Reklamsız Sözcü
SONER YALÇIN

“Alevi değilim”

12 Şubat 2014

Tuncay Özkan “Alevi değilim ama şimdiden sonra Aleviyim” dedi.
CHP Cezaevleri İnceleme ve İzleme Komisyonu üyelerinin geçen hafta Silivri Cezaevi'nde ziyaret ettiği gazeteci Tuncay Özkan, “Sorgulamalarımda tekrar tekrar sordular ‘Alevi misin' diye. Her seferinde, ‘Alevi değilim ama şimdiden sonra Alevi'yim' dedim. Erzincanlıyım, bir köylü çocuğuyum. Cumhuriyet sayesinde okudum bugünlere geldim. Ülke sevdalısıyım. Nedir bu intikam duygusu? Bitmeyen kin” diye haykırdı.
Ne tesadüf; geçen ay iki yeni kitap çıktı:
– Kurmay Albay Cengiz Köylü'nün yazdığı; “Ergenekon'dan Balyoz'a Asrın İftirası.”
– Kurmay Yarbay Hüseyin Topuz'un yazdığı, “Bavuldan Balyoza.”
Cengiz Köylü 58 aydır hapiste.
Hüseyin Topuz ise 34 aydır hapiste.
Her ikisi de kitabında, soruşturma ve davalarda karşılarına çıkarılan “Alevi suçlamasından” bahsediyor.
Polis, savcı ve hakimler mezhepçilik mi yaptı?
Yazacağım…
Ama önce kitaptan alıntı yapayım…

Aleviler'den özür dilerim

“Alevi mezhebinin yayılması için TSK'ya 30'a yakın akrabasını yerleştirdi.”
Kurmay Albay Cengiz Köylü hakkındaki iddianamede aynen bunu yazdılar.
Hep aynı yanıtı verdi:
“Benim TSK'ya yerleştirdiğim tek yakınım yok. Kimi; ne zaman, nereye yerleştirdiğimin tek kanıtı yok. Böyle bir şeyi yapmaya imkanım ve yetkim yok.”
İşin garip yanı:
“Köylü” soyadını taşıyan subay ve akrabaları, MİT'in 2002'de hazırladığı gizli raporla, “irticai faaliyetlerde bulundukları” gerekçesiyle ordudan atılmıştı!
Ve irticacı diye Cengiz Köylü'den de şüphelenilip, Hava Kuvvetleri Komutanlığı karargahından uzaklaştırıp, Harp Akademileri'ne öğretim görevlisi yapmışlardı! Güler misin ağlar mısın?
Tüm bu gerçekler raporlarla ortadaydı. Ama gel de mahkemeyi inandır!
Kurmay Albay Cengiz Köylü, bir gün aklına gelenle utandı.
“Alevilere sonsuz saygı duyuyorum. Fakat iddiaların temelsiz olduğunu ispatlamak zorundaydım. Beş yıldır zindanda tutulduktan sonra bunu yaparken büyük üzüntü duydum. Alevilerden özür diliyor ve içine düşürüldüğüm bu durumu şiddetle kınıyorum.”
Albay Köylü'nün aklına gelen; babasının nüfus cüzdanıydı. Eskiden defter şeklindeki nüfus cüzdanlarında mezhep ibaresi vardı. Hatırladığı kadarıyla, babası İsmail Hakkı Köylü ve annesi Nazmiye Köylü'nün nüfus cüzdanının ilgili bölümünün karşısında “Hanefi” yazıyordu.
“Canım babam benim özgür kaldığımı göremeden ölmekten korkuyor. Hemen ertesi gün ileri yaşına rağmen üşenmeden Bolvadin ilçesine gitmiş. İlgililerden yardım istemiş. Sonunda bulmuşlar. Bu davada, o güne kadar oğlu için hiçbir şey yapmadığını düşünen babam çok mutluydu.”
Nüfus cüzdanı örneği mahkemeye sunuldu.
Ne mi oldu; hâlâ cezaevinde!..

