Reklamsız Sözcü

‘Asgari ücret turizm sektörüne zarar verecek’

Rusya krizinin ardından ciddi kayıplar yaşayan turizm sektörüne, asgari ücret zammının da büyük zarar vereceği belirtiliyor.

10:2722 Aralık 2015
‘Asgari ücret turizm sektörüne zarar verecek’
Rusya krizinin ardından ciddi kayıplar yaşayan turizm sektörüne, asgari ücret zammının da büyük zarar vereceği belirtiliyor.

Asgari ücretin 1 Ocak 2016'dan itibaren net bin 300 TL'ye yükseltilmesinin beklenmesi, turizmcileri de tedirgin etti. İşverenler, devlet desteği olmazsa sektörün büyük zarar göreceği görüşünde. Seçim vaadi olan bin 300 lira asgari ücretin işçi maliyetlerinde genel bir artışa yol açacağını belirten turizmciler, destek yapılmaz ve önlem alınmazsa işletmelerin kapanmasından kayıtdışı işçi çalıştırmaya kadar pek çok sıkıntının beraberinde geleceğini savundu.

Foto: Depophotos

Ege Turistlik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Yönetim Kurulu Üyesi ve Boyalık Beach Hotel SPA Genel Müdürü Orhan Belge, çalışan gözüyle bakıldığında refah düzeyinin az da olsa artacağını ve işçiye biraz nefes aldıracağını söyledi. Bölge, “Ancak şunu da unutmamak gerekir, 910 TL'den başlayıp bin 300 TL'ye kadar varan ve şu an işletmelerde çalışan ara maaşların da olduğu bilinmektedir. İşletmeler, bu ara maaşları personelin çalışma sürelerine ve kalifiyelerine göre yapmaktadır. Asgari ücret bin 300 TL olduğu zaman bütün bu maaş grupları bin 300 TL'de toplanacaktır. Bin 300 TL ve üzeri maaş alan diğer grup personel de işletmelerinden beklenti içinde olacaklardır.” dedi. Bu durumda işletmelerin, ya bin 300 TL ve üzeri maaşlarda da biraz oynama yapmak zorunda kalacağını ya da büyük olasılıkla, ‘isteyen gider, isteyen çalışır taktiği' uygulayacağını öne süren Orhan Belge, “İşveren tarafından baktığımızda bu ciddi bir maliyet yükü getirmektedir. Bu konuyu tek taraftan ele alamayız. Çalışanı, işvereni ve devleti tüm ülkemiz açısından ele aldığımız zaman kimseyi mağdur etmeyecek bir çözüm bulunması kanaatindeyim.” diye konuştu. Asgari ücretin 910’dan bin 300 liraya çıkması durumunda her yıl yüzde 5+5 oranında yapılan artışın, 2016 ilk altı aylık döneminde yüzde 43'e yükseldiğine dikkat çeken Belge, şöyle devam etti: “Eğer maliyetin yarısını devlet karşılarsa yüzde 21,5 yine işverene yük olarak binmektedir. Bunun her yıl olası yapılan yüzde 5'ini düşersek, yine net yüzde 16,5 gibi yüksek bir rakam yük olarak gelmektedir. İşletmelerin kapanmaması, dolayısıyla işçilerin işten çıkarılmaması, yeni yatırımların önünün kesilmemesi ve eskiden olduğu gibi kayıtdışılığa mahal vermemek için bunun acilen bir çözüme ulaştırılması gerekmektedir. Her zaman söylediğimiz gibi Türk ekonomisinin jeneratör pozisyonundaki turizm sektörünü ayakta tutmak istiyorsak, ülkemizin fiziki konumu itibariyle yaşadığı sorunları da gözönüne alırsak, buna gerçekten milli bir görev gibi bakıp öyle hareket etme zorunluluğumuz olduğu kanaatindeyim.”

‘ARTIŞ ORANININ DEVLETLE PAYLAŞILMASI GİBİ BAZI DÜZENLEMELER YAPILABİLİR'

Bir ülkede özellikle düşük ücretli maaşlardan yüksek vergi ve SGK primi alarak refah düzeyinin artmasının mümkün olmadığını savunan ETİK Yönetim Kurulu Üyesi Belge, “Biz ülke olarak vergimizi zamanında ödeyerek, kayıtdışı gelire izin vermeden bilinçli bir vatandaş olarak hareket ettiğimiz sürece ülkemizde refah düzeyi hiçbir zaman aşağılara düşmeyecektir.” dedi. Asgari ücret artış oranının ortaya çıkaracağı sıkıntıları ise şöyle sıraladı: “Asgari ücretin 12. ayda değişen vergi dilimi, 9-10. aylarda yükselmeye başlayacaktır. Personelin kıdem tazminatında önemli bir artış meydana gelecektir. SSK taban ve tavanı büyük oranda artış gösterecektir. Bugüne kadar asgari ücretle bin 300 lira arasında maaş alan personelde motivasyon düşüklüğü yaşanacaktır. İlave teşvik, damga ve gelir vergisi alınmaması, artış oranının devletle paylaşılması gibi bazı düzenlemeler yapılabilir. Bu rekabet ortamında maliyetleri misafirlerimize de yansıtamayacağımıza göre devletimizin bu konuda yapacağı açıklamaları ve uygulamalı merakla bekliyoruz.” (CİHAN)

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp