Reklamsız Sözcü
SONER YALÇIN

Tehlikeli gözlük

4 Şubat 2014

They Live (Yaşıyorlar) adlı 1988 yapımı bir film var.
Uzaylılar insan kılığına bürünmüş ve dünyayı işgal etmektedir. Uzaylıların gerçek yüzlerini sadece basit bir güneş gözlüğü göstermektedir.
Filmin ana teması gerçeklik olgusuydu; insanların nasıl uyuşturulup, kandırıldığı anlatılıyordu.
Türkiye'de insanlar da kandırılmaya çalışılıyor; gözlüğü takamayanlar “uzaylılar gerçeğini” göremiyor.
Cemaat'i ben bu filmdeki insan kılığına girmiş uzaylılara benzetiyorum. Uzaylıların amacı nasıl dünyayı ele geçirmek ise Cemaatin gayesi de “paralel yapı” ile devleti ele geçirmekti.
Bu gerçek ortada iken, hâlâ çoğu kişi, Balyoz Davası'nın yeniden yargılanma talebine bakacak heyetin kararını umutla bekliyor.
Mahkeme üyelerini tanımıyorlar.
O halde takalım
“gözlüğümüzü”…

Hep o iki mahkeme

Yüzlerce askerin hapis cezası aldığı Balyoz, Poyrazköy ve Amirallere Suikast davalarının temelini oluşturan 5 No'lu harddisk için, TÜBİTAK “tarih ve saatiyle oynanmış” raporu verdi.
Balyoz davasının avukatları yeniden yargılama için başvurdu.
Balyoz davasına bakan İstanbul 10'uncu Ağır Ceza Mahkemesi talebi reddetti. Yasa (CMK 23/3) aslında çok açıktı; kararı veren mahkeme, bu talebe bakamazdı. Avukatlar bir üst mahkemeye İstanbul 11'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvurdu. Bu mahkeme, 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararını kaldırdı. Ve yeniden yargılama taleplerine bakmak üzere yeni heyet belirledi.
Heyetteki hakimleri yazmadan önce bir bilgiyi paylaşmalıyım:
Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy, Odatv ve Askeri Casusluk soruşturmalarının telefon dinleme, arama ve tutuklama kararları, genellikle Ergenekon'un görüldüğü 13. Ağır Ceza Mahkemesi ile Balyoz'un görüldüğü 10. Ağır Ceza Mahkemesi hakimleri tarafından verildi.
Dönelim şimdi, “yeniden yargılama” kararı verip vermeyeceği merakla beklenen heyete; çünkü heyet bu mahkemelerden!

Neresi yeni

Heyet başkanı hakim Gökmen Demircan, 15 Temmuz 2011 tarihli kararnameyle 13'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'den yeni kurulan 17'nci Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı'na getirildi!
Yani “meşhur” 13'üncü Ağır Ceza Mahkemesi heyetinde yer aldı ve birçok telefon dinleme, arama ve tutuklama kararına imza koydu. Ayrıntıya girip uzatmayayım, hukuk skandalı olan telefonlarımın dinlenmesi kararında da imzası vardı! Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın haksız yere uzun süre tutuklu kaldığı gerekçesiyle tazminat davası açıp kazandığı hakimlerden biriydi.
Ve en önemlisi:
Çetin Doğan, Süha Tanyeri gibi birçok askerlerle ilgili arama, el koyma kararı veren hakim Demircan, bugün bu askerlerin “yeniden yargılanması” için olumlu karar verebilir mi?
Peki ya heyetin üye hakimi Abdullah Öztürk?
Ne yazdı gazeteler; 15'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nden heyete dahil olmuştu.
Bir gerçeği atladılar; 18 Ekim 2011'den 9 Eylül 2013'e kadar 10'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'ndeydi! Yani Balyoz davasına baktı! Ve yargılanan Kadir Sağdıç gibi 9 asker tarafından HSYK'ya şikayet edildi.
Şimdi bu üye hakim Abdullah Öztürk mü, Balyoz davasının yeniden yargılanmasına onay verecek? Yapmayınız.
Kamuoyu baskısı nedeniyle 11'inci Ağır Ceza bu kararı aldı. Sonra denilecek ki, “bakın yeni heyet de kararı onayladı!”
Bitmedi…

Sabah, haberi atladı

Kamuoyunu etkilemek için heyete bir de üç çocuk annesi kadın üye hakim koydular; Nalan Can.
Hakim Nalan Can, 18 Ekim 2011 tarihinden itibaren 13'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görev yapıyor.
Yani, heyetteki üç hakimden ikisi 13'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nden, biri 10'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nden. Yine karşımıza aynı mahkemeler çıktı! Tesadüf olabilir mi?
Fakat…
Hakim Nalan Can'ı ben başka yerden tanıyorum: Erzincan'dan!
Geçen hafta Sabah gazetesinin manşetinde bir isim vardı; Fatih Kutbay. Erzincan İl Emniyet Müdürlüğü Eğitim Şubesi'nde görev yaptığı 2010 yılında Terörle Mücadele Şubesi'nin bilgisayarına girerek “paralel yapı” tarafından hazırlanan “fişleme” listelerini kopyalamış ve savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu. Sabah gazetesi asıl haberi
atladı.
Bu fişlemeleri kimin yaptığı, neden poliste bulunduğuyla ilgili ne gibi soruşturma ve mahkeme yapıldı? Önemliydi çünkü Ergenekon, Poyrazköy gibi davalarda “fişleme yapıyorlar” diye bunlar sanıkların evlerine, bilgisayarlarına koyuldu.
Erzincan'daki fişleme kayıtları gerçeği ortaya çıkaracakken ne yapıldı; hiçbir şey! Önce fişlemelerle ilgili yayın yasağı konuldu ve ardından takipsizlik kararı verildi. Kararı veren hakim Nalan Can'dı!
Eşi Hasan Can da, Erzincan'da savcıydı; dönemin başsavcısı İlhan Cihaner'in Fethullah Gülen ile ilgili başlattığı soruşturmayı kapatıp Erzurum'a gönderdi!
Bak konuyla hiç ilgisi yokken aklıma ne geldi; Cemaat'in Işık Evleri'nde hukuk fakültesinde okuyan kız öğrenciler bugün hangi mahkemelerde görevli acaba?
Hakim Nalan Can bugünlerde çok yoğundur; acaba kendisiyle aynı evi paylaşan hakim Yasemin Sarıgedik'e sorsam mı? Neyse, konuyu dağıtmayalım.
Aslında en iyisi ben, uzaylıları gösteren şu “gözlüğü” çıkarayım.
Çünkü:
They Live filminde “insan kılığındaki uzaylılar” kendilerini fark eden kişileri azılı bir suçlu gibi gösterip hapse atıyordu!
Ne dersiniz çıkarayım mı “gözlüğü”?!.

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

Soner Yalçın
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more