Reklamsız Sözcü
SONER YALÇIN

Bülent Ersoy’a Erdoğan kıyağı

29 Ekim 2014

Hep o dört mil­let­ve­ki­li­nin im­za­sı var:
“Has­ta Mah­pus­lar Ra­po­ru­”nu on­lar yaz­dı…
“Tu­tuk­lu Ga­ze­te­ci­ler Ra­po­ru­”nu on­lar yaz­dı…
“Tu­tuk­lu Mil­let­ve­kil­le­ri Ra­po­ru­”nu on­lar yaz­dı…
“Bal­yoz Kum­pa­sı Ra­po­ru­”nu on­lar yaz­dı…
50'ye ya­kın ce­za­ev­le­ri ve in­san hak­la­rı hak­kın­da ra­por ya­yın­la­dı­lar.
On­lar CHP'­li dört mil­let­ve­ki­li; Ve­li Ağ­ba­ba, Öz­gür Özel, Nu­ret­tin De­mir ve Mu­har­rem Işık.
Ön­ce­ki gün…
Yi­ne AK­P'­nin ger­çek si­ci­li­ni or­ta­ya dök­tü­ler:
“Ka­le­mi Kı­rı­lan Ga­ze­te­ci­ler Ra­po­ru.”
12 yıl bo­yun­ca AK­P'­nin ka­le­mi­ni kır­dı­ğı ga­ze­te­ci sa­yı­sı: 1863.
Bu ga­ze­te­ci­le­rin yüz­de 90'ı AK­P'­nin us­ta­lık dö­ne­min­de iş­ten çı­ka­rıl­mış­tı!
Bu ka­dar ga­ze­te­ci­yi iş­siz bı­ra­kan kim?
Anım­sa­yı­nız… Er­do­ğan med­ya pat­ron­la­rı­na ne de­miş­ti:
“‘­Kö­şe ya­za­rı­ma ha­kim ola­mı­yo­ru­m' di­ye­mez­sin. Sen bu­nun so­rum­lu­su­sun. Kö­şen­de ya­za­nın ma­aşı­nı sen ve­ri­yor­sun. Ya­rın fer­yat et­me­ye gel­di­ğin za­man da, hak­kın yok. O in­san­la­ra o ka­lem­le­ri tes­lim eden­ler der ki, ku­su­ra bak­ma, bi­zim dük­kan­da sa­na yer yok. Her­kes vit­ri­ni­ne la­yık ola­nı ko­yar.”
Er­do­ğan, Hür­ri­ye­t'­in baş­ya­za­rı Ok­tay Ek­şi için Hür­ri­ye­t'­in pat­ro­nu Ay­dın Do­ğa­n'­ı na­sıl teh­dit et­miş­ti:
“Ya onu ko­var­sı­nız ya da so­nu­cu­na kat­la­nır­sı­nı­z”
Ra­por şu ger­çe­ği ya­zı­yor­du:
“Kar­şı kar­şı­ya ol­du­ğu­muz “şe­yi­n” adı: AKP Tar­zı Med­ya. Şöy­le…
Er­do­ğan en bü­yük med­ya pat­ro­nu
TMSF bu med­ya­nın mu­ha­se­be şe­fi
Bi­lal Er­do­ğan ay­nı man­şe­ti atan 8 ga­ze­te­nin ge­nel ya­yın yö­net­me­ni
Ana­do­lu Ajan­sı ise AK­P'­nin ba­sın bü­ro­su

Beyefendi'nin kalemşörleri

Rapora göre, AKP'nin 12 yıllık hükümetinde medya açısından birçok “ilk” yaşanmıştı:
İlk kez bu dönemde kitaba bomba, gazeteciye terörist dendi.
İlk kez bu dönemde Başbakan'ın Başdanışmanı Yalçın Akdoğan bir özel tv kanalını, “Biz Meclis TV'yi kapatıyoruz, siz canlı veriyorsunuz” diye tehdit etti.
İlk kez bu dönemde 8 gazete aynı manşetle çıktı.
İlk kez bu dönemde, dün kendi gazetesinde çalışan köşe yazarını kovan genel yayın yönetmeni bir süre sonra kendisi kovuldu.
İlk kez bu dönemde siyasi iktidar, işadamlarından topladığı 630 milyon dolarlık bir havuz ile gazete, TV kanalı, gazeteci satın aldı. Tam bir “haram medyası” kuruldu. Bugün, bu “haram medyası” hükümet komiserleri, yandaş işadamları ve “beyefendinin kalemşörleri” tarafından yönetiliyor.
İlk kez bu dönemde gazeteciler kovulduklarını cezaevine girdiklerinde öğrendi.
İlk kez bu dönemde gazeteciler kovulduklarını twitter'dan öğrendi. Bazıları ise canlı yayındayken öğrendi kovulduğunu.
İlk kez basının içeri alınmadığı kongreler yapıldı ve hatta bazı gazeteciler, Başbakan Erdoğan'ın toplantılarına alınmadı.
İlk kez bu dönemde basın mensuplarıyla basına kapalı toplantı yapıldı.
İlk kez bu dönemde basın alanında çalışan emekçiler, hükümetin kurdurduğu sendikaya zorla üye yapıldı. Bu dönemde ayrıca 2009'da yüzde 21 olan sendikalı basın emekçisi sayısı, 2014'te yüzde 4,7'ye düşürüldü.
İlk kez du dönemde bir siyasal iktidar, kendi sermaye grubunu yaratıp bu gruplara birer medya kuruluşu “ikram etti”
İlk kez bu dönemde, TMSF gibi kamu kurumları, siyasal iktidarın kendi operasyon birimlerine çevrildi ve bazı medya kuruluşlarına bu şekilde el koyuldu. El koymak yetmedi bu kuruluşların başına siyasi iktidarın eski milletvekilleri yerleştirildi.
İlk kez bu dönemde gazeteci olmamasına rağmen özenle yetiştirilmiş “faydalı gazeteciler” türedi. Bu manipülatörler bugün “beyefendinin kalemşörleri” olarak hizmet veriyor.

Cem Yılmaz giremez

“Ka­le­mi Kı­rı­lan Ga­ze­te­ci­le­r” med­ya ha­ber mer­kez­le­rin­de ya­şa­nan­lar­la il­gi­li bil­gi­ler ver­miş­ti.
Ör­ne­ğin… Bir ga­ze­te­ci di­yor ki;
“Bü­lent Er­soy Sa­ba­h'­a gi­re­mez­di ta ki Er­do­ğa­n'­la ay­nı ka­re­de gö­zü­ke­ne ka­dar. Bü­tün me­se­le bu. Bu­nun bi­le meş­ru­iye­ti Tay­yip Er­do­ğan üze­rin­den ger­çek­le­şi­yor.”
Ya­şa­nı­lan bir baş­ka ger­çek:
Cem Yıl­maz Ge­zi Di­re­ni­şi'ne des­tek ver­di di­ye “S­tar ga­ze­te­si­ne gir­me­si­n” den­miş­ti.
Es­ki­den…
Ne­yin ha­ber ola­ca­ğı­nı bi­len ga­ze­te­ci­ler ha­ber mü­dü­rü, ge­nel ya­yın yö­net­me­ni ya­pı­lır­dı. Şim­di yan­daş ya­yın­lar­da, ne­yin ha­ber ol­ma­ya­ca­ğı­nı bi­len­ler ha­ber mü­dü­rü, ge­nel ya­yın yö­net­me­ni ya­pı­lı­yor­du!
Ar­tık bu­gün ha­ber yap­ma­nın tek bir ku­ra­lı var: “O­to­san­sü­r”
Oto­san­sür yap­ma­yan ga­ze­te­ci­nin ba­şı­na gök­ten üç el­ma dü­şü­yor­du:
1- Ce­za­evi…
2- Bas­kı ve Şid­det…
3- İş­siz­lik…
So­nuç:
Tür­ki­ye ba­sın öz­gür­lü­ğün­de, dün­ya­da 154'ün­cü sı­ra­da!
Na­sıl ol­ma­sın; baş­ba­kan ve da­nış­ma­nı te­le­fon­la ara­dı­ğın­da ha­zır ola ge­çen “A­lo Fa­ti­h”­ler var­dı.
Er­do­ğa­n'­ın “A­lo Fa­tih­le­r”­i med­ya­yı ele ge­çi­rir­ken; Tür­ki­ye'nin en çok iz­le­nen, en çok oku­nan ve her tür­lü zor­lu­ğa rağ­men ha­ki­ka­ti ya­zan ba­şa­rı­lı ga­ze­te­ci­ler med­ya­dan ko­vu­lu­yor­du.
Evet…
CHP'­li dört mil­let­ve­ki­li…
AK­P'­nin si­ci­li­ni unut­tur­ma­mak için 189 say­fa­lık ra­po­ru ki­tap ha­li­ne ge­tir­di.
Al­tın­da dört im­za var ama ki­ta­bı asıl ya­za­nın kim ol­du­ğu bi­li­ni­yor: Er­do­ğan! Bu ne­den­le CHP'­li­ler ki­ta­bı im­za­la­ya­rak Er­do­ğa­n'­a gön­der­di; “ic­ra­atın­dan gu­rur duy­su­n” di­ye..!
Ba­sın ko­nu­sun­da Er­do­ğa­n'­ın ve AK­P'­nin si­ci­li­ni gör­mek is­te­yen her­ke­sin bu ki­ta­bı mut­la­ka oku­ma­sı ge­re­ki­yor.
Te­şek­kür­ler; Ve­li Ağ­ba­ba, Öz­gür Özel, Nu­ret­tin De­mir, Mu­har­rem Işık.

Soner Yalçın
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp