Reklamsız Sözcü

Prof. Dr. Şirin Tekinay: Çocuklarımızın yaratıcılığını öldürüyoruz!

20 yılını Amerika’da geçiren Işık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şirin Tekinay SÖZCÜ’ye konuştu: Çocuklarımızın yaratıcılığını öldürüyoruz.

10:5017 Aralık 2015
Prof. Dr. Şirin Tekinay: Çocuklarımızın yaratıcılığını öldürüyoruz!
20 yılını Amerika’da geçiren Işık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şirin Tekinay SÖZCÜ’ye konuştu: Çocuklarımızın yaratıcılığını öldürüyoruz.
Röportaj: Murat AYDIN
Yurt dışı deneyimleri ile önemli projelere imza atan Prof. Dr. Şirin Tekinay, öğrencilerin özgünlüğünü kaybettiği çoktan seçmeli test çözme kabiliyeti geliştirmenin gerçek bir eğitim olmadığını söyledi.

Üniversite, girişimcilik alanında kadınlara da önemli bir destek veriyor. KAGİDER ile “KAGİDER Pusula” için işbirliği protokolü imzalayan Işık, girişimcilik alanında Google ile de çalışıyor.

Türk Eğitim Sistemi'ni ana sınıfından yüksek öğretime kadar SÖZCÜ için değerlendiren Işık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şirin Tekinay, geleceğin meslekleri üzerine görüşlerini de açıkladı. Tekinay, eğitim sistemimizde çocukların özgüven ve yaratıcılığının yok edildiğini, belirterek, “Öğrencilerimiz çoktan seçmeli test antrenmanı ile üniversiteye geliyor. Gerçek bir lise eğitimi ile değil. Bu taktik oyunu gibi bir şey. Gerçek eğitim değil” dedi.

“SAYISAL, SÖZEL DİYE AYIRIM OLMAZ”

Bugün uygulanan eğitim sisteminin 100 değil 200 yıl önceki metot olduğunu öne süren Prof. Şirin Tekinay, bu sistemin  mutlaka değişmesi gerektiğini ifade ederek şöyle konuştu: Ben öğreteyim sen öğren. Böyle bir eğitim sistemi yok. Üniversiteye gelen öğrenci çoktan seçmeli test antrenmanı ile geliyor. Gerçek bir lise eğitimi ile değil. Bu öğrencilerimizi alıp, tasarım yapan, sorgulayıcı, yaratıcı, yenileştirici bireylere dönüştürmeye çalışıyoruz. Aslında insanlar bu özelliklerle doğar. Ama bizim aradaki eğitim sistemimiz bunları öldürüyor. Sonra üniversiteye geldikten sonra hele siz ona, proje bazlı eğitim derken, çok yeteneği kaybediyoruz.”
Öğrencilerin yaratıcılığını, özgünlüğünü öldürmeye yönelik bir ilk ve orta öğretim sistemi olduğunun altını çizen Prof Tekinay, “Çoktan seçmeli test çözme kabiliyetini geliştiriyoruz. Bu taktik oyunu gibi bir şey. Gerçek eğitim değil.  Üniversiteye sokuyoruz. Üniversiteye sokarken de çocuklarımızı sayısal-sözel diye keskin çizgilerle birbirinden ayırıyoruz. Bu da yanlış. 21. Yüzyılın ihtiyacı olan nitelikli insanı düşünerek eğitim vermek lazım. Artık eğitim ile araştırmayı bütünleşik düşünmek lazım.” Dedi.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın “Biz öğretmenliği ders anlatma ve not verme, öğrenciliği de sınava girme ve not alma düzeyine indirerek, tarihi bir yanlışın içine girdik” ifadesini hatırlattığımız Tekinay bu konuda ise şöyle konuştu:
Çok doğru bunun değişmesi lazım. Ben öğreteyim sen öğren, bir sonraki derste de ben seni imtihan edeyim bunlardan.. Artık  100 değil 200 yıllık eski bir metod. Bunun değişmesi gerekiyor. Biz üniversitelerimizde bunu yapabiliyoruz. Ama umuyoruz ki bu değişiklik ortaöğretime iner ve uygulanır” ifadesini kullandı.
Eğitimle ilgili 20 yılını geçirdiği Amerikan sistemiyle ilgili de bilgi veren Prof. Tekinay şunları söyledi:
Amerika'da da sınav var. Ama sistem çok farklı. Orada çocuklar puanlarını alır. Üniversite giriş yetkilileri, her üniversite için farklı, çocukları tek tek değerlendiriyorlar. Bu çocuk sporcu, bu çocuk sosyal sorumluluk projeleri yapmış, bu çocuk yaratıcı sanatçı, şöyle eserleri var bununla ilgileniyor. Bütün bunları çocuğu bir bütün olarak değerlendirip nelere eğilimi var, o üniversite uygun mudur bu çocuk için… Böyle eşleştirmeler oluyor. Bizdeki  gibi birkaç sınavın sonucuna bağlı olmanın getirdiği rastgelelik orada yok”
Eğitim sisteminin sık sık değiştirilmesini de eleştiren Tekinay, ana okulundan başlayıp üniversiteye kadar, çok uzun vadeli ve geniş çaplı bir eğitim sisteminin oluşturulması gerektiğine dikkat çekerek “Bunun sıklıkla değiştirilmemesi lazım. Bir ülkenin eğitim politikası en uzun vadeli, yani geleceğe dokunmak için çocuklarımızdan başka birşeyimiz yok.  O yüzden eğitim çok çok çok önemli. Tepkisel değişikliklerden kaçınmak gerekiyor.” Dedi.

“FİKRİ VE PROJEYİ ÜRETİME ÇEVİRMEK”

 Yetenekli çocuklarla ilgili de önemli çalışmalar yaptıklarını ifade eden Tekinay, “ Yapıcılar hareketi var (Maker Movement)  yapıcılar hareketini destekliyoruz. Türkçe ‘Düşün ve Yap' dediğimiz fablab olgusunu destekliyoruz. Ülkemizde bunu yaygınlaştırmak için en çok çalışan öncülerden birisiyiz.  Fablab olgusu yurt dışında dünya çapında bir sivil toplum hareketi. Teknolojiye erişimi demokratikleştiren bir hareket.  Bu ne demek. Bir fikriniz, bir projeniz mi var bunu üretime çevirmek. Tükettiğimiz şeylerin ithal etmekten çıkarıp, üreticisi, yapıcısı konumuna geçirmeye çalışıyoruz” dedi.
“ŞİLE KAMPÜSÜ'NDE 12 DİL KONUŞULUYOR”
Işık Üniversitesi Şile Kampüsü'nde geçen yıl 12 dilin konuşulduğunu kaydeden Prof. Tekinay, bu yıl bu sayının daha da artmış olabileceğini belirtirken, “bütün dünyayı Şile'ye getireceğiz. Şile kampüsümüz yenileşim ve girişimcilik kampı olarak yapılıyor” dedi.

“GELECEĞİN MESLEĞİ ŞEHİR MÜHENDİSLİĞİ”

Geleceğin meslekleri konusunda da önemli bilgiler veren Tekinay, şu anki mesleki disiplinlerin yıkılacağı ve yeni mesleklerin oluşacağını söyledi. Şehir Mühendisliği ve Endüstriyel Tasarım'ın bu meslek dallarında önemli bir yer tutacağını kaydeden Tekinay, 21. Yüz yılın en önemli sorunlarından birinin şehirleşme olduğunu ifade etti.  Tekinay, “Dünya nüfusu, gezegenin yüzde 3'ünden azına sıkışmış durumda. Korkunç bir problem kümesi. Çevre sorunlarıyla ekonomik sorunlarıyla. Bunu hem mikro, hem makro skalalarda düşünüp çözebilecek insanlar olacak şehir mühendisleri. Hava kirliliği, trafik, sosyal sorunlar, insanların zaman kaybı, psikolojik bozukluklar, tüm yaşam alanını içine alıyor. Bunu ülkemize ilk kez getirdik. Başka bir vakıf üniversitemizle ortak olarak devam edeceğiz. Üniversite sanayii işbirliği içinde yapacağız. Yüksek Lisans programını yapacağız” dedi.
 
“SOSYAL BİLİMCİYİM DİYEN KİMSE BİLİM ADAMI DEĞİLDİR”
Eğitimcide sağ beyin sol beyin diye insanların bölünmemesi gerektiğine inandığını söyleyen Işık Üniversitesi Rektörü Prof. Şirin Tekinay, sayısal, sözel ayırımı ile ilgili bilim alanında tartışma yaratacak açıklamalarda da bulundu.
Her şeyin matematiğe dayalı olduğunu kaydeden Tekinay, “ Sosyal bilimciyim diyenler bilim adamı değil” ifadesini kullanarak şunları söyledi:
Bilim her zaman matematiğe dayalı olmak durumundadır. Her şey matematiği dayalı olmak durumundadır. Sözel bilim dalı yoktur. İstatistik bilmeyen bir sosyolog, psikolog nasıl olur ben anlamıyorum.  İstatistik bilmeyen bir tarihçi bir hukukçu olamaz. O yüzden bunlar bilim mi değil mi diye sonra tartışmalar çıkıyor. Şu andaki ben sosyal bilimciyim diyenler bilim adamı değil, çünkü Matematik bilmiyorlar. İstatistik bilmiyorlar. Bu işin ham maddesidir en az istatistik bilmeleri gerekir. Bir hukukçunun miras hukukunu siz nasıl kesirler olmadan anlatacaksınız. İmkan var mı hukuk nasıl sözel alan olur. Tamamen matematik ve mantığa dayalı bir şeydir. Ama ezberleyip sınavları bir şekilde geçip hukukçu diye çıkıp ondan sonra bilim adamıyım demememsi lazım hiç kimsenin. Sadece bunun için değil, geometri, fizik bilmeyen bir heykeltraş nasıl heykel yapacak. Ölçüleri nasıl tutturacak. Bunları ayırt etmemek lazım. Çok tartışmalara neden olmuştu, rahmetli Hüseyin Gezer'in uçan Fatih heykeli vardı. Tek noktadan desteklidir. Bütün ağırlık merkezini oraya vermiş uçmayı başarmıştır.
Son güncelleme: 11:5217.12.2015
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp