Reklamsız Sözcü
SAYGI ÖZTÜRK

Kararı veren de, dinleyen de AKP döneminde alındı

25 Şubat 2014

Herhalde hiçbir ülkenin parlamentosu bu kadar yasa çıkartmıyor. Üstelik de, yasa teklifi ya da tasarısı bu kadar aceleye getirilmiyor. Tasarı veya teklifin tartışılmasına bile fırsat verilmeden, ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınmadan apar-topar yasa yapılıyor, aradan birkaç gün geçmeden o yasanın bazı maddeleri yeniden değiştiriliyor. Yasaların ne kadar özensiz, ne kadar düzensiz hazırlandığı sadece son dönemde çıkarılan yasalar incelendiğinde de görülüyor.

“Biz yapmadık, cemaat yaptı” demek için mahkeme kararıyla yapılan dinlemeler hükümete yakınlığı ile bilinen iki gazeteye verildi. Cemaatçi dedikleri de AKP hükümeti döneminde göreve başlatılan hakim, dinleme birimlerinde AKP hükümeti döneminde alınan polisler değil mi? Yıllarca onlarla kol kala olanların, yollar ayrılınca yakınmaya hiç hakları yok. O dinlemeler sonucu mağdur edilenlerin sesini hiç duymadınız, feryatlarına kulak vermediniz, cezaevlerine atılmalarına seyirci kaldınız. Şimdi mi uyandınız?

Hapis cezaları artırıldı

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Yasası'nda değişiklik, basını ceza kıskacına alıyor. MİT Kanunu'nun 27. maddesine göre; MİT'in görev ve faaliyetlerine ilişkin belgeyi yayımlayan kişiye 5 yıla kadar hapis cezası veriliyor. Yasa teklifinde 5 yıl olan hapis cezası üst sınırının 12 yıla çıkarılmasını istedi. İçişleri Komisyonu, hapis cezası üst sınırını 9 yıl olarak belirledi. Yani, basında yer aldığı gibi hapis cezası indirilmiş değil, 5 yıldan 9 yıla çıkarılması sağlanmış oluyor.
Yalnız belge yayınlamak değil, MİT'in faaliyetleriyle ilgili haber yayınlamak, yorum yapmak da yasak. Daha önce yorumda bulunmak, “Düşünce özgürlüğü” kapsamında değerlendirilip çoğu kez cumhuriyet savcıları tarafından “kovuşturmaya yer olmadığı”na ilişkin karar veriliyordu. Yasayla bu “düşünce özgürlüğü” kapsamından da çıkarılıyor. Yani, gazetecileri zor günler bekliyor. Çünkü, haber değeri olan bir konuyu yazmanız, yorumlamanız da yasaklanıyor.
Peki, siz yazarsanız ne olacak? Yazdığınız zaman başta yazan olmak üzere gazetenin sahibi, genel yayın yönetmeni, gazetenin dağıtımını yapan şirket yöneticisi, gazeteyi satan bayii için de hapis cezası geliyor. Peki bu düzenlenmenin anlamı nedir? MİT yöneticilerinin, mensuplarının kendilerini kurtaracak düzenlemeler yapması anlaşılır ama basına getirilen kısıtlamalar ne oluyor? Fısıltısı gazetesinin daha etkili olacağını yetkililer bilmiyor mu?

SÖZCÜ, 20 gün önce yazmıştı

4 Şubat 2014'te bu köşenin okurlarına “Bürokratlar terörist şüphelisi diye dinleniyor”, 5 Şubat'ta “Bunlar devlet eliyle yapılıyor” başlıkları altında “örgütsel bahanelerle, ilgisiz bürokrat, hakim, savcı, siyasetçi, gazetecinin telefonlarının yasal kılıf altında, devlet görevlilerince dinlenildiğini” belirtmiş ve şunları yazmıştık:
“Telefon dinlemelerine yıllardır göz yuman hükümet yetkilileri, artık dinlemelerin kendilerini de içine aldığını öğrenmiş olacaklar ki, yeni düzenlemelerden söz ediyorlar. Ülkede yalnız yasadışı dinlemeler değil, yasal kılıf altında yapılan dinlemelerle elde edilen bilgiler de bugün silah olarak kullanılıyor.
Harcanmak istenen pek çok bürokrat, siyasetçi, hakim, savcı ve işadamı, isimleri yazılmaksızın telefonunun IMEI numarası üzerinden bir örgüt mensubuymuş gibi dinleniyor. Bu önleme dinlemeleri bir süre sonra operasyona yönelik bilgi elde edilemediği gerekçesiyle sona erdiriliyor. Ancak bu süre içinde kişilerin özel hayatına yönelik elde edilen bilgiler imha edilmeyip depolanarak bir kısmına şantaj yapılıyor, yapılamayanların elde edilen kayıtları aynen veya üzerinde oynanarak bilinen internet sitelerine bu kişileri yıpratmak amacıyla servis ediliyor, bazıları da operasyonlara monte ediliyor.”

Olan yine devletimize olacak

Anlaşılıyor ki, dinleme kararı için başvuran birimler açıkça mahkemeyi de yanıltıyor. Telefon IMEI numarası üzerinden ya da “terörist Ahmet, Mehmet diye biri” denilip siyasetçi, bürokrat, gazeteci, yargı mensubunun dinlenildiğini Allah aşkına hükümet yetkilileri yeni mi öğreniyor?
Şimdi ne mi olacak? İsimleri, telefon numaraları gazetede yayınlananlar devlet aleyhine tazminat davası açacak. Tazminatları da devlet tıpış tıpış ödeyecek. Daha önce dinlendiklerini gerekçe gösterip devlet aleyhine dava açan 81 kişiye 980 bin lira tazminat ödenmesi öngörülmüştü. Bu ödemelerin dinleyenlere ödetilmesi kabul edilmemiş, ödemeyi İçişleri Bakanlığı yapmıştı.
Sonuçta, dinleme kararını veren mahkeme, dinleyen Emniyet… Peki, buralarda görev yapanlar yasa dışı işlere karışıyorsa, onunla mücadele etmesi gerekenlerin 12 yıldır uyudukları ya da bilerek bunlara göz yumdukları anlaşılıyor.

Saygı Öztürk
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more