Reklamsız Sözcü
SAYGI ÖZTÜRK

‘Zeybekçi Paşa’ya tecrit ve Malatya Cezaevi’nde olanlar

21 Mayıs 2014

Bakın şu işe, emekliye ayrılmış askerlerin bir kısmı askeri cezaevlerinde tutulmaya devam ederken; bazıları önceden sivil cezaevlerine gönderildi. Bazı cezaevlerinde açıkçası askerlere tecrit uygulanıyor, yönetmelikler hep aleyhlerine kullanılıyor. Tümgeneral Atilla Özler, Konya'da, Diyarbakır'da üst görevlerde bulundu. Son görev yeri İzmir NATO Karargahı'ydı. 16 yıl hapis cezasına çarptırıldı, 2013 yılının Ağustos ayında emekliye sevk edildi. Geçen Eylül ayında Buca 1 No.lu F Tipi cezaevine konuldu.

Artık bayramların bile rahat kutlanamadığı günümüzde, Atilla Paşa tutuklanmadan 24 gün önce 30 Ağustos'ta öyle bir zeybek oynamıştı ki, basında “Zeybekçi Paşa” manşetleri yer almıştı. Kendisine tecrit uygulanmasına rağmen kimseye diz çökmedi. O sadece “zeybek oynarken diz çökenlerden” olmaya devam ediyor. Genelkurmay Karargahı'nın “Biz gece-gündüz cezaevindeki askerleri kurtarmak için çalışıyoruz” sözlerine artık kimse inanmıyor. Açıkçası cezaevlerindeki askerler bekliyor ama neyi beklediklerini onlar da bilmiyor.

Her cezaevinde farklı uygulama

Albay Ahmet Küçükşahin, 11 Şubat 2011'den itibaren 7 ay Hasdal Askeri Cezaevi'nde, 2 yıl 2 ay 7 gün Silivri Cezaevi'nde kaldı. 19 Kasım 2013'ten bu yana Malatya E Tipi Cezaevi'nde… Sanki iki sivil cezaevi, iki ayrı cumhuriyete bağlıymış gibi uygulamalara tanık oldu. Emekliye ayrılan Albay Küçükşahin, yaşadıklarını anlatıyor:
1- Silivri Cezaevi'nde kurallara uygun olarak temin ettiğim ve koğuşta iki yıla yakın bir süre kullandığım elektrikli tıraş makinesi ve elektronik tartı aleti yönergede isimleri geçmediği gerekçesiyle Malatya Cezaevi'nde koğuşumda kullanmama müsaade edilmedi.
2- Malatya Cezaevi'ne geldiğimde, ‘Kurum kütüphanesinden haftada en az bir kez yararlanma hakkına sahipsin' deniliyordu. Dilekçe ile müracaat ettim ve yararlanmak istediğimi söyledim. Cevap olarak ‘Sadece kitap istek fişiyle müracaat edip kitap isteyebilirsin' dediler.
3- Silivri Cezaevi de dahil olmak üzere kapalı görüşe gelen ziyaretçilerimle cam arkasından telefon aracılığı ile yaptığımız görüşmelerde belirttiğim isteklerimin unutulmaması ve atlanmaması için ayrıca not olarak daha önceden yazıp görevliler aracılığıyla karşı taraftaki ziyaretçime ulaştırıyordum. Malatya Cezaevi'nde, görevli memur, ‘Ziyaretçimize verdiğimiz notları gözden geçirmemiz gerekiyor, bir gün önceden verirseniz uygun olur' dediği için, notumu bir gün önceden yazarak zarfa koydum ve ilgili mektup görevlisine vermeye başladım. Sorun yoktu. Ancak 21 Nisan 2014 tarihinde artık buna izin verilmeyeceği, o notların zarfa konulup cezaevi yönetiminin incelenmesinden sonra ancak mektupla gönderilebileceğine karar verildi.

Resim kursuna izin yok

4- Silivri Cezaevi'nde de almakta olduğum resim kursunu sürdürmek için dilekçe ile müracaatta bulundum. Ama cezaevi idaresinin 29 Kasım 2013 tarihli kararında ‘Yağlı boya resim kursuna katılma talebinin, can güvenliği nedeniyle reddine oy birliğiyle karar verildi' diyerek resim kursuna katılmama müsaade edilmedi.
5- ‘Ceza infaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik'in 9'uncu maddesinde ‘Bir adet 37 ekran televizyon, bir adet plastik veya yumuşak metalden imal edilmiş çatal' denilmesine karşın kantinde plazma televizyon satmayı veya çatalı düzine olarak (12 adet) satmayı yönetmenliğe aykırı bulmuyorlar. Bu eleştiriyi benimle tartışan ikinci müdüre söylediğimde ‘televizyona talimatla izin verdiğini' söyledi. Bu cevap ikinci müdürün yönetmeliğin ilgili bakanların imzası ile yayınlandığını, talimatla değiştirilemeyeceğinden haberi olmadığını da gösteriyor.

Koyun kırkar gibi tıraş…

6- Kurum içerisinde berberhane olmasına karşın, dört haftada bir koğuşlar önüne konulan bir sandalyeye oturtularak koyun kırkar gibi tıraş yapılmasının yeri olup olmadığını bilmiyorum. Bu tıraşlar için harcanması gereken elektriğin parasının koğuşlarımızda bulunan prizlerden sağlanacağı da yönetmenliklerde yer almakta mıdır? Onu da bilmiyorum (Koridorlarda priz olmadığı için, elektrik her dört haftada bir koğuşun birinden alınmaktadır.)
7- Yine cezaevine geldiğim gün verilen uyulması gereken disiplin kuralları listesi içerisinde ‘Toplum içinde alışılmışın dışında saç, bıyık ve sakal bırakmam yasaktır' diye bir madde yer alıyor. Saç, sakal uzatmak gibi bir derdim yok ama bu yazılanlar, hapishaneye düşenlerin ‘mal', hapishaneyi yönetenlerin ise ‘malın sahibi' gibi algılandığını gösteriyor. Maalesef bu zihniyet Malatya E Tipi Cezaevi'nin duvarlarına sinmiş vaziyette…
Ya yönetmelik harfiyen uygulanmalı ya da hapishaneye düşmüş/düşürülmüş insanların onurlarını incitmeyecek tarzda yorumlanarak uygulanması uygun olur kanaatindeyim.”
Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün, Malatya Cezaevi'nde, başka cezaevlerinde olmayan uygulamaları ortadan kaldırmaya niyetleri yok mu?

Saygı Öztürk
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp