Reklamsız Sözcü
SONER YALÇIN

Başbakan’ın saati örtülü ödenekten

30 Kasım 2014

AK­P'­li dört es­ki ba­kan hak­kın­da ku­ru­lan Mec­lis So­ruş­tur­ma Ko­mis­yo­nu ha­ber­le­ri­ne ya­yın ya­sa­ğı ge­ti­ril­di. Bu ara­da Eko­no­mi es­ki Ba­ka­nı Za­fer Çağ­la­ya­n'­ın güm­rük ver­gi­le­ri öden­me­den Tür­ki­ye'ye so­ku­lan sa­ati­nin ver­gi­si­ni ce­za­sıy­la öde­di­ği ara­ya kay­na­dı. Sa­at, Re­za Zar­ra­b'­ın “he­di­ye­si­” miy­di; Çağ­la­ya­n'­ın ken­di­si mi al­dı; bil­mi­yo­ruz; ya­yın ya­sa­ğı var! Çağ­la­ya­n'­ın “Pa­tek Phi­lip­pe­” mar­ka­lı saa­ti yıl­lar ön­ce yi­ne gün­dem­dey­di. Ve yi­ne ko­nu, saa­tin “he­di­ye­” edi­lip-edil­me­me­siy­di! Saa­tin güm­rük ver­gi­si dev­le­tin ör­tü­lü öde­ne­ğin­den öden­miş­ti! Ben­zer­li­ğe şa­şır­dı­nız mı? Ge­lin yıl­lar ön­ce­si­ne gi­de­lim…

 

Sa­lon­da 592 sa­nık var­dı.
De­mok­rat Par­ti­li si­ya­set­çi­le­rin bü­rok­rat­la­rın yar­gı­lan­dı­ğı Yas­sı­ada'da­ki du­ruş­ma­lar, 14 Ekim 1960'da baş­la­dı.
Du­ruş­ma­lar 9 ay 27 gün sür­dü…
Da­va ko­nu­la­rın­dan bi­ri, Ör­tü­lü Öde­nek Da­va­sı'y­dı.
Ney­di bu da­va­nın ko­nu­su?
Büt­çe ya­sa­sı baş­ba­kan­la­ra dev­le­tin giz­li amaç­la­rı için bel­li bir pa­ra­yı har­ca­ma yet­ki­si ve­ri­yor­du ve bu­na “ör­tü­lü öde­ne­k” de­ni­yor­du.
Baş­ba­kan Ad­nan Men­de­re­s'­in on yıl­lık hü­kü­me­ti dö­ne­min­de dev­le­tin bu öde­ne­ği­ni ken­di ki­şi­sel ih­ti­yaç­la­rı ve amaç­la­rı için kul­lan­dı­ğı id­di­a edi­li­yor­du…
Ör­tü­lü Öde­nek Da­va­sı 13 otu­rum sür­dü. Mah­ke­me, Men­de­de­s'­in on yıl­lık hü­kü­me­ti bo­yun­ca kul­lan­dı­ğı ör­tü­lü öde­nek cet­vel­le­ri­ni in­ce­le­di.
Bin­ler­ce öde­me tek tek ka­yıt edil­miş­ti.
Ör­tü­lü öde­nek 1 nu­ma­ra­lı cet­vel­de şu ya­zı­lıy­dı:
Ta­rih: 3/7/1957
TL: 1.400.00
Ko­nu: Baş­ve­ki­l'­e ge­len saa­tin güm­rü­ğü.
Evet, Baş­ba­kan Men­de­re­s'­e yurt­dı­şın­dan bir sa­at gel­miş­ti; “he­di­ye­” miy­di; bil­mi­yo­ruz.
Bil­di­ği­miz, tıp­kı “Za­fer Çağ­la­yan Ola­yı­”n­da ol­du­ğu gi­bi sa­at yurt dı­şın­dan gel­miş­ti. Tek far­kı, güm­rük ver­gi­si dev­le­tin ör­tü­lü öde­ne­ğin­den kar­şı­lan­mış­tı!..
Bir de Za­fer Çağ­la­ya­n'­a kı­zı­yor­su­nuz; adam­ca­ğız saa­tin güm­rük ver­gi­si­ni ce­bin­den öde­di! “Ha­ber­ler çık­ma­say­dı, öder miy­di?” di­ye­rek lüt­fen ka­fa ka­rış­tır­ma­yı­nız!
Ney­se ya­yın ya­sa­ğı var, biz rah­met­li Men­de­res ile de­vam ede­lim…

PATEK PHİLİPPE

Eko­no­mi es­ki Ba­ka­nı Za­fer Çağ­la­ya­n'­ın 700 bin li­ra­lık sa­ati­nin mar­ka­sı; Pa­tek Phi­lip­pe idi.
Ad­nan Men­de­re­s'­e yurt dı­şın­dan ge­len saa­tin mar­ka­sı ney­di? Pa­tek Phi­lip­pe ola­bi­lir mi?
Yas­sı­ada tu­ta­nak­la­rın­da sa­at mar­ka­sı yok­tu. Fa­kat bir ipu­cu var…
Ta­rih: 27 Ocak 2005.
Ga­ze­te­ci Ya­vuz Do­nat, Sa­bah ga­ze­te­sin­de­ki kö­şe­si­ni Ad­nan Men­de­re­s'­in oğ­lu Ay­dın Men­de­re­s'­e ayır­dı.
Ay­dın Men­de­res:
– Rah­met­li kol düğ­me­si ve saa­te me­rak­lıy­dı… Ka­li­te­li sa­at ta­kar­dı… Pa­tek Phi­lip­pe.
Ya­vuz Do­nat:
– Pa­tek Phi­lip­pe saa­ti ne­re­de?
Ay­dın Men­de­res:
– Yas­sı­ada'­ya gi­der­ken ko­lun­day­dı… Bir gün de­di ki… ‘Saa­tim kı­rıl­dı, ba­na ye­ni bir sa­at gön­de­rin.'
Ya­vuz Do­nat:
– Gön­der­di­niz mi?
Ay­dın Men­de­res:
– An­nem­le Ulu­s'­a git­tik… Pos­ta Cad­de-­si'n­den, Ana­far­ta­la­r'­a çık­tık… Ora­da ka­li­te­li sa­at sa­tan bir yer­den, Sin­ger mar­ka bir sa­at al­dık.
Ya­vuz Do­nat:
– Kaç li­ra­ya?
Ay­dın Men­de­res:
– Al­tın kap­la­may­dı… 1000 li­ra ver­dik.
Ya­vuz Do­nat:
– Sin­ger mar­ka saa­ti ne­re­de?
Ay­dın Men­de­res:
– Son saa­ti oy­du… Bir gün, pos­ta­dan bir tor­ba gel­di.. Ba­ba­mın ida­mın­dan son­ra.. İçin­de idam göm­le­ği, Sin­ger sa­at, idam ka­ra­rı­nın öze­ti var­dı.
Ya­vuz Do­nat:
– Şim­di bun­lar siz­de mi?
Ay­dın Men­de­res:
– Mu­ha­fa­za edi­yo­ruz… Bir dü­zen­le­me ya­pa­ca­ğız… O za­man or­ta­ya çı­ka­ra­ca­ğız.
Ya­vuz Do­nat:
– Sa­hi, Ad­nan Men­de­re­s'­in Pa­tek Phi­lip­pe saa­ti “na­sıl kı­rıl­dı?” Ve “kı­rık saa­t” aca­ba şim­di ne­re­de?

SAATİN HİKAYESİ

Fran­cis­zek Cza­pek ve An­to­ni Pa­tek Po­lon­ya göç­me­niy­di­ler.
Fran­cis­zek Cza­pek (1811-1895), –Na­zım Hik­me­t'­in bü­yük de­de­si M. Ce­la­at­tin Pa­şa (Konstanty Borzecki) gi­bi Po­lon­ya ba­ğım­sız­lı­ğı için is­ya­na kal­kı­şan­la­ra ka­tıl­dı; ayak­lan­ma ba­şa­rı­sız olun­ca 1832'de Ce­nev­re'ye kaç­tı. Sa­at­çiy­di…
An­to­ni Pa­tek (1811-1874), 16 ya­şın­dan iti­ba­ren Po­lon­ya ba­ğım­sız­lı­ğı için mü­ca­de­le ver­di. Pa­ri­s'­e kaç­mak zo­run­da kal­dı. Rus­ya'nın mül­te­ci­le­ri is­te­me­si so­nu­cu Fran­sa'dan da ay­rı­lıp bir­çok Po­lon­ya­lı gi­bi İs­viç­re­'ye yer­leş­ti. Li­kör şa­rap ti­ca­re­ti yap­tı; ba­şa­rı­sız ol­du. Re­sim ve gra­vür üze­ri­ne ça­lış­tı. Bu­nu sa­at­ler üze­rin­de de­ne­yin­ce yo­lu Po­lon­ya­lı yol­da­şı Fran­cis­zek Cza­pek ile ke­şiş­ti; 1839'da or­tak ol­du­lar. Bir­lik­te­lik­le­ri 5 yıl sür­dü; ay­rıl­dı­lar.
Ve Ad­ri­en Phi­lip­pe (1815-1894)… Fran­sı­z'­dı. Sa­at­ler için ye­ni me­ka­niz­ma icat et­ti ve bu­nun pa­ten­ti­ni al­dı. 1844 Pa­ris Sa­na­yi Fu­arı'n­da An­to­ni Pa­tek ile ta­nış­tı.
Bu­gün dün­ya­nın en de­ğer­li el ya­pı­mı sa­at mar­ka­la­rın­dan “Pa­tek Phi­lip­pe­” doğ­du…
İn­gi­liz Sot­heb­y's mü­za­ye­de­sin­de es­ki bir sa­at­le­ri 1999 yı­lın­da 11 mil­yon do­la­ra sa­tıl­dı.
Pe­ki…
Ta­rih: 1 Ni­san 2007.
Baş­ba­kan Ad­nan Men­de­re­s'­in An­tik A.Ş'­nin İs­tan­bu­l'­da dü­zen­le­di­ği mü­za­ye­de­de saa­ti kaç li­ra­ya sa­tıl­dı?

İDAM SEHPASINDAKİ SAAT

Bi­li­yo­ruz ki, Ad­nan Men­de­re­s'­in bir­den çok saa­ti var­dı.
Ör­ne­ğin…
An­tik AŞ'­nin 2007'de dü­zen­le­di­ği mü­za­ye­de­de, Ad­nan Men­de­re­s'­e IWC sa­at fir­ma­sı ta­ra­fın­dan he­di­ye edi­len ve ar­ka­sın­da “Ad­nan Men­de­re­s” im­za­sı bu­lu­nan al­tın kol saa­ti açık ar­tır­ma­da sa­tıl­dı. 6 bin li­ra ile baş­la­yan ar­tır­ma 12 bin li­ray­la so­nuç­lan­dı.
Bu saa­tin güm­rük ver­gi­si­nin dev­le­tin ör­tü­lü öde­nek pa­ra­sıy­la öden­me­si zor; çün­kü bu sa­at 1958 ima­la­tıy­dı. Oy­sa ör­tü­lü öde­nek­te­ki ta­rih, 3/7/1957 idi.
Ad­nan Men­de­re­s'­in sa­at­le­ri ko­nu­su çok uzun­dur. Öy­le ki…
Yi­ne he­di­ye edi­len bir saa­tin çe­şit­li yer­le­rin­de ma­so­nik sem­bol­ler ol­du­ğu da id­di­alar ara­sın­da­dır! Ka­fa ka­rış­tır­ma­ya­yım.
So­nuç­ta…
Ad­nan Men­de­res ida­ma bi­le ko­lun­da saa­tiy­le git­ti.
Ya­ni…
Bu­gün de…
“Bir lok­ma bir hır­ka­” di­ye ik­ti­da­ra ge­lip lük­sün kö­le­si olan­la­rın an­la­ya­ma­dı­ğı şu: Ke­fe­nin ce­bi yok!
O hal­de….
Cum­hur­baş­ka­nı Re­cep Tay­yip Er­do­ğa­n'­ın “Uly­sse Nar­di­n” ve “F­ranck Mul­le­r” gi­bi hay­li pa­ha­lı sa­at me­ra­kı­nı na­sıl de­ğer­len­di­re­ce­ğiz?
So­ru­nun ya­nı­tı, “rol mo­de­li­” ga­ze­te­ci-ya­za­rın ki­şi­li­ğin­de sak­lı…

ROL MO­DEL­LE­Rİ BES­LE­ME GA­ZE­TE­CİY­Dİ

Star Med­ya Gru­bu CE­O'­su Mus­ta­fa Ka­ra­ali­oğ­lu, Star ga­ze­te­si Ge­nel Ya­yın Yö­net­me­ni Yu­suf Zi­ya Cö­mert ve Ak­şam ga­ze­te­si Ge­nel Ya­yın Yö­net­me­ni Meh­met Ocak­tan ko­vul­du­lar. “Er­do­ğa­n'­ın Adam­la­rı­”nın Er­do­ğa­n'­ın ona­yıy­la ko­vul­ma­sı ik­ti­dar-med­ya-pa­ra iliş­ki­si­ni gün­de­me ge­tir­di.
Ya­kın ta­rih gös­ter­miş­tir ki; hü­kü­met­ler, ki­mi söz­de ga­ze­te­ci­le­ri/bes­le­me ga­ze­te­ci­le­ri kul­la­nıp iş­le­ri bi­tin­ce bir ke­na­ra atı­yor­du. Ör­ne­ğin…
Yas­sı­ada'da­ki Ör­tü­lü Öde­nek Da­va­sı'na göz ata­lım; Cum­hur­baş­ka­nı Er­do­ğa­n'­ın “rol mo­de­li­” bir ga­ze­te­ci-ya­za­rın iç­ler acı­sı ha­li­ne ba­ka­lım…

TA­RİH: 1 ARA­LIK 1960

Baş­kan -Adı­nız?
Şa­hit -Ne­cip Fa­zıl Kı­sa­kü­rek.
Baş­kan -Ör­tü­lü öde­nek­ten si­ze mu­az­zam yar­dım ya­pıl­mış. Ger­çi azar azar al­mış­tı­nız, fa­kat ye­kun ola­rak mu­az­zam. Na­sıl ol­du han­gi se­bep­le hiz­me­te mu­ka­bil al­dı­nız?
Şa­hit Ne­cip Fa­zıl Kı­sa­kü­rek -Evet, ben ör­tü­lü öde­nek­ten pa­ra al­dım ve al­dı­ğım­dan zi­ya­de ne­den, ne yüz­den al­dı­ğım mü­him­dir. 1943'ten 1960'a ka­dar taş­tan ta­şa vu­ru­lan, zin­dan­dan zin­da­na sü­rün­dü­rü­len mu­kad­de­sat­çı, mil­li­yet­çi, Ana­do­lu­cu, ah­lak­çı bir idea­lin hi­ma­ye­si yo­lun­da pa­ra al­dım ve bu­nu bir fi­kir hak­kın­da ta­bi­i…
Baş­kan -Bu ya­zı­lar­dan do­la­yı bir­çok çek­ler al­mış­sı­nız. Ya­zı yaz­mak bu şe­kil­de ol­maz.
Şa­hit Ne­cip Fa­zıl Kı­sa­kü­rek -Be­nim 8 se­ne­yi bu­lan, dev­re dev­re al­dı­ğım pa­ra­lar var­dır. Ba­na edi­len yar­dım­lar üç saf­ha arz eder. Bi­ri 1952 ba­şın­dan so­nu­na ka­dar çı­kan ilk Bü­yük Do­ğu Ga­ze­te­si dev­re­si, 1956'da­ki gün­lük ga­ze­te dev­re­si ve on­dan son­ra hiç­bir or­ga­nım ol­ma­dan 1959'a ka­dar ba­na ve­ri­len pe­şin pa­ra­lar ha­lin­de­ki yar­dım­lar…
Baş­kan -Ce­m'­an ne ka­dar olu­yor tah­mi­nen?
Şa­hit Ne­cip Fa­zıl Kı­sa­kü­rek -140 bin li­ra ci­va­rın­da.
Baş­kan -147 bin li­ra ya­zı­yor.
Şa­hit Ne­cip Fa­zıl Kı­sa­kü­rek -Ola­bi­lir, 1952'de ba­na Os­man­lı Ban­ka­sı va­sı­ta­sıy­la 30 bin li­ra­lık bir kre­di aç­tı­lar. Bu kre­di­yi ben, ala­ca­ğım res­mi ilan­lar ve te­min ede­ce­ğim sa­tış kâ­rıy­le öde­ye­cek­tim.
Baş­kan -Siz­den faz­la alan ga­ze­te­ci var mı, bi­li­yor mu­su­nuz?
Şa­hit Ne­cip Fa­zıl Kı­sa­kü­rek -Onu bil­mem muh­te­rem rei­sim…

TA­RİH: 2 ARA­LIK 1960

Baş­kan -(Ör­tü­lü Öde­nek cet­vel­le­ri­ni oku­yor) Ne­cip Fa­zıl Kı­sa­kü­re­k'­e 5000 li­ra di­yor. Bu ne pa­ra­sı?
Sa­nık Ad­nan Men­de­res -Efen­dim, her ik­ti­da­rın, her hü­kü­me­tin ga­ze­te­ci­ler­le mü­na­se­be­ti aşi­kar­dır. Bir Tah­si­sa­tı Mes­tu­re'nin (Ör­tü­lü Öde­ne­k'­in) kla­sik­leş­miş an'­ane ha­li­ne gel­miş bir sarf mev­zu­udur. Yal­nız Kı­sa­kü­re­k'­e de­ğil; bir­çok ga­ze­te­le­re ve mec­mu­ala­ra icap et­tik­çe yar­dım et­mek tah­si­sa­tı mes­tu­re­nin mak­sa­dı va­z'­ına ta­ma­mıy­la uy­gun­dur.
Baş­kan -Pek san­mam… Ne­cip Fa­zı­l'­a ve­ri­len 147.500 li­ra faz­la de­ğil mi?
Sa­nık Ad­nan Men­de­res -Zan­ne­di­yo­rum ki, Re­is Be­ye­fen­di; bu uzun bir müd­det içi­ne ya­yıl­mış olan te­di­ye ola­cak­tır. Müs­te­şar da­ha iyi bi­le­cek, on­dan so­rul­ma­sı…
Baş­kan -Ne­cip Fa­zı­l'­ın ya­zı­la­rı­nın umu­mi is­ti­ka­me­ti mem­le­ke­te ya­rar­lı mı ol­muş­tur?
Sa­nık Ad­nan Men­de­res -Mü­sa­ade bu­yu­rur­sa­nız Re­is Be­ye­fen­di onun ya­zı­la­rı­nın mem­le­ke­te ya­rar­lı ol­mak­tan ay­rıl­dı­ğı­nı gör­dü­ğü­müz za­man mü­na­se­be­ti kes­tik. Uzun za­man mü­na­se­be­ti ke­si­yo­ruz, tek­rar ge­li­yor, ‘dü­zel­te­ce­ğim, doğ­ru­ya gi­de­ce­ği­m' di­yor, mü­na­se­be­ti tek­rar te­sis edi­yo­ruz.

TA­RİH: 5 ARA­LIK 1960

Baş­kan -Adı­nız?
Şa­hit -Nes­li­han Kı­sa­kü­rek.
Baş­kan -Ko­ca­nı­zın adı?
Şa­hit Nes­li­han Kı­sa­kü­rek -Ne­cip Fa­zıl.
Baş­kan -Bu ör­tü­lü öde­ne­ğin ka­nun dı­şı sarf edil­di­ği id­di­a edi­li­yor ve ba­zı yer­le­re ve ba­zı şa­hıs­la­ra dev­let hiz­me­ti sa­yıl­ma­ya­cak ma­hi­yet­te öde­me­ler ya­pıl­dı­ğı da ay­rı­ca id­di­a edil­mek­te­dir. Si­zin de bu sa­ha­da bil­gi­le­ri­niz var­mış, bu ara­da si­ze de öde­me ya­pıl­mış, ne bi­li­yor­sa­nız söy­le­yin.
Şa­hit Nes­li­han Kı­sa­kü­rek -Ben ör­tü­lü öde­nek is­mi­ni rah­met­li Re­cep Per­k'­in yap­tı­ğı 100.000 li­ra­lık tek­lif­ten öğ­ren­miş­tim.
Baş­kan -Si­ze şah­sen bir öde­me ya­pıl­dı mı?
Şa­hit Nes­li­han Kı­sa­kü­rek -Evet. 1957 se­ne­sin­de ko­cam Ne­cip Fa­zıl Kı­sa­kü­rek ha­pis­te idi. Bir gün, Park Ote­l'­den Hu­su­si Ka­lem Mü­dü­rü Mu­zaf­fer Er­sü biz­zat evi­me ge­le­rek ba­na bir zarf ge­tir­di ve ba­na geç­miş ol­sun de­dik­ten son­ra, git­ti. Bu­nun için­de üç bin li­ra pa­ra var­dı.
Baş­kan -Baş­ka?
Şa­hit Neslihan Kı­sa­kü­rek -Bu ka­dar efen­dim.

PA­RA İÇİN YAL­VA­RAN GA­ZE­TE­Cİ

Ne­cip Fa­zıl Kı­sa­kü­re­k'­in pa­ra ver­me­si için Baş­ba­kan Ad­nan Men­de­re­s'­e yaz­dı­ğı mek­tup­lar ge­çen yıl Ha­ber­türk ga­ze­te­sin­de ya­yın­lan­dı. İş­te iki ör­nek…
Ta­rih: 26 Ara­lık 1956.
“Müs­te­şar Be­y'­den 2500 li­ra ve ‘Mec­mu­anı çı­kar da gö­re­lim ve son­ra yar­dım ede­li­m' ce­va­bı al­dım. İlk de­fa bir iti­mat­sız­lık se­zer gi­bi­yim. Ben pa­ra­yı alır da mec­mu­ayı mı çı­kar­mam ve­ya çı­ka­rı­rım da uy­gun­suz bir is­ti­ka­met mi tu­ta­rım? Ben ki her şe­yi uğ­ru­nu­za ris­ke et­miş, her de­fa mü­kem­mel ese­ri ver­miş ve bu ka­dar tec­rü­be ve çi­le­den geç­miş bir ada­mım. Şah­sım, kal­bim ve ka­le­mim her tür­lü te­mi­na­tın üze­rin­de­dir.
Be­nim yap­tı­ğı­mı ya­pan­la­ra hü­kü­met­ler ve re­jim­ler ser­vet­le­ri­ni ve ni­met­le­ri­ni yağ­dı­rır. Bü­tün bun­la­ra kar­şı 15 bin li­ra za­rar çar­pı­tıl­mış ve da­ha ni­ce ka­sıt ve sa­bo­ta­ja kar­şı yal­nız bı­ra­kıl­mış ola­rak sü­rün­mek­te­yim. Haf­ta­lar­dır An­ka­ra'nın bu hüc­ra ve mün­ze­vi ote­lin­de cin­net buh­ran­la­rı için­de çır­pın­mak­ta­yım. Bü­tün is­te­di­ğim za­ra­ra bir­kaç bin zam­la 20 bin li­ra te­mi­nin­den iba­ret­tir. Bun­ca mu­vaf­fa­ki­yet­ten son­ra uğ­ra­tıl­dı­ğım bu hal ve düş­tü­ğüm şe­ref kı­rık­lı­ğı ha­ya­tı­ma mal ola­bi­lir.”
Ta­rih: 14 Ha­zi­ran 1958.
“Rek­lam ve sa­ir ih­ti­yaç­la­rım için 10 bin li­ra lüt­fe­di­lir­se… Ay­da 6 bin li­ra tah­sis olu­nur­sa… Bu da ol­maz­sa tam al­tı ay­dır bir tek yar­dım gör­me­yen be­ni va­zi­fe gü­nü­me ka­dar her ay mu­ay­yen ve mu­kar­rer bir mik­yas al­tın­da kur­mak­tan ve göz yaş­la­rı içen­de yal­nız iba­det ve mü­cer­ret eser­ler ka­le­me al­ma­ya terk et­mek­ten baş­ka iş kal­maz.”
So­nuç­ta….
Yas­sı­ada'da­ki Ör­tü­lü Öde­nek Da­va­sı 2 Şu­bat 1961'de so­nuç­lan­dı. Mah­ke­me, Baş­ba­kan Men­de­re­s'­i, dev­le­tin ör­tü­lü öde­ne­ği­ni ya­sa­la­ra ay­kı­rı bi­çim­de ki­şi­sel amaç­la­rı için kul­lan­mak­tan ve 4,877,780 li­ra­yı zim­me­ti­ne ge­çir­mek­ten suç­lu bul­du. Pa­ra­nın tah­si­li için Ay­dı­n'­da­ki ara­zi­le­ri­ne el kon­du.

6662’ye SOZCU yaz gönder, reklamsız sözcü plus’a anında abone ol. (Türkiye'den)

Soner Yalçın
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more