Reklamsız Sözcü
SAYGI ÖZTÜRK

Gizli tanık ifadesiyle 27 yıl

28 Eylül 2014

AKP'nin kendilerinden olmayan hemen herkesi yargı yoluyla köşeye sıkıştırmaya çalıştığı olaylardan biri de Erzincan'da yaşanıyordu. İsmailağa Cemaati hakkında soruşturma yürüten Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'in, makamına giden Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı, polise verdiği talimatla Cihaner'in yaka-paça Erzurum'a götürülmesini sağladı.
Olay yalnız Cihaner'le kalmadı. Orgeneral Saldıray Berk hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Erzincan'ın eski ve yeni jandarma alay komutanları, MİT bölge başkanı, iki yardımcısı, jandarma istihbaratta görevli subay ve astsubaylar da tutuklanmıştı. Orada bir fırtına esiyor, “AKP ve Fethullah Gülen'i Bitirme Planı” sözde ilk kez Erzincan'da uygulamaya koyuluyordu.

Otele “Munzur” geldi

CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, hukukçu olduğu için partisi tarafından görevlendirildi, İlhan Cihaner'i 18 Şubat 2010'da cezaevinde ziyaret etti, olayı yerinde incelemek ve mümkün olabilirse Orgeneral Saldıray Berk'le de görüşebilmek için Erzincan'a gitti. Yanında, Ankara'dan gelen televizyon ve gazete muhabirleri de bulunuyordu. Berk, Erzincan dışında olduğu için o görüşme yapılamadı.
Tarih 19 Şubat 2010'u gösteriyordu. Kaldıkları Eliza Oteli'nde gazeteciler ve partili 10-12 kişiyle kahvaltı yapılıyordu. Ersin, kahvaltıdan sonra otelin terasında izlenimleriyle ilgili kameralar önünde açıklama yapacaktı.
Kahvaltı sırasında kendilerini 8-10 kişi ziyaret etti. Gelenlerden biri de, eşiyle problemi olduğunu, karısının evi terk edip babasının evine gittiğini, İzmir ya da Ankara'da yeni bir hayata başlamak istediğini ve bu konuda kendisine yardımcı olunmasını istedi. Ersin, bu kişiye yapacak çok bir şeyinin olmadığını anlattı. Ama bu görüşme birileri için yetmişti… Çünkü, otelin kahvaltı salonunda, herkesin yanında görüştüğü kişi, sonradan adının “Munzur” kod adlı kişi olduğunu öğrendiği Erzincan soruşturmasının gizli tanıklarından “Munzur”dan başkası değildi.

O çanta için 27 yıl hapis

“Cemaat” ve “yandaş” basının gündeminde müthiş bir “çanta haberciliği” başlamıştı. Her fırsatta “Çantada ne vardı?” diye soruluyor, çantada para bulunduğu ve bunun gizli tanığa ifadesini değiştirmesi için getirildiği ima ediliyordu. Bir milletvekilinin yıllar önce hediye ettiği bu çanta öyle bir gündeme gelmişti ki, AKP'nin o dönem TBMM Grup Başkanvekili olan Bekir Bozdağ da “Açıkla sayın Ersin, o çantada ne vardı açıkla?” diyordu.
“Gizli Tanık Munzur”, Başsavcıvekili ve iki savcı tarafından alınan ifadesinde, kendisine para teklif edildiğini asla kabul etmiyordu. Ne olduysa sonradan oldu, “Munzur” ifadesini değiştirdi. Ahmet Ersin, Erzurum Özel Yetkili 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde “Ergenekon terör örgütüne yardım etmek, bağımsız yargıyı etkilemeye çalışmak, gizli tanığa rüşvet vermeye teşebbüs etmek” suçlamasıyla yargılanıyor.
Ersin, her duruşmadan bir gün önce içine pijama ve tıraş takımını koyduğu aynı çantayla İzmir'den Erzurum'a gidiyor, duruşmadan sonra da uçakla Erzurum'dan ayrılıyordu. Sonra Özel Yetkili Mahkemeler kapatıldı, Ersin'in dosyası bu kez Erzincan Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Geçen hafta yine Erzincan'a gitti, duruşması 26 Ocak tarihine ertelendi. Çanta yine aynı çantaydı.

Cami avlusundaki bebek

Hukukçu Ahmet Ersin, tam anlamıyla “gizli tanık” sarmalına alınmış. CHP, bir dönem en zor görevleri verdiği milletvekilini de yalnız bırakmış gibi gözüküyor. Dün, Ahmet Ersin'i arayıp durumunu sorduğumda, “Kendimi cami avlusuna bırakılmış bebek gibi hissediyorum. Yalnız bırakıldım, parti göreviyle gittiğim bu davayla ilgilenen, ‘ne durumda' diye soran bile yok” diye kahırlandı… Davasını da şöyle anlattı:
“Doğu'nun Zekeriya Öz'ü olmaya heveslenen savcının, Erzincan'a gelerek bizzat nezaret ettiği, bazıları TV'lerden naklen yayınlanan keyfi, gösterişli ve tantanalı gözaltılarının hukuka ve insan haklarına aykırı olduğunu tespit ederek, kamuoyuyla da paylaştım. Ancak bu çalışmalarım sırasında, bugün ‘paralel yapı' diye tanımlanan örgütün kumpası ve bu kumpasın parçası olarak eğitilmiş bir gizli tanığın çelişkili yalanları ve iftiralarıyla, Ergenekon Silahlı Terör Örgütü üyesi ilan edildim. Erzurum Özel Yetkili Savcılığı'nca dokunulmazlığımın kaldırılması istendi. Cemaat medyasında hakkımda son derece çirkin, itibar kırıcı yayınlar yapıldı.
Milletvekili görevim bittikten sonra önce Erzurum Ağır Ceza Mahkemesi'nde ve bu mahkemelerin kapatılmasıyla şimdi de Erzincan Ağır Ceza Mahkemesi'nde ‘Ergenekon Silahlı Terör Örgütü üyesi olmak ve gizli tanığa baskı yapmak, rüşvet teklif etmek' suçlamalarıyla ve 27yıl hapis istemiyle, 2,5 yıldan beri önce Erzurum'da, şimdi ise Erzincan'da sessiz sedasız yargılanıyorum.”
“Gizli tanıklarla” onca insanı yakan bazı polis şefleri, şimdi gizli tanık kıskacında ve onların yalan söylediklerine savcıyı, hakimi inandırmaya çalışıyor. Peki, “Munzur”un ifadesiyle Ahmet Ersin daha ne kadar Erzincan'a gidip gelecek; maddi, manevi yükünden ne zaman kurtulacak? Yazık, günah değil mi ona ve ailesine…

Saygı Öztürk
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more