Reklamsız Sözcü
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN

Çözülme

24 Kasım 2014

İk­ti­da­rın “Çö­züm sü­re­cin­den ödün ve­ril­me­ye­cek. An­cak ka­mu dü­ze­ni­nin bo­zul­ma­ma­sı ko­şul­du­r” söz­le­ri inan­dı­rı­cı ol­mak­tan uzak­tır. Ön­ce­lik­le “Çö­zü­m”­ün ne ol­du­ğu­nu açık­la­ma­mak­ta­dır. Ne­yi, na­sıl çö­ze­cek­ler? Ken­di­le­ri çö­ze­mi­yor­lar, PKK'­yı, İm­ra­lı ko­nu­ğu(!)nu, ül­ke­miz­de TBMM'­ne ka­dar gi­ren uzan­tı­la­rı­nı dev­re­ye sok­ma­dan çö­ze­me­ye­cek­le­ri­ni açık­lı­yor, bu ne­den­le ödün üs­tü­ne ödün ve­ri­yor­lar. “Yol ha­ri­ta­sı­” de­dik­le­ri an­laş­ma tas­la­ğı­nın ne­le­ri içer­di­ği de be­lir­siz. Bı­ra­kı­nız ka­mu­oyu­nu, ya­sa­ma or­ga­nın­da­ki mu­ha­le­fet­ten ve sa­nı­rız ken­di adam­la­rın­dan bi­le sak­lı­yor­lar.
Ana­ya­sa'da na­sıl de­ği­şik­lik ya­pı­la­cak? Ya­sa­lar­da ne­ler ta­sar­la­nı­yor? Yö­ne­tim ve uy­gu­la­ma­da ne­ler ola­cak? Kim­le­re ne ve­ri­lip kim­ler­den ne­ler is­te­ne­cek? Be­lir­siz­li­ği­ni ko­ru­yor. “Dev­let sır­rı­” de­ni­le­rek ödün­ler giz­li tu­tu­lu­yor. Bu ara­da BDP'­li­ler açık­ça “Li­de­ri­miz Apo ser­best bı­ra­kıl­ma­lı­dı­r” di­ye­rek amaç­la­rı­nı ve “an­laş­ma-çö­zü­m” ko­şul­la­rı­nı or­ta­ya ko­yu­yor­lar. Bu­nun için de te­rö­rist bas­kı­la­rı­nı sür­dü­rü­yor­lar. Hem de otuz bin yurt­ta­şın ka­ti­li­ne “Sa­yın.. sa­yın..” di­ye Türk Ulu­su'nu hi­çe sa­ya­rak.

Du­rum
Çö­züm, bir so­ru­nun ya da an­laş­maz­lı­ğın gi­de­ril­me­si­dir. Kürt­çü­ler ne­yi pay­la­şa­ma­dı­ğı­mı­zı söy­le­ye­mi­yor­lar. Amaç­la­rı, Bü­yük Kür­dis­ta­n'­ı oluş­tu­rup ül­ke­miz­den bu ya­pı­ya top­rak kat­mak­tır. Ya­sa­ma or­ga­nı­na gi­ri­yor­lar, her alan­da var­lık­lı soy­daş­la­rı var. Ak­ça­lı du­rum­la­rı güç­lü. Dü­ğün­le­rin­de do­lar­lar uçu­şu­yor. Bü­yük kent­ler­de ni­te­lik­li ya­şam­la­rı­nı sür­dü­rü­yor­lar. On­la­rı öte­le­yen, dış­la­yan bir uy­gu­la­ma yok. Her yer­de, her alan­da, her dal­da var­lar. Ya­şam­la­rı ço­ğu­mu­zun­kin­den da­ha iyi. Mik­ro­mil­li­yet­çi­lik yap­tık­la­rı açık. İs­te­dik­le­ri ger­çek bir çö­züm de­ğil, bu ad al­tın­da Tür­ki­ye'nin çö­zül­me­si, Türk­lü­ğün yad­sın­ma­sı ve Türk­le­rin aşa­ğı­lan­ma­sı­dır. Eşit­lik tam­dır. Her gö­rev­de var­lar. Ana­ya­sa'nın eşit­lik ku­ra­lı açık. Kav­gay­la, te­rör­le al­mak is­te­dik­le­ri so­nuç, tıp­kı Der­sim ola­yı gi­bi dev­le­te kar­şı ayak­lan­may­la he­def­le­dik­le­ri böl­ge ege­men­li­ği, top­rak edin­me­dir. İk­ti­dar, bu­nu an­la­ma­mak­ta, ve­re­ce­ği ödün­ler­le ya­tış­tı­rıp ön­le­ye­ce­ği­ni san­mak­ta­dır. Dev­let ol­ma­nın gü­cü­nü, ağır­lı­ğı­nı gös­te­re­me­dik­le­rin­den ya­na­şa­rak so­nuç ala­cak­la­rı­nı um­mak­ta­dır­lar. Oy­sa, he­men bu ödün­ler­le edin­dik­le­ri­ne da­ya­nıp da­ha bü­yük ödün­ler is­te­ye­cek­ler, da­ha bü­yük güç ve des­tek­le Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti'nin kar­şı­sı­na çı­ka­cak­lar.

TUTUM
Ata­tür­k'ün “Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti'ni ku­ran Tür­ki­ye hal­kı­na Türk Ulu­su de­ni­r” ta­nı­mı­nın an­la­mı­nı, de­ğe­ri­ni bil­me­yen­le­re, bir­lik­te ba­rış için­de ya­şa­ma­nın esen­li­ğin­den an­la­ma­yan­la­ra, si­ya­sal ma­ce­ra­lar­la, Tür­ki­ye kar­şıt­la­rı­nın kış­kırt­ma ve des­tek­le­riy­le so­nuç ala­cak­la­rı­nı sa­nan nan­kör ve sap­kın­la­ra ne ve­ril­se doy­maz­lar. On­la­ra an­la­ya­cak­la­rı dil­den ses­len­mek da­ha et­ki­li ve ya­rar­lı­dır. Yok­sa is­tem­le­ri­nin, da­yat­ma­la­rı­nın so­nu gel­mez. Uta­nıp sı­kıl­ma­dan Apo'­nun af­fı­nı ko­şul kı­lı­yor­lar.
Dü­zen­le­me­le­ri ve uy­gu­la­ma­la­rıy­la ulu­sal eği­tim­de bü­yük bo­zul­ma­la­ra ne­den olan Mil­lî Eği­tim Ba­kan­lı­ğı'nın bir ge­ri­ci ku­ru­luş­la yap­tı­ğı “Os­man­lı­ca Kurs­la­rı­” çağ­rı­sı için Tür­ki­ye ha­ri­ta­sın­da her ilin adı­nı arap­ça harf­ler­le yaz­ma­sı çö­zül­me­nin bo­yut­la­rı­na iliş­kin son kö­tü ör­nek­tir. İk­ti­dar öv­gü­sü­ne so­yu­nan med­ya­nın bu ay­kı­rı­lık­la­ra göz­le­ri­ni ka­pa­ma­sı çö­zül­me­nin ne­re­le­re uzan­dı­ğı­nın, kim­le­rin des­te­ğiy­le yay­gın­laş­tı­ğı­nın ka­nıt­la­rın­dan bi­ri­dir.

OLUŞUM
Otuz­beş­bin ki­şi­nin yi­ti­ril­me­si­ne ne­den olan ağır suç­lu­yu dev­let ye­ri­ne ko­yup onun­la gö­rüş­me­le­ri sür­dü­rüp yön­te­mi ve uy­gu­la­ma ko­şul­la­rı­nı ko­tar­mak ken­di dev­le­ti­ni kü­çük dü­şür­mek­ten de öte te­rö­rist­le­rin olu­ru­na bağ­la­mak­tır. Se­çim ge­ti­ri­le­ri gö­ze­ti­le­rek ulu­sal ya­pı­dan ve de­ğer­ler­den ödün ver­mek ba­ğış­la­na­maz suç­tur. Gös­te­ri­ler­le, içi boş süs­lü nu­tuk­lar­la hiç­bir ye­re va­rıl­maz ve hiç­bir şey el­de edil­mez. Yu­var­lak söz­ler hiç­bir şe­yi çöz­mez. İs­te­nen so­nu­cun ne ol­du­ğu ve ne­ler alı­nıp ve­ri­le­rek sağ­la­na­ca­ğı açık­lan­ma­dan be­nim­sen­me­si ola­nak­sız­dır.
ANMA VE KUTLAMA

24 Ka­sım Öğ­ret­men­ler Gü­nü ne­de­niy­le Ba­şöğ­ret­men ATA­TÜR­K'­ü öz­lem ve say­gıy­la anı­yor, tüm Ata­türk­çü öğ­ret­men­le­ri iyi di­lek­ler­le yü­rek­ten kut­lu­yor, du­rum­la­rı­nın onur­la­rı­na uy­gun dü­ze­ye ge­ti­ril­me­si­ni is­ti­yo­ruz.

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

Yekta Güngör Özden
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more