Reklamsız Sözcü

Merkez’in kararını piyasa nasıl yorumluyor?

Merkez Bankası’nın beklentilerin aksine faizleri değiştirmemesi üzerine ‘bağımsızlık’ tartışmaları yeniden gündeme geldi.

16:5822 Aralık 2015
Merkez’in kararını piyasa nasıl yorumluyor?
Merkez Bankası’nın beklentilerin aksine faizleri değiştirmemesi üzerine ‘bağımsızlık’ tartışmaları yeniden gündeme geldi.

Merkez Bankası (TCMB) Aralık ayında politika faizinde bir artışı beraberinde getirecek bir sadeleşme adımı beklentilerine karşın kısa vadeli faizleri sabit tutarken analistler bankanın kredibilitesinin zarar gördüğünü ve bağımsızlığına dair soru işaretlerinin tekrar gündeme geldiğini belirtiyorlar.

Foto: Cihan

Para politikasının yükselen enflasyonla mücadele edebilmekten gittikçe uzaklaştığını belirten analistler, TCMB’nin daha önce politika faizinde artış içeren sadeleşme adımlarıyla ilgili piyasaya verdiği mesajları uygulamaktan çekinmesinin nedeninin ise siyasilerin düşük faiz istekliliği olabileceğinden endişe ediyorlar.

TCMB faiz koridorunun alt bandı olan gecelik borçlanma faizini yüzde 7.25’te, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 7.5’te koridorun üst bandı olan gecelik borç verme faizini yüzde 10.75 seviyesinde sabit tuttu.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın faizlerin yüksek olmasını sıklıkla eleştirdiği ve TCMB’yi faizleri düşürmeye çağırdığı bilinirken, analistler TCMB’nin verdiği mesajlara dayanarak bankanın daha önce açıkladığı ve politika faizinde artış gerektirebilecek yol haritasına paralel bir faiz artırımına gitmesini bekliyor ve aksi durumda bu adımların bankanın kredibilitesine zarar verebileceğini belirtiyorlardı.

Ağustos ayında küresel para politikalarının normalleşme sürecinde izleyeceği yol haritasını ortaya koyan TCMB, bu çerçevede faiz koridorunun bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı etrafında daha simetrik bir hale getirileceğini ve daraltılacağını açıklamıştı. TCMB’nin sinyalleri ise Fed’in faiz artışı ardından piyasanın beklentisini Aralık ayı toplantısına yöneltti.

Nomura Stratejisti Timothy Ash, “TCMB’nin bağımsızlığına dair büyük soru tekrar yükseliyor” dedi ve kararı anlamakta zorlandığını ifade etti. Londra merkezli Spiro Sovereign Strategy Direktörü Nicholas Spiro ise “Yatırımcıların gözünde Merkez Bankası’nın kaybettiği itibar büyük” dedi.

Reuters anketinde beklentiler Aralık ayı için politika faizinde 50 baz puan, koridorun alt bandında 25-50 baz puan artışta yoğunlaşıyordu.

Capital Economics’in gelişmekte olan ülkelerden sorumlu Kıdemli ekonomisti William Jackson, “TCMB’nin bugün geniş bir çevre tarafından beklenen artışa karşın faizleri sabit tutması bankanın faizleri düşük tutması için politik baskıya boyun eğdiği yönündeki endişeleri yeniden gündeme getirecek” dedi.

Bugüne kadar siyasi baskının da etkisiyle uygulanmak zorunda kalınan üstü kapalı faiz artışları nedeniyle TCMB’nin politika faizi ile piyasaya uygulanan faiz arasında uzun süredir belirgin bir fark var. TCMB’nin söylemleri ve piyasa beklentisi bankanın politika faizini ortalama fonlama maliyetine yaklaştırarak daha sade bir politikaya geçmesi ve buna ABD Merkez Bankası’nın faiz artışının hemen ardından Aralık ayında başlaması yönünde idi.

Bankaların ortalama borçlanma maliyeti  son günlerde yüzde 8.85 civarında seyrediyor. Politika faizi ise halen yüzde 7.50 seviyesinde.

TCMB: OCAK AYINDAN İTİBAREN YAPILABİLİR

Piyasa beklentilerinin aksine faizlerin sabit tutulması piyasalarda da sert satış baskısını beraberinde getirdi. TL gelişmekte olan para birimlerinden negatif ayrışırken yüzde 1’e yakın değer kaybetti, hisse senetlerindeki kayıplar ise yüzde 1’i aştı.

Ancak analistler piyasadaki satış baskının TCMB’nin önümüzdeki toplantıdan itibaren benzer adımların atılabileceğine ilişkin mesajları sayesinde sınırladığını belirttiler.

TCMB metninde “Kurul, küresel para politikalarındaki normalleşmenin başlaması ile birlikte oynaklıklarda gözlenen düşüşün kalıcı olması halinde önümüzdeki toplantıdan itibaren para politikasındaki sadeleşme adımlarına başlanabileceğini değerlendirmiştir” görüşüne yer verdi.

Analistler, PPK açıklamasında bir önceki metne göre en önemli değişikliğin bu cümle olduğuna dikkat çektiler.

PPK metninde önümüzdeki dönemde para politikası kararlarının enflasyon görünümüne bağlı olacağına ve para politikasındaki sıkı duruşun sürdürüleceğine de dikkat çekilirken, enerji fiyatlarındaki gelişmelerin enflasyonu olumlu yönde etkilemeye devam etmekte olduğunu ancak birikimli döviz kuru hareketlerinin ise çekirdek enflasyon eğilimindeki iyileşmeyi geciktirdiği görüşünü yineledi.

TCMB’nin faizleri sabit tutmasını “Şok edici bir karar” sözleriyle özetleyen Ash, “TCMB bahsettiği, FED’in artışı sonrası normalleşme politikası nerede? Enflasyon hedefin çok üzerinde, enