Reklamsız Sözcü
SAYGI ÖZTÜRK

Cesur yürek kadınlar

30 Kasım 2014

Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu da, önceki Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da, “Muhalefet partileri Sivas'ın ötesine geçemiyor” deyip övünüyorlar. Kendileri 2-3 bin polisle Sivas'ın ötesine gidebildikleri için muhalefet liderlerine, “Hadi siz de gidin de görelim, hadi bakalım yüreğiniz yetiyorsa orada da konuşun” kışkırtmalarında bulunuyor.
Eğer bu ülkede, siyasi parti liderleri Sivas'ın ötesine geçemiyorsa, bu ayıp ülkeyi yönetenlere aittir. Demek ki, liderlerin can güvenlikleri yok. Oysa, can güvenliğini sağlamak, muhalefetin istediği yere gitmesine destek olmak hükümetin görevidir. “Gidemiyorlar” diye övünenler görevini yerine getirmiyor demektir. Yazık yazık…

Siz de Menemen'e gidemezsiniz

Başbakanlığı döneminde Recep Tayyip Erdoğan, Hakkari'ye, Yüksekova'ya, Şemdinli'ye “gizli program” uygulanarak ancak gidebiliyordu. Hakkari'de bir dönem sadece kağıt üstünde AKP il örgütü bulunuyordu. Yani binası olmayan bir AKP… Şimdi il binası var. Ancak burada bayrağımızı göremezsiniz.
Peki bu durumdan memnun olunmalı mı? Asla… Eğer, bir siyasi parti il binası bile bayrak çekemiyorsa bu yine hükümetin sorumluluğundadır. Demek ki o ilimizde güvenlik-asayiş yok demektir. Ama güvenliğin-asayişin olduğu Menemen'de, Kubilay'ın şehit edilişinin yıl dönümü törenlerine de AKP'liler katılmaz. AKP'li Cumhurbaşkanı da, başbakan da, hatta İzmir Valisi de bu törenleri yok sayar. Hadi bakalım siz de Menemen'e gidin bakalım…
Evet, yakın bir gelecekte Güneydoğu'da bazı il ve ilçelerimize belli siyasi parti dışında diğer siyasi partilerin temsilcilerinin gidişi daha zorlaşacak. Çünkü, bir dönem dağda, mağarada olan teröristler şimdi ilçelere, illere indi. Halkı eylemlere zorlayan, işyerlerini kapattıran teröristler, eylem türlerini seçim dönemine doğru daha da artıracaktır. Yani, 2015 yılında yapılacak seçimlerin gerilimi hayli yüksek olacak gibi gözüküyor.

Tuncelilileri örnek alın

Tunceli, kalkınmada 5. derecede öncelikli yöre. Bu ilin, önceliklerden daha çok yararlanması ve 6. sıraya alınmasına ihtiyaç olduğunu konuştuğumuz her yetkili ifade ediyor. İlk defa Tunceli'ye giden MHP'nin kadın Genel Başkan Yardımcıları Prof. Dr. Zuhal Topçu ve Dr. Ruhsar Demirel, “Tunceli'ye giderken en küçük bir endişe duymadık” diyorlar. Önce Ruhsar Demirel‘i dinliyorum:
“Okuma-yazma oranının en yüksek olduğu illerimiz arasında Tunceli de yer alıyor. Bu özelliğinin yanı sıra farklı bir özelliği de borçlarını ödeme konusunda Tuncelililer başta geliyor. Devlete olan vergisini ödemede ikinci sırada yer alıyorlar. Aldığı kredileri zamanında ödeme konusunda da hep en önde bulunuyor. Devletine, milletine karşı yükümlülüklerini eksiksiz yerine getiriyorlar. Tarihsel bakiyelerdeki bazı kritik anlar bu ilimizde kaşınıyor. Kaşımaya müsait bir ortam var. Tuncelili olmayanlar bazı provakatif yaklaşımlar sergiliyor.

Ne yaparsa yapsınlar

Tunceli halkı olay istemiyor. Arkadaşlarımızın su, ekmek aldığı işyerlerinin biz ayrıldıktan sonra yakıldığını içimiz yanarak öğrendik. Eylemci gruplar ne yaparlarsa yapsınlar, Genel Başkanımız Devlet Bahçeli her coğrafyaya adım atmıştır, atar. Kendisinden biz şiddet yanlısı söylem duymayız. Ama bize şiddetle mukabele etmeye kalkanlar, cevabını vatandaştan alır. Başbakan, söylememesi gereken sözler söylüyor. Bunlar Ahmet Davutoğlu‘nun ayıbıdır. Sanıyorum bunu da mikrofon şehvetine kapılmadığı an söylemiştir. Eğer, muhalefet partisi liderinin falanca ile gidemeyeceğini başbakan söylüyorsa, onun gereği başbakanın istifa etmesidir.”

Kurt işareti yapıyorlardı

İnanmayacaksınız ama Tunceli'de MHP İl Başkanlığı görevini bir kadın yürütüyor. İşletme fakültesi mezunu olan ve memleketinde çiftçilik-hayvancılık yapan Melike Gökalp, genel başkan ve parti yöneticilerinin illerine gelmesinden son derece mutlu oldu. O ayakta duruyorsa, MHP'liler de onun yanında olduğunu her fırsatta göstermeli.”
Tunceli gezisinde bulunan bir başka kadın Genel Başkan Yardımcısı Zuhal Topçu‘ya “giderken bir endişe duyup duymadığını” soruyorum. “Biz, 1980 öncesinden geliyoruz” diyor ve vatandaşın kendileriyle bir sorunu olmadığını belirtiyor. “Peki, sorun çıkaranlar kim?” Bunu Topçu şöyle açıklıyor:
“Dağdakilerle bağlantılı 500 civarında bir grup var. Bunlar halkı korkutuyor, yakıyor, yıkıyor. Devlet olarak, o halka sahip çıkılamıyor. İl yöneticileri de, son dönemde eylemci bir grubun il'de bulunduğunu söylüyor. Biz geçerken caddelerde, balkonlarda kurt işareti yapanlar vardı. Başbakan, ‘Tunceli'ye gidemezsin' diyordu. Vatan toprağı kimsenin babasının malı değil. ‘Gidemezsin' demek acizliktir. Bizim için ‘gidilemez' diye bir yer yoktur. Başbakan gibi 2-3 bin polisle değil kadınlı-erkekli partililer olarak her yere gideriz. O yüzden bize kimse telkinlerde bulunmasın.”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan'a “gidemezsiniz” dedirtmeden, gitmediği illere gitmeli ve o sakızı da AKP'lilerden almalıydı. Geç de olsa bu adım atıldı.

Saygı Öztürk
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp