Reklamsız Sözcü
SAYGI ÖZTÜRK

Askerler, ‘hesap günü’ne hazırlanıyor

19 Şubat 2014

Mart ayın­da, te­rör ör­gü­tü men­sup­la­rı Ira­k'­ın ku­ze­yin­den Tür­ki­ye'ye gi­riş ya­par. Sı­nır böl­ge­le­rin­de gü­ven­lik ön­lem­le­ri ar­tı­rı­lır. Bo­lu Dağ ve Ko­man­do Tu­ga­yı, Kay­se­ri Ko­man­do Tu­ga­yı, Gü­ney­do­ğu'ya gön­de­ri­lir. Bü­tün alan, ko­man­do­lar ta­ra­fın­dan sa­rı­lır ve te­rör ör­gü­tü mi­li­tan­la­rı­nın ra­hat­ça do­laş­ma­la­rı da müm­kün ol­maz­dı.
Gü­ney­do­ğu'da her şey de­ğiş­ti. Te­rör ör­gü­tü mi­li­tan­la­rı­nın önem­li bir bö­lü­mü, bu kı­şı sı­nır öte­sin­de de­ğil, Tür­ki­ye top­rak­la­rın­da ge­çir­di­ler. Sa­kın dağ­lar­da, ma­ğa­ra­lar­da ol­du­ğu­nu da san­ma­yın. Köy­ler­de, il­çe ve şe­hir­ler­dey­di­ler. Yö­re in­sa­nın­dan “Te­rö­rist es­ki­den dağ­lar­da olur­du, şim­di şe­hir­ler­de. Ki­min dağ­dan in­di­ği­ni de her­kes bi­li­yo­r” söz­le­ri­ni sık­ça du­yar­sı­nız.
As­ker kış­la­sın­dan çık­mı­yor. Göz­le­ri­nin önün­den si­lah­lı te­rö­rist geç­se bi­le, ateş et­me­di­ği sü­re­ce kar­şı­lık ve­ril­mi­yor. Çün­kü ken­di­le­ri­ne böy­le emir ve­ril­miş. Bu­na har­fi­yen uyul­ma­sı is­te­ni­yor.

Vali-asker birbirini oyalıyor

Pe­ki bun­lar suç de­ğil mi? Bir gün bun­la­rın he­sa­bı bi­ri­le­rin­den so­rul­maz mı? O yüz­den as­ker­ler ken­di­le­ri­ni sağ­la­ma al­ma­ya baş­la­mış­lar. Ör­ne­ğin “Fa­lan­ca yer­de ka­la­ba­lık bir te­rö­rist grup va­r” du­yu­mu al­sa­lar bi­le bu­nu ön­ce ilin va­li­si­ne bil­di­ri­yor­lar. Va­li, he­men de­ğil bir­kaç gün son­ra an­cak as­ke­ri ma­kam­la­ra “He­le bir da­ha araş­tı­rın, ba­ka­lım yer­le­rin­de mi?” di­ye so­ru­yor. Ye­ni­den araş­tır­ma ya­pı­lı­yor. An­cak ara­dan gün­ler geç­ti­ği için te­rö­rist­ler yer de­ğiş­tir­miş olu­yor. On­la­ra yer­le­ri­ni de­ğiş­tir­me­le­ri için el al­tın­dan ha­ber gön­de­ril­di­ği de yo­ğun id­di­alar ara­sın­da­dır.
Ba­zen te­rö­rist­le­rin hiç yer de­ğiş­tir­me­dik­le­ri de olu­yor. Bu du­rum­da va­li ne yap­sın? O da işin ko­la­yı­nı bul­muş, “He­le ben bir İçiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı'na so­ra­yı­m” di­yor. Ba­kan­lık yet­ki­li­le­ri­ne ba­zen ya­zı­lı, ba­zen söz­lü ola­rak du­ru­mu bil­di­ri­yor­lar. Bu kez ba­kan­lık­tan, “He­le iyi­ce araş­tı­rı­n” de­ni­li­yor. Yi­ne ara­dan gün­ler ge­çi­yor.
İçiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı yet­ki­li­le­ri ço­ğu kez ola­yı duy­maz­dan ge­li­yor. Ya­ni, ge­len ya­zı­la­ra ce­vap ver­me ge­re­ği bi­le duy­mu­yor. Böy­le­ce her­kes to­pu bir­bi­ri­nin üze­ri­ne atı­yor. Da­ha doğ­ru­su te­rör­le mü­ca­de­le adı­na hiç­bir şey ya­pıl­mı­yor. Yap­mak is­te­yen­le­re ise as­la izin ve­ril­mi­yor. Za­ten va­li­nin ona­yı ol­ma­dan ope­ras­yon da ya­pı­la­mı­yor.
Gü­ney­do­ğu'da gö­rev­li bir ko­mu­tan, “Biz da­ha ön­ce va­li­den ye­te­ri ka­dar ope­ras­yon iz­ni için im­za alır, ope­ras­yon ya­pa­ca­ğı­mız za­man im­za­lı olan bu form­la­rı dol­du­rur­duk. Şim­di, böy­le bir du­rum da söz ko­nu­su de­ği­l” di­yor. Ona da, “Pe­ki ne ya­pı­yor­su­nuz?” di­ye sor­du­ğum­da “Bi­ze ve­ri­len ta­li­mat şu: Yi­yin, için ya­tı­n” di­yor.

