılacaktı. Dolayısıyla öğrenciler üniversitede olacağı için yine protestodan çekinildi ve yüzlerce öğrenciyi mağdur ederek sınavları iptal ettiler.
Madenlerde can veren işçilerin babaları yırtık lastik ayakkabı ile yaşamını sürdürürken ve bu vatandaşına yine lastik ayakkabıyı layık görenlerin, Başbakan'a vereceği yemekte, Tunceli'deki aşçılara güvenmedikleri için Elazığ'dan aşçı ve garson getirtmiş olmaları kendi ülkesinin bir ilinin halkına güvenmediğinin açık kanıtıdır.”

‘MUNZUR' ADINA HAYIR

Başbakan, Tunceli Üniversitesi'nin adının “Munzur Üniversitesi” olarak değiştirileceğini “müjdeli bir haber” olarak Tunceli'de açıkladı. O zaman, Tunceli Üniversitesi'nin kuruluş kanununun ele alındığı TBMM'nin 21 Mayıs 2008 tarihli tutanakları okuyalım.
CHP Milletvekili Kamer Genç, Tunceli Üniversitesi'ne “Munzur” adının verilmesini öneriyor. Bu öneriye AKP'li Milli Eğitim Komisyonu Başkanı da, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik de “hükümet adına” katılmadıklarını belirtiyor. Bunun üzerine Kamer Genç kürsüye çıkıyor, “İnanmanızı istiyorum, şu anda Tunceli'de ‘Bu üniversitenin ismi Tunceli mi olsun veyahut da Munzur mu olsun?' diye bir oylama yapılsa yüzde 95'i ‘Munzur'u seçer. Munzur'un efsanevi, kutsal bir değeri var. Suyuna ‘Munzur', dağına ‘Munzur' denilmiştir. Yoksa başka hiçbir anlamı yok. Yani böyle geçerse memnun olurum ama takdir sizlerin” diyor.
Kamer Genç'in 2008'de önerdiği ve AKP oylarıyla reddedilen Munzur adı, 6 yıl sonra bizzat Başbakan tarafından müjde olarak verildi. Başbakan'ın, idam edilen Seyit Rıza'dan övgüyle söz etmesine de şu anda hastanede yatan Kamer Genç'in itirazı var. Genç şunları söylüyor:
“Seyit Rıza, seyit değil. Başbakan onun seyit olduğunu söyledi, bu doğru değil. Seyit Rıza, 91 aşiretten birinin lideridir. O yörede sevilen, sayılan bir isimdir. Ama Dersimlilerin lideri değildir.”
Tunceli'den Başbakan geçti. Verilen sözlere bakıldığında, daha önce kabul etmedikleri “Munzur” adının üniversiteye verilmesi de “en büyük müjde” oldu.

Saygı Öztürk
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more