Reklamsız Sözcü
UĞUR DÜNDAR

AKP panikte!..

9 Şubat 2014

Ay­şe Tey­ze­nin te­le­fo­nu çal­dı, aç­tı.
– “E­fen­dim ben şu ku­ru­lu­şun an­ke­tö­rü fa­lan­ca… Araş­tır­ma şir­ke­ti­miz için bir an­ket ça­lış­ma­sı ya­pı­yo­ruz da… Eğer iz­ni­niz olur­sa si­ze ‘Bu­gün se­çim ya­pıl­sa oyu­nu­zu han­gi si­ya­si par­ti­ye ve­rir­si­niz?' di­ye so­ra­cak­tım…”
– (……)
Ya da Ay­şe Tey­ze­nin ka­pı­sı­na genç bir adam gel­di.
Ka­mu­oyu yok­la­ma fir­ma­sı­nın an­ke­tö­rü ol­du­ğu­nu be­lir­te­rek ken­di­si­ni ta­nıt­tı ve ba­zı so­ru­la­rı ol­du­ğu­nu söy­le­di…
Siz Ay­şe Tey­ze­nin ye­rin­de ol­sa­nız, bu du­rum­da ne ya­par­sı­nız?
Ge­ne­ral­le­rin, su­bay­la­rın, bi­lim in­san­la­rı­nın, si­ya­set­çi­le­rin, yurt­se­ver ay­dın­la­rın ev­le­ri­nin sa­ba­hın kör ka­ran­lı­ğın­da ba­sı­la­rak gö­tü­rül­dük­le­ri… Es­ki Ge­nel­kur­may Baş­ka­nı'nın te­rö­rist suç­la­ma­sıy­la tu­tuk­lan­dı­ğı… Ge­zi Par­kı ey­lem­le­ri­ne ka­tı­lan­la­rın öl­dü­rül­dü­ğü, ya da kör edil­di­ği, di­ğer­le­ri­nin bi­ber ga­zı ve taz­yik­li su ye­dik­le­ri yet­mi­yor­muş gi­bi, bir de te­rör ör­gü­tü üye­si ol­mak­tan yar­gı­lan­dık­la­rı… Te­le­fon­la­rın din­len­di­ği, in­ter­ne­tin ya­sak­lan­dı­ğı, ne­re­dey­se iki ki­şi­nin bir ara­ya ge­le­rek Tak­si­m'­e git­me­si­nin bi­le hü­kü­me­tin iz­ni­ne bağ­la­nır ha­le gel­di­ği “kor­ku im­pa­ra­tor­lu­ğun­da­” siz ol­sa­nız ne ya­par­sı­nız?
Ta­bi­i ki kor­kar ve doğ­ru­yu söy­le­me­ye çe­ki­nir­si­niz.
Bel­ki de AK­P'­ye as­la oy ver­me­ye­cek bir si­ya­si gö­rü­şe sa­hip ol­ma­nı­za kar­şın, ken­di­ni­zi AKP sem­pa­ti­za­nıy­mış gi­bi gös­te­re­bi­lir­si­niz.

* * * * *

Pe­ki bu ger­çe­ği an­ket şir­ket­le­ri bil­mi­yor mu?
Bil­mez olur­lar mı!
Bal gi­bi bi­li­yor­lar ama, top­lu­mun da bil­me­si­ni sağ­la­mak iş­le­ri­ne gel­mi­yor!

* * * * *

Sa­nı­rım si­zin de dik­ka­ti­ni­zi çek­miş­tir.
Son gün­ler­de yan­daş ba­sın­da se­çim gü­nü hal­kı san­dı­ğa git­mek­ten vaz­ge­çir­me­yi amaç­la­yan ha­ber­ler çık­ma­ya baş­la­dı.
“Sui­kast­lar ola­cak!..”
“San­dık­la­ra sal­dı­rı­la­cak!..”
“Se­çim gü­nü ka­os ya­ra­tı­la­cak!”
Bun­lar yan­daş ba­sın­dan ba­zı ha­ber baş­lık­la­rı.
Bel­li ki ik­ti­dar pa­nik­te.
Oy­la­rın­da ra­di­kal bir dü­şüş ol­ma­sı ha­lin­de der­hal er­ken ge­nel se­çi­me git­mek zo­run­da ka­la­ca­ğı­nı, o se­çim­ler­de de ik­ti­da­rı kay­be­de­ce­ği­ni gö­rü­yor.
Git­me­mek için her şe­yi gö­ze al­dı­ğı­nın sin­yal­le­ri­ni ve­ri­yor.
Seç­me­ni kor­ku­tup san­dı­ğa git­me­me­ye zor­lu­yor.
İş­te bu ne­den­le 30 Mart Ye­rel Se­çim­le­rin­de san­dı­ğa gi­dip oy kul­lan­mak, da­ha ön­ce­ki tüm se­çim­ler­den da­ha bü­yük bir önem ta­şı­yor.
Bir tek oyun bi­le ne ka­dar de­ğer­li ol­du­ğu or­ta­ya çı­kı­yor.
O hal­de bu bas­kı­cı, da­yat­ma­cı, zul­me­di­ci zih­ni­ye­te “du­r” di­ye­bil­mek için mut­la­ka san­dı­ğa git­mek ge­re­ki­yor.