As­ker, ye­ni form ge­liş­tir­di

As­ker­ler, ya­şa­nan­lar­dan bü­yük ders çı­kar­mış. Gö­rev­le­ri­ni yap­ma­dık­la­rı için bir gün ken­di­le­rin­den he­sap so­ru­la­ca­ğı­nı bi­li­yor­lar. Geç­miş­te­ki ba­zı olay­lar ne­de­niy­le yüz­ler­ce as­ke­rin yar­gı­lan­dı­ğı, ce­za­evin­de ol­du­ğu ger­çe­ği göz ar­dı edil­mi­yor. Pe­ki as­ker ne ya­pı­yor, bu­lu­nan ye­ni yön­tem ne? Şim­di on­la­rı açık­la­ya­lım:
Ge­nel­kur­may Baş­kan­lı­ğı'nın ta­li­ma­tıy­la “Bil­gi­len­dir­me For­mu­” oluş­tu­rul­du. Na­sıl ta­şıt for­mu var­sa, va­li­le­ri te­rö­rist­le­rin fa­ali­yet­le­ri ko­nu­sun­da bil­gi­len­dir­mek için de böy­le bir form icat edil­di. As­ker­ler so­rum­lu­luk alan­la­rın­da mey­da­na ge­len ge­liş­me­le­ri bu for­ma ya­zı­yor, bağ­lı bu­lu­nu­lan va­li­li­ğe gön­de­ri­yor. Alı­nan is­tih­ba­ri bil­gi­ler de gö­rün­tü­le­riy­le bir­lik­te ek­le­ni­yor. Böy­le­ce, dö­nem de­ği­şir, bu­gün­le­rin he­sa­bı so­ru­lur­sa, “Biz gö­re­vi­mi­zi yap­tık. An­cak, va­li­lik­ler ope­ras­yon için izin ver­me­di. İş­te bu ko­nu­da dol­dur­du­ğu­muz form­lar ve bu­nun so­nuç­la­rı­” de­ni­le­cek.
Va­li­ler, bil­gi­len­dir­me for­mun­da yer alan­la­rı oku­yor ama “ge­re­ği­ni ya­pı­n” de­me­di­ği için bu form­lar da ar­şi­ve kal­dı­rı­lı­yor. Hat­ta ko­mu­tan­la­rın önem­li bir bö­lü­mü “Bu­nun da­va­sı baş­lar­sa bu­la­ma­yı­z” dü­şün­ce­siy­le o form­lar­dan bi­rer ör­ne­ği­ni de ken­di­le­ri­ne alı­yor­lar.
Gü­ney­do­ğu'da alan ha­ki­mi­ye­ti ye­ni­den te­rör ör­gü­tün­de… Ar­tık ik­mal­le­ri­ni da­ha ko­lay ya­pı­yor­lar. Geç­miş­te bo­şal­tı­lan ba­zı köy­le­re, te­rör ör­gü­tü­nün dev­re­ye gir­me­siy­le köy­lü­le­rin ba­zı­la­rı dön­dü. Bu da te­rö­rist­le­rin özel­lik­le ih­ti­yaç­la­rı­nın kar­şı­lan­ma­sı açı­sın­dan ha­ya­ti önem ta­şı­yor.

MGK'­da da ko­nu­şu­lu­yor

İl va­li­le­rin­den bi­ri­si çı­kıp da as­ke­re, “Şu böl­ge­de te­rö­rist­le­rin ol­du­ğu­nu her­kes bi­li­yor, siz ni­çin ope­ras­yon yap­mak için baş­vur­mu­yor­su­nu­z” de­mi­yor. An­la­şıl­dı ki en iyi ko­run­ma şek­li ta­ar­ruz de­ğil, sa­vun­may­mış. İş­te o yüz­den as­ker sa­de­ce sa­vun­ma­da. Ken­di­le­ri­ne ateş edil­me­si ha­lin­de kar­şı­lık ver­me­nin adı da “nef­si mü­da­fa­a” ol­du.
Mil­li Gü­ven­lik Ku­ru­lu (MGK) top­lan­tı­la­rın­da, as­ker­ler Gü­ney­do­ğu ile il­gi­li su­num ya­par­ken ope­ras­yon ya­pıl­ma­sı için kaç kez is­tek­te bu­lun­duk­la­rı­nı il­le­re gö­re ay­lık ola­rak be­lir­ti­yor, ope­ras­yon ta­lep­le­ri­nin hiç­bi­ri­si için izin ve­ril­me­di­ği­ni de be­lir­ti­yor­lar. Si­vil­ler da­ha çok, “Fe­na mı Gü­ney­do­ğu'dan şe­hit ha­ber­le­ri gel­mi­yor. Halk bu du­rum­dan mem­nu­n” di­yor.
Se­çim­ler­den son­ra “ö­zerk­lik in­şa edil­me­si­” için ye­ni adım­lar atı­la­cak­mış. AKP kur­may­la­rı ya­rın bu­na da “Ne âlâ ne âlâ, ba­kın sa­ye­miz­de özerk­lik in­şa edi­le­cek. Bi­zim kıy­me­ti­mi­zi bi­li­n” der­ler­se de şa­şır­ma­ya­lım…

Saygı Öztürk
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more