Hz. Ali'nin Zülfikar'ı

Kur­may Yar­bay Hü­se­yin To­pu­z'­un “Ba­vul­dan Bal­yo­za­” ki­ta­bın­da ben­zer ko­nu­da yü­rek bur­kan ör­nek olay­lar var:
“Has­da­l'­da ce­za­evin­de iken ay­nı da­va­dan yar­gı­lan­dı­ğı­mız İk­ra­mi Öz­tu­ran Al­ba­yı­mın, öğ­ret­men eşi­nin, okul­da ya­şa­dı­ğı­ olayı duy­du­ğum­da çok tu­haf ol­dum. Öğ­ret­men ar­ka­daş­la­rı so­rar­lar, ‘Ho­cam siz Ale­vi mi­si­niz?' Al­ba­yı­mın eşi şaş­kın va­zi­yet­te, ‘A­le­vi de­ği­lim ama ha­yır­dır ne­re­den çık­tı bu so­ru' de­yin­ce, öğ­ret­men ar­ka­daş­la­rı, ‘Bal­yoz da­va­sın­da yar­gı­la­nan su­bay­la­rın Ale­vi ol­du­ğu söy­le­ni­yor da on­da­n' di­ye ce­vap ve­rir­ler.”
Ki­tap­ta ben­zer acı ger­çek­ler var.
Tah­li­ye olan Al­bay Hü­se­yin Öz­ço­ban, ye­mek için uğ­ra­dı­ğı Bal­mum­cu Jan­dar­ma Sos­yal Te­sis­le­ri'n­de “geç­miş ol­su­n” di­yen su­bay­lar­dan Yar­bay M.A şöy­le de­di: “Ko­mu­ta­nım si­zi
Ale­vi ol­du­ğu­nuz için bu da­va­ya bu­laş­tır­dı­lar.”
Al­bay Hü­se­yin Öz­ço­ban Ale­vi de­ğil­di; adı “Hü­se­yi­n” ol­du­ğu için “A­le­vi­” di­ye fiş­len­miş­ti!
Bu­nu da yaz­ma­lı­yım:
De­niz Kuv­vet­le­ri fır­ka­teyn ve hü­cum­bot­lar­da ge­le­nek­sel ola­rak bi­rer kor­san san­ca­ğı bu­lu­nur. Yar­bay Ut­ku Ars­lan, TCG Mız­rak Ko­mu­tan atan­dı­ğın­da ge­mi­de kor­san san­ca­ğı yok­tur. Yap­tı­rır. San­cak­ta ol­ma­sı ge­re­ken ku­ru­ka­fa ve ay-yıl­dı­zın ya­nı­na Hz. Ali'­nin Zül­fi­ka­r'­ını koy­du­rur.
Sen mi­sin Zül­fi­ka­r'­ı ko­yan; “Sen Ale­vi mi­si­n” di­ye sor­ma­ya baş­lar­lar. Acı­dır ki, hiç­bi­ri ha­len De­niz Mü­ze­si'n­de­ki Bar­ba­ros Hay­ret­tin Pa­şa'nın san­ca­ğın­dan ha­ber­siz­dir: Bar­ba­ro­s'­un san­ca­ğın­da Hz. Ali'­nin Zül­fi­ka­r'­ı var­dır!
Ne­ler yok ki:
Yar­bay Yu­suf Kel­le­li tah­li­ye olun­ca gö­rev ye­ri Va­n'­a dö­ner. Ar­ka­daş­la­rın­dan bi­ri, “Ko­mu­ta­nım Ale­vi ol­ma­dı­ğı­nı­zı bi­li­yo­rum ama ga­li­ba eşi­niz To­kat­lı Ale­viy­miş. Si­zi de bu da­va­ya öy­le bu­laş­tır­mış­lar.”
Eşi To­kat­lı de­ğil­di ve ay­rı­ca am­ca to­run­la­rıy­dı­lar. Ya­ni Ale­vi de­ğil­ler­di.
Uzat­ma­ya ge­rek yok. Ay­lar­ca Çe­tin Do­ğan Pa­şa'nın Ale­vi ol­du­ğu­nu yaz­dı­lar; Çer­kez çık­tı!
Ale­vi su­bay ola­maz mı? Bu düş­man­lık ni­ye?

Cemaat, Alevi düşmanı

Fehmi Koru, Zaman gazetesinin yayın hayatına başlamasıyla birlikte, sık sık bir konuda yazdı: Aleviler Türk Silahlı Kuvvetleri'ne sızıyor. Türk Ordusu, Hafız Esat'ın Baas ordusu gibi olacak!
Aradan yıllar geçti; Cemaatin bakışı hiç değişmedi.
Örneğin geçen hafta Alman devlet kanalı ARD'deki “Report Mainz” adlı haber programında Cemaat okullarının Alevi düşmanlığı yaptığını söyledi.
Hep üzerinde düşündüm; Cemaat niye Alevi düşmanı?
Kuşkusuz bunun tarihsel kökeni var. En yakın tarihi, 1826'daki Yeniçeri-Bektaşi kıyımı.
Ergenekon-Balyoz vb. davalardaki Alevi nefreti bu tarihsel nedenden mi kaynaklanıyor?
Yoksa, Cumhuriyet kazanımlarının iki güçlü dayanağı; Türk Ordusu ve Alevileri bir kumpasla; aynı çuvala doldurup birlikte mi yok etmek istediler?
“Aleviler, TSK içinde örgütleniyor” yalanının çıkarılması yetmiyormuş gibi, özel yetkili mahkemelerde yargı konusu yapılmasını başka nasıl açıklayabiliriz?
Bu konuları yeteri kadar tartıştığımızı sanmıyorum.

6662’ye SOZCU yaz gönder, reklamsız sözcü plus’a anında abone ol. (Türkiye'den)

Soner Yalçın
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more