Er mek­tu­bu gö­rül­müş­tür (Bal­yoz mağ­du­ru Türk su­bay­la­rı­na gön­de­ri­len des­tek mek­tup­la­rı)

De­ğer­li kar­de­şim Yıl­maz Öz­di­l'­in “Mal­te­pe'de­ki Ar­ka­daş­la­rı­m” di­ye­rek okur­la­rı­na ta­nıt­tı­ğı tut­sak su­bay­lar, bir ki­tap yaz­dı. “Er Mek­tu­bu Gö­rül­müş­tü­r” adı­nı ta­şı­yan ki­tap, Yıl­ma­z'­ın baş­lat­tı­ğı mek­tup kam­pan­ya­sı­nın ade­ta bir çı­ğa dö­nüş­me­siy­le or­ta­ya çık­tı.
Kır­mı­zı Ke­di Ya­yı­ne­vi'n­ce ba­sı­lan ve 10 Şu­ba­t'­ta ön si­pa­ri­şi alı­na­cak ki­ta­bın ar­ka ka­pa­ğı­na şun­la­rı yaz­dım:
“Es­ki­den ina­nıl­maz olay­la­ra ge­nel­lik­le po­li­si­ye ro­man­lar­da ve­ya film­ler­de rast­lar­dık. Gü­nün bi­rin­de ben­zer olay­la­rı ül­ke­miz­de ya­şa­ya­bi­le­ce­ği­mi­zi, ör­ne­ğin sah­te di­ji­tal ve­ri­ler­le kit­le­sel tu­tuk­la­ma­lar ya­pı­la­bi­le­ce­ği­ni, ba­ki­re ka­dın­lar­dan fa­hi­şe, kör­ler­den ve oku­ma yaz­ma­sı ol­ma­yan­lar­dan ca­sus­lar üre­ti­le­bi­le­ce­ği­ni hiç dü­şü­ne­mez­dik. Ya­şa­dı­ğı­mız coğ­raf­ya­nın en cay­dı­rı­cı do­nan­ma­sı­na sa­hip olan, mil­li ge­mi­si­ni ve de­ni­zal­tı­sı­nı üre­ten De­niz Kuv­vet­le­ri­mi­zin, gün ge­lip, kü­çük bir rö­mor­kö­rü de­ni­ze in­di­rir­ken 10 şe­hit ve­re­cek ka­dar aciz du­ru­ma dü­şü­rülebileceğini ak­lı­mı­zın ucun­dan bi­le ge­çi­re­mez­dik.
Ama ne ya­zık ki bun­la­rın hep­si ol­du. Türk Si­lah­lı Kuv­vet­le­ri­nin Ge­nel­kur­may Baş­ka­nı baş­ta ol­mak üze­re çok de­ğer­li ge­ne­ral­le­ri, ami­ral­le­ri, pı­rıl­tı­lı su­bay­la­rı, bi­li­m in­san­la­rı ga­ze­te­ci­le­ri ve yurt­se­ver ay­dın­la­rı, akıl al­maz suç­la­ma­lar­la tut­sak edil­di. Ta­ri­he Kum­pas Da­va­la­rı ola­rak ge­çen yar­gı sü­reç­le­rin­de sah­te de­lil­ler ve giz­li ta­nık (!) ifa­de­le­riy­le mü­eb­be­te ka­dar uza­yan hü­küm­ler ve­ril­di.
Bü­yük acı­lar, yü­rek ya­kan dram­lar ya­şan­dı, yu­va­lar da­ğıl­dı, ha­yat­lar sön­dü. Ama ha­ki­ka­tin to­pal­la­ya­rak da ol­sa gü­nün bi­rin­de mut­la­ka he­de­fi­ne ula­şa­ca­ğın­dan emin olan­la­rın inanç­la­rı hiç­bir za­man kay­bol­ma­dı.
De­ğer­li Yıl­maz Öz­dil kar­de­şi­min Mal­te­pe'de­ki Ar­ka­daş­la­rım de­di­ği tut­sak su­bay­lar için baş­lat­tı­ğı mek­tup kam­pan­ya­sı­na ha­ki­ka­ti ara­yan­la­rın ver­di­ği des­tek, ina­nıl­maz bo­yut­la­ra ulaş­tı.
Ve çok geç­me­den tü­ne­lin ucun­da­ki umut ışı­ğı ol­du.
Ya­rın­la­rın öz­gür ve ay­dın­lık gün­le­rin­de hep bir­lik­te ola­bil­mek di­le­ğiy­le­”
Yıl­maz Öz­dil de şu çar­pı­cı yo­ru­mu yaz­mış:
“Bal­yoz adı ve­ri­len da­va­nın, mil­let vic­da­nın­da be­ra­at et­ti­ği­nin ka­nı­tı­dır bu mek­tup­lar…”

