Reklamsız Sözcü
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN

Seçim havası puslu

27 Şubat 2014

Cad­de ve so­kak­la­ra ası­lan­lar­dan baş­ka, du­var­lar­dan ga­ze­te say­fa­la­rı­na, te­le­viz­yon ek­ran­la­rı­na ve mi­ting alan­la­rı­na ta­şan rek­lâm­lar­la si­ya­sal par­ti­ler gös­te­riş­li se­çim ça­lış­ma­la­rı­na baş­la­dı. Bir tür si­ya­sal şen­lik bi­çi­min­de yü­rü­tü­len, ta­şıt­lar­dan yük­se­len ses­ler­le seç­men­le­re çağ­rı­lar ya­pı­lan or­tam halk di­liy­le tam bir “se­çim ha­va­sı­”dır. Kav­ga­sız, gü­rül­tü­süz, de­mok­ra­si­ye ya­ra­şır bir biçimde, ba­rış için­de geç­me­si öz­le­nen ve di­le­nen se­çim­ler, top­lum­sal dü­ze­yin en be­lir­gin gös­ter­ge­le­rin­den bi­ri­dir.

Ne ya­zık ki gü­nü­müz Baş­ba­ka­nı kış­kır­tı­cı ve sal­dır­gan ko­nuş­ma­la­rıy­la, “en iyi sa­vun­ma sal­dı­rı­dı­r” gö­rü­şü­ne uy­gun bir tu­tum­la kar­şıt­la­rı­nı ka­ra­la­mak­ta, suç­la­mak­ta, ken­di yap­tık­la­rı­nı “i­le­ri de­mok­ra­si(!)” ge­re­ği gös­te­re­rek se­çim­le­ri göl­ge­le­mek­te­dir. “Bal­yoz, Er­ge­ne­kon, Oda TV, Poy­raz­köy, 12 Ey­lûl, 28 Şu­ba­t” ve il­gi­li öbür dâ­va­la­ra yö­ne­lik tep­ki­ler kar­şı­sın­da ken­di­le­ri­nin pay­la­rı­nı unut­tur­mak için “Bi­zi al­dat­tı, her şe­yi ce­ma­at yap­tı­” de­mek is­te­yen ik­ti­dar, sert ön­lem­ler ge­ti­re­rek baş­ta yol­suz­luk ve rüş­vet olay­la­rı, ka­rış­tık­la­rı tüm ay­kı­rı­lık­la­rı ka­pat­ma­ya ça­lış­mak­ta­dır. Ge­tir­dik­le­ri ye­ni dü­zen­le­me­ler bu ama­cı yan­sıt­mak­ta­dır. “Pa­ra­le­l”­le­rin ka­set sa­vaş­la­rı, Er­do­ğan-Bi­lâl gö­rüş­me sav ve sa­vun­ma­la­rı bu kap­sam­da na­sıl ge­li­şe­cek iz­le­ye­ce­ğiz.

Umur­la­rın­da de­ğil

Ne dev­let, ne hu­kuk, ne de de­mok­ra­si umur­la­rın­da de­ğil. Ba­ro­lar uya­rı­yor, Ta­bip Oda­la­rı ka­mu­oyu­na bil­di­ri­ler­le çağ­rı ya­pı­yor, mu­ha­le­fet eleş­ti­ri­yor, Ba­tı ay­kı­rı­lık­la­rı be­lir­ti­yor, ik­ti­dar al­dır­mı­yor. Ak­lı­na koy­du­ğu, amaç­la­dı­ğı dü­ze­ni ger­çek­leş­tir­mek için de­mok­ra­si sö­mü­rü­süy­le de­mok­ra­si­yi yı­kı­yor. Gü­nü­müz Baş­ba­ka­nı sık­ma­baş po­le­mi­ği­ne (özü­ne ters tar­tış­ma­ya) yi­ne sa­rıl­dı. Uyul­ma­sı zo­run­lu Ana­ya­sa Mah­ke­me­si ka­ra­rı­na kar­şı çı­ka­rak yük­sek öğ­re­nim ku­rum­la­rın­da kul­la­nıl­ma­sı­nın hu­kuk­suz­lu­ğu or­ta­da iken so­ruş­tu­ra­cak bir sav­cı çık­mı­yor. Son hu­kuk dı­şı dü­zen­le­me­ler için de bir üni­ver­si­te­den, bir hu­kuk fa­kül­te­sin­den ses çık­mı­yor. De­mok­ra­si­den ya­rar­la­nan­lar, de­mok­ra­si­nin de­ğe­ri­ni ye­te­rin­ce bil­mi­yor ve de­mok­ra­si­yi ko­ru­mu­yor. Öy­le ki Ana­ya­sa Mah­ke­me­si ka­ra­rı­na ge­rek kal­ma­dan ön­ce­ki on­lar­ca ra­po­ra kar­şın Prof. Dr. Fa­tih HİL­Mİ­OĞ­LU­‘nu sa­lı­ver­me­yen yar­gıç­lar için bir iş­lem dü­şü­nül­mü­yor. Ger­çek de­mok­ra­si­nin kay­na­ğı ve da­ya­na­ğı hu­kuk­tur. Hu­kuk yok­sa de­mok­ra­si de yok­tur. Hu­kuk de­ği­şik bi­çim­ler­de dış­la­nı­yor.
Kol­tuk­la­rı­nı taht sa­nan ki­mi­le­ri­nin tu­tum ve dav­ra­nış­la­rı ne­de­niy­le dev­let or­gan­la­rı­nın say­gın­lı­ğı, onu­ru ve gü­ve­nir­li­ği ya­ra­lar al­mış­tır. Uy­gu­la­ma­lar, yurt­taş­la­rın dev­le­te olan bağ­lı­lı­ğı­nı za­yıf­lat­mış gö­rül­mek­te­dir. Ya­kın­ma­lar bu doğ­rul­tu­da­dır. Si­ya­set­çi­le­rin çar­pık­lık­la­rı ne­de­niy­le de­mok­ra­si­nin ge­çer­li­ği tar­tı­şıl­mak­ta­dır. En bü­yük sar­sın­tı yar­gı­da ol­muş, hu­kuk dev­le­ti ve yar­gı ba­ğım­sız­lı­ğı söz­de kal­mış­tır. Ya­sa­ma or­ga­nı ik­ti­da­rı ulu­sal ege­men­lik­le ça­tı­şan tek­lif­le­ri­ni gö­rüş­mek­le za­man yi­tir­mek­te­dir.

Hay­ret

Gü­nü­müz Baş­ba­ka­nı ile oğ­lu Bi­lâ­l'­in 17 Ara­lık 2013 sa­ba­hı te­le­fon ko­nuş­ma­la­rı­nın ya­rat­tı­ğı fır­tı­na di­ne­cek gi­bi de­ğil. Açık­la­ma­la­rın inan­dı­rı­cı ol­ma­dı­ğı, ko­nuş­ma­la­rın ger­çek ol­du­ğu ya­zı­lıp söy­le­ni­yor. Du­rum­dan, bir Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti yurt­ta­şı ola­rak utanç du­yu­yo­ruz. Ne du­rum­la­ra dü­şü­rül­dü­ğü­mü­zü gös­te­ren ya­yın­lar ön­ce­si Halk­bank ön­ce­ki ge­nel mü­dü­rü­ne 4,5 mil­yon do­lar ge­ri ve­ril­miş. Bin­ler­ce ki­şi­yi din­le­me ne­de­niy­le il­gi­li sav­cı ve yar­gıç için so­ruş­tur­ma baş­la­tıl­mış. Ço­cuk kan­dı­rır­ca­sı­na sa­vun­ma­lar, özür­ler iz­le­ni­yor. Hep­si yıl­lar­dır yok muy­du? Tu­tuk­la­nıp ce­za­lan­dı­rı­lan­lar ne­ler­le suç­la­nı­yor­du? Şim­di, ik­ti­da­ra do­ku­nu­lun­ca fer­ya­da baş­lan­dı. Adı ge­çen­le­rin piş­kin­li­ği hay­ret ve­ri­ci. Ya­rın bun­lar için de ya­pay de­lil­ler, düz­me­ce din­le­me­ler, bel­ge­ler, yan­daş ta­nık­lar ge­ti­ri­lip ak­lan­ma oyun­la­rı dü­zen­le­ne­bi­lir. İn­ter­net, MİT ve HSYK dü­zen­le­me­le­ri­nin amaç­lı ol­ma­dı­ğı söy­lem­le­ri­ne na­sıl ina­nıl­sın? “Mon­taj ve dub­la­j” sa­vun­ma­sı­nın ay­nı yön­tem­li kar­şı­lık­la ka­nıt­la­na­ca­ğı­nı Baş­ba­kan söy­le­di.

Vur­gu

Azer­bay­can-Ho­ca­lı kı­yı­mı ko­nu­sun­da Tür­ki­ye Ba­ro­lar Bir­li­ği'n­de 25 Şu­bat gü­nü dü­zen­le­nen bi­lim­sel et­kin­lik çok ya­rar­lı ol­du. Türk­le­re ve Türk­lü­ğe kar­şı ev­ren­sel bo­yut­ta­ki sal­dı­rı­lar­la Er­me­ni­le­r'in yap­tı­ğı soy­kı­rım an­la­tıl­dı. Ki­mi ya­ban­cı ül­ke par­la­men­to­la­rı­nın ka­bûl et­ti­ği­ni ka­rar­la­rıy­la açık­la­dı­ğı Ho­ca­lı soy­kı­rı­mı için Tür­ki­ye'nin kı­na­ma bil­di­ri­si ile ye­tin­me­si üzün­tüy­le kar­şı­lan­dı. Er­me­ni­ler­den da­ha çok ça­lış­ma­mız zo­run­lu­lu­ğu açık.

Yekta Güngör Özden
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more