Reklamsız Sözcü
SAYGI ÖZTÜRK

Unutmadan ‘Kırmızı Kitap’a bunu da yazı

4 Kasım 2014

Türkiye'nin bir “Gizli Anayasası” olduğu belirtilir. Buna “Kırmızı Kitap” da denilir. Bakmayın “Kırmızı Kitap” denildiğine… Örneğin mevcut kitabın cilt kapağı mavi, bir önceki ise lacivertti. Sınırlı sayıda kişinin bildiği “Gizli Anayasa”ya “Milli Güvenlik Siyaset Belgesi-MGSB” deniliyor.
Bu belgede, ihtiyaç duyulduğu zaman değişiklik yapılabiliyor. Yani bunun için 4 yıl beklenecek diye bir koşul yok. Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Araştırma Değerlendirme Başkanlığı'nın koordinesinde ilgili bakanlık ve kuruluşlara yazı gönderiliyor, iç ve dış tehditler başta olmak üzere görüş soruluyor. Yıllarca birlikte hareket ettikleri ve hiç de tehlike görmedikleri Fethullah Gülen cemaati de şimdi iç tehdit olarak belgede yer aldı. Hükümet, kabul edilen yeni belgeyi bakanlıklara gönderecek, onlar da konularıyla ilgili eylem planını ve stratejilerini hazırlayıp uygulamaya koyacak.

“Balyoz”un sorulacağı adres

Anayasal bir kurum olan MGK'da, Türkiye'ye yönelik her türlü iç ve dış tehdit görüşülüyor, değerlendiriliyor, hükümete önerilerde bulunuluyor. Bu çerçevede bir iç tehdit olarak darbe tehdidinin de MGK'da görüşülüp, değerlendirilmesi gerekiyordu. Seminerin yapıldığı 2003'ten bu yana “darbe planı” MGK gündemine taşındı mı? Böyle bir tehdit mevcut ise bu tehdidin öncelikle MGK'da değerlendirilmesi, mahkemenin de bu konuda MGK Genel Sekreterliği'nden bilgi istemesi, varsa tutanaklarını istemesi gerekirdi.
MGK toplantılarının gündeminde bir darbe tehdidinin yer alıp almadığı hususunun araştırılması bu davalar açısından hayati önem taşıyor. Eğer böyle bir tehdit MGK gündemine alınmışsa bu temel bir delildir. Buna karşılık böyle bir tehdit belirtilen zaman dilimi içinde MGK gündeminde hiç yer almamış ise diğer deliller de bu durum ışığında yeniden değerlendirilmeli.
“Balyoz Davası” dün yeniden başladı. Hatırlatalım, MGSB 2005 ve 2010 tarihlerinde de gözden geçirilmişti. Yeniden yargılama sürecinde ilgili mahkemelerin bu belgelerde darbe tehditlerine yer verip vermediği de MGK Genel Sekreterliği'nden araştırmalı, delilleri değerlendirilmeli. Böyle bir tehdit varsa bunun belgede de dikkate getirilmesi gerektiğini konuştuğumuz bu konunun uzmanlarından dinledim.
Dün davada tanık olarak dinlenen emekli orgeneraller Hilmi Özkök ve Aytaç Yalman, MGK'nın üyesiydi. Böyle bir konunun MGK'da da gündeme gelip gelmediğini açıklayabilirlerdi. Ancak yine “soğan doğramaya” devam ettiler.

Soru-cevaplarla Kırmızı Kitap

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kırmızı Kitap”a Fethullah Gülen cemaatinin alındığını söyledi. Bu belgenin ne olduğunu, nasıl hazırlandığını ve daha bilinmeyen birçok soruyu uzmanından dinliyorum:
– Soru: “Milli Güvenlik Siyaset Belgesi, kimler tarafından hangi yetkiye dayanak hazırlanıyor?
– Uzman: MGSB, Anayasamızın 118. ve MGK ve MGK Genel Sekreterliği Kanunu'nun verdiği yetkiye göre hazırlanıyor. MGSB'nin hazırlanması veya güncelleştirilmesi çalışmalarında koordinatör olarak MGK Genel Sekreterliği görevlendirilir. Belgenin güncelleştirilmesi çalışmalarında; Genelkurmay Başkanlığı ve bütün icracı bakanlıklar ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşü alınıyor. Belge taslağı MGK üyelerinin görüşlerine sunuluyor. Üyelerin görüşleri çerçevesinde yeniden düzenlenen belge taslağı, MGK Genel Sekreterliği tarafından MGK toplantısında takdim ediliyor.
– Bu belgenin oluşmasında hangi kriterler kullanılıyor?
– MGSB'nin oluşturulmasında Anayasa'nın 118. ve yasalardaki milli güvenlik ve devletin milli güvenlik siyaseti tanımları kriter olarak alınıyor.
– TBMM'nin kapalı oturumunda “Derin Anayasa” milletvekillerine anlatılır mı?
– MGSB hakkında TBMM'nin bilgilendirilmesini değerlendirme yetkisi, Türkiye Cumhuriyeti'nin milli güvenliğinin sağlanmasından sorumlu olan Bakanlar Kurulu'na aittir. MGSB'de, asimetrik terör dahil diğer iç ve dış tehditlere karşı izlenecek siyasetin esasları yer alıyor. Milli Güvenlik Siyaseti esaslarının kimler tarafından ve nasıl uygulanacağı ise Başbakanlık Uygulama Direktifi'nde belirtiliyor.

Belgeye göre sorumlu olan

– Değerlendirmelerde hangi veriler kullanılıyor?
– Bir ülkeye ait tehdit değerlendirmesi yapılırken “tehdit”, “potansiyel tehdit” ve “risk” kriterlerinden biri kullanılıyor. Başka bir ifadeyle “tehdit” veya “tehdit teşkil etmiyor” şeklinde kesin bir sınıflandırma söz konusu değil. “Tehdit” olmayan bir ülke “potansiyel tehdit” veya “risk” kategorisine alınabiliyor.
– MGSB'de terörle mücadele esas itibarıyle Silahlı Kuvvetler'in mi yoksa polisin görevi mi?
– Terörle mücadele, İçişleri Bakanlığı'nın kontrol ve sorumluluğunda yürütülüyor. İçişleri Bakanlığı bu görevi jandarma, polis, özel kolluk kuvvetlerini kullanarak yerine getiriyor. Türk Silahlı Kuvvetleri birlikleri ise terörle mücadelede ancak İl İdaresi Kanunu kapsamında kullanılabiliyor.
Unutulmadan, Kırmızı Kitap'a, 17 Aralık'a kadar cemaatle kol kola yürüyenlerin, cemaatin sözcüsü diye geçinenlerin 17 Aralık sonrası halleri yazılmalı ki, gelecek kuşaklar ülkemizde neler olduğunu öğrenebilsin…

Saygı Öztürk
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more