Atil­la Dor­sa­y'­ın çığ­lı­ğı…

“Ben ha­yat­ta sev­di­ğim şey­le­ri çok sev­dim…” di­yen Atil­la Dor­say, ger­çek bir si­ne­ma ve İs­tan­bul tut­ku­nu. Ara­lık 2011'de yaz­dı­ğı “E­mek Yok­sa Ben De Yo­ku­m” baş­lık­lı ya­zı­sın­da, Emek si­ne­ma­sı yı­kı­lır­sa, ça­lış­tı­ğı ga­ze­te­den ay­rı­la­ca­ğı­nı yaz­dı ve yı­kım baş­la­yın­ca da sö­zü­nü tu­tup ay­rıl­dı. O ay­rı­lış sı­ra­sın­da oku­ru­na va­at et­tik­le­ri­ni de bi­rer iki­şer ye­ri­ne ge­tir­me­ye baş­la­dı. Ön­ce Ağus­to­s'­ta “Qu­o Va­dis İs­tan­bu­l” (İs­tan­bul, Ne­re­ye?) ki­ta­bı çık­tı. Şim­di de “E­mek Yok­sa Ben De Yo­ku­m” ad­lı ese­ri ki­tap­çı­lar­da…
Dor­sa­y'­ın ki­tap­la­rın­da İs­tan­bu­l'­un ve de Be­yoğ­lu'nun son 20 yıl­da, ama en çok da son 12 yı­lın AKP ik­ti­da­rın­da ya­şa­dık­la­rı ade­ta gü­nü gü­nü­ne iz­le­ni­yor. Yok olan­la­rı, kay­bo­lan­la­rı, ha­in­ce yı­kı­lan­la­rı, ye­ri­ne baş­ka şey ko­na­ma­ya­cak o gü­zel­lik­le­ri, o de­ğer­le­ri, o ha­zi­ne­le­ri anı­yor Dor­say…
Ama bun­dan böy­le ya­pı­la­bi­le­cek­le­ri, kur­ta­rı­la­bi­le­cek­le­ri de an­lat­ma­dan geç­mi­yor. Bun­la­rın ba­şın­da da şu ik­ti­dar­dan bir an ön­ce kur­tul­ma­nın gel­di­ği­ni be­lir­ti­yor. “Çün­kü bu adam­lar­dan kur­tul­maz­sak, yi­tip gi­den hu­kuk dü­ze­ni, de­mok­ra­tik ya­şam, dev­le­tin nor­mal iş­le­me­si gi­bi ol­gu­la­rın ya­nın­da, tüm do­ğa­mız, ta­ri­hi­miz ve kül­tü­rel bi­ri­ki­mi­miz de yok ol­du-ola­cak…” di­yor.
“Bir İs­tan­bul aşı­ğı­nın çığ­lı­ğı­” şek­lin­de özet­le­ye­bi­le­ce­ğim bu de­ğer­li ki­tap­la­rı oku­ma­nı­zı öne­ri­yo­rum.

Uğur Dündar'ın notu

Sev­gi­li okur­la­rım, bir­çok kez açık­la­dı­ğım gi­bi, twit­ter ve Fa­ce­bo­ok'­ta hiç­bir res­mi he­sa­bım yok. An­cak ba­zı sah­te­kar­lar adı­mı ve fo­toğ­ra­fı­mı kul­la­na­rak san­ki ben ya­zı­yor­mu­şum gi­bi, as­la onay­la­ma­ya­ca­ğım me­saj­lar ya­yı­yor­lar. Bun­lar­dan bi­ri olan sah­te “hal­ka­re­na­sı­” he­sa­bı­nı ka­pat­tır­mak için gi­ri­şim­le­ri­miz sü­rü­yor. Di­ğer sah­te­kar­la­ra kar­şı da avu­kat­la­rı­mız ya­sal baş­vu­ru­la­rı ya­pı­yor. Be­nim ger­çek me­saj­la­rı­mı, sa­de­ce Söz­cü'nün ya­zı­la­rım için aç­tı­ğı twit­ter he­sa­bın­da bu­la­bi­lir­si­niz.

Uğur Dündar
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more