Reklamsız Sözcü
UĞUR DÜNDAR

Şehzade Bilal’in vakfı uçarken, Fatih Sultan Mehmet’in vakfı göçmüş!..

15 Şubat 2014

Baş­ba­ka­n'­ın oğ­lu Bi­lal Er­do­ğa­n'­ın yö­ne­ti­ci­le­ri ara­sın­da bu­lun­du­ğu TÜR­GEV (Tür­ki­ye Genç­lik ve Eğitime Hizmet Vak­fı) 1996 yı­lın­da 5 mil­yar li­ray­la ku­rul­muş.
Va­kıf 2012 yı­lın­da 156 mil­yon (1996'nın pa­ra he­sa­bı­na gö­re 156 tril­yon) li­ra­lık malvar­lı­ğı be­ya­nın­da bu­lun­muş.
Böy­le­ce sa­hip ol­du­ğu var­lık­lar 16 yıl­da ‘31 bin ka­t' art­mış.
Bu­na “Ro­yal Pro­to­col” ad­lı şir­ke­tin, bir ke­re­de ya­tır­dı­ğı 100 mil­yon do­lar (yak­la­şık 220 mil­yar li­ra) da­hil de­ğil!
Ra­kam­la­rın da söy­le­di­ği gi­bi, Bi­lal Er­do­ğa­n'­ın yö­ne­ti­ci­si ol­du­ğu TÜR­GEV, AKP ik­ti­da­rı dö­ne­min­de ade­ta uç­muş!

* * *

Yurt Par­ti­si Ge­nel Baş­ka­nı ve bir za­man­la­rın ef­sa­ne po­lis şe­fi Sa­det­tin Tan­tan ise TÜR­GEV uçar­ken, Fa­tih Sul­tan Meh­me­t'­in mi­ra­sı olan Ok­mey­da­nı Vak­fı'nın göç­tü­ğü­nü öne sü­rü­yor.
“İk­ti­dar her fır­sat­ta Os­man­lı İm­pa­ra­tor­lu­ğu'nu ör­nek mo­del ola­rak gös­te­ri­yor, ‘Ye­ni Os­man­lı' açı­lı­mı ya­pı­yor. Yi­ne her fır­sat­ta ‘ec­da­dı­mı­z' slo­ga­nı­na sa­rı­lı­yor. Bun­la­rın ço­ğu ya­lan. As­lın­da yap­tık­la­rı say­gı­sız­lık­tır” di­yen Tan­tan, id­di­alı çı­kı­şı­nı şöy­le sür­dü­rü­yor:
“Os­man­lı Dev­le­ti'n­de top­lu­mun ba­zı ih­ti­yaç­la­rı­nın kar­şı­lan­ma­sı, zen­gin­le­rin kur­duk­la­rı va­kıf­la­ra bı­ra­kıl­mış­tır. Ta­ri­hin sey­ri için­de va­kıf­lar sos­yal, eko­no­mik, eği­tim, sağ­lık, sa­nat, mi­ma­ri, ula­şım ve ba­yın­dır­lık alan­la­rın­da önem­li rol­ler oy­na­mış­tır. Ve hat­ta o gün­kü si­lah­lı kuv­vet­le­rin lo­jis­ti­ği de va­kıf­lar­ca sağ­lan­mış­tır. Va­kıf, bir kim­se­nin ma­lı­nın bir kıs­mı­nı ve­ya ta­ma­mı­nı ha­yır işi­ne, di­ni ve­ya sos­yal bir hiz­me­te ebe­di­yen tah­sis et­me­si­dir. Vak­fi­ye de, ka­dı hu­zu­run­da dü­zen­le­nen, va­kıf şart­la­rı­nı be­lir­ten söz­leş­me­dir.”

* * *

Tan­tan çar­pı­cı açık­la­ma­la­rı­na de­vam edi­yor:
“Fa­tih Sul­tan Meh­me­t'­in üç vak­fı var­dır. Aya­soy­fa ve Ye­ni Ca­mi Vak­fı, Eyüp Vak­fı ile Ok­mey­da­nı Vak­fı. Ok­mey­da­nı top­lam 2000 dö­nüm alan üze­ri­ne ku­ru­lu. Yer­le­şik nü­fus 100 bi­ne ya­kın. İk­ti­dar 2008 Şu­ba­tı'ın­da bir ‘Ta­kas Ya­sa­sı' çı­kar­dı. Bu­na gö­re 2000 dö­nüm ara­zi­nin kar­şı­lı­ğı ola­rak Ok­mey­da­nı Vak­fı'na Ke­mer­bur­ga­z'­da 200 dö­nüm yer ver­di­ler. San­ki çok gü­zel bir şey yap­mış­lar gi­bi her yer­de de ‘Fa­ti­h'­in hak­kı­nı ver­di­k' di­ye ko­nuş­tu­lar! Da­ğın ba­şın­da­ki 200 dö­nüm ye­ri, şeh­rin gö­be­ğin­de bu­lu­nan 2000 dö­nüm­lük çok de­ğer­li ara­ziy­le kı­yas­la­dı­ğı­nız­da de­ve­de ku­lak kal­dı­ğı­nı gö­rü­yor­su­nuz! Han­gi hak­kı ver­miş­ler?”
Tan­tan bu çı­kı­şı, AK­P'­nin çok sa­vun­du­ğu Os­man­lı'ya bi­le iha­net et­ti­ği­ni an­lat­mak için yap­tı­ğı­nı söy­lü­yor.
“Na­sıl iha­net edil­di?” so­ru­su­na da ce­va­bı ha­zır:
“Ok­mey­da­nı, İs­tan­bu­l'­un fet­hin­de Os­man­lı ok­çu­la­rı­nın mev­zi­len­di­ği mey­dan­dır. Bu ta­rih­ten son­ra Fa­tih Sul­tan Meh­met ta­ra­fın­dan ok­çu­la­rın ta­lim ala­nı ola­rak vak­fe­dil­miş­tir. Fa­tih, fet­hi Ok­mey­da­nı'n­dan yö­net­miş­tir. Ok­mey­da­nı ala­nı, 2010 yı­lı­na ka­dar Fa­tih Sul­tan Meh­met Vak­fı'nın ta­pu­lu ara­zi­siy­di. Bu ta­rih­ten son­ra vak­fa, Ke­mer­bur­ga­z'­da­ki 200 dö­nüm­lük ara­zi­yi tah­sis et­ti­ler. Okmeydanı'ndaki ala­nı, ya­pı­lan pro­to­kol­ler doğ­rul­tu­sun­da ön­ce Ha­zi­ne'nin, da­ha son­ra da be­le­di­ye­nin mül­ki­ye­ti­ne ge­çir­di­ler. Ya­ni ye­ni bir rant yağ­ma­sı­nın alt­ya­pı­sı­nı oluş­tur­du­lar!”

* * *

Soh­bet sı­ra­sın­da yö­nelt­ti­ğim “A­ma Ok­mey­da­nı'n­da­ki yağ­ma­nın baş­lan­gı­cı geç­mi­şe da­yan­mı­yor mu?” so­ru­su­nu ise şöy­le ce­vap­lı­yor:
“E­vet doğ­ru. So­run 1950'de baş­la­dı. Va­kıf se­ne­di ile Ok­mey­da­nı'n­da ya­pı­laş­ma ve yer­le­şim ya­sak­lan­mış­tı. Os­man­lı dö­ne­min­de, Ok­çu­lar der­ga­hı, na­maz­gah, men­zil ve ni­şan taş­la­rı dı­şın­da bu alan­da her­han­gi bir ya­pı­laş­ma­ya gi­dil­me­miş­ti. Cum­hu­ri­ye­tin ilk yıl­la­rın­da da böl­ge ko­ru­ma al­tın­day­dı. 1950 yı­lın­dan iti­ba­ren, ya­ni De­mok­rat Par­ti ik­ti­da­rıy­la kon­trol­süz bir yer­le­şim baş­la­dı. İs­tan­bu­l'­a olan yo­ğun göç­le bir­lik­te, Ok­mey­da­nı'n­da ön­le­ne­me­yen bir ara­zi ve ya­pı yağ­ma­sı ya­şan­dı, va­kıf ara­zi­si man­tar gi­bi bi­ten bi­na­lar­la dol­du. Bi­na­lar, ev­ler, ar­sa­lar za­man için­de el de­ğiş­ti­rin­ce, için­den çı­kıl­maz bir hak­lar so­ru­nu oluş­tu. Ok­mey­da­nı'n­da ya­şa­yan­lar ara­zi sa­hi­bi olan vak­fın da­va­la­rıy­la kar­şı kar­şı­ya kal­dı. Sa­tın ala­rak otur­duk­la­rı bi­na­lar­da sü­rek­li yı­kım, sü­rek­li çı­ka­rıl­ma en­di­şe­si ile ya­şa­dı­lar. Mil­li Em­la­k'­la ya­pı­lan pro­to­kol­le, ara­zi­nin be­le­di­ye­ye dev­ri­ne ka­dar mülk sa­hip­le­ri­nin el­le­rin­de­ki tüm alım sa­tım bel­ge­le­ri iş­lev­siz­di. Çün­kü bu­ra­da­ki mül­kün ve ta­pu­nun tek sa­hi­bi 2010 yı­lı­na ka­dar Fa­tih Sul­tan Meh­met Vak­fı idi. Ta­kas­la son dar­be­yi AKP vur­muş­tur. Ya­ni 2000 dö­nüm­lük pa­ha bi­çil­mez ara­zi, da­ğın ba­şın­da­ki 200 dö­nüm­lük top­rak­la ta­kas edil­miş­tir!”

* * *

Sö­zü faz­la uzat­ma­ya ge­rek yok.
Bü­yük im­pa­ra­tor Fa­tih Sul­tan Meh­met, 1432-1481 yıl­la­rı ara­sın­da ya­şa­dı.
Bi­ze İs­tan­bul gi­bi dün­ya­nın en gü­zel ken­ti­ni ar­ma­ğan eder­ken he­nüz 21 ya­şın­day­dı.
Ama o dö­nem­ler çok ge­ri­de kal­dı!
Şim­di “şeh­za­de­ler” dö­ne­min­de­yiz.
Şeh­za­de ne bu­yu­rur­sa “o” olu­yor!
Tü­yü bit­me­miş ye­tim hak­kıy­la vak­fa ba­ğış (!) ya­pan­lar da “Şeh­za­de­miz böy­le bu­yur­du!” di­yor.

Uğur Dündar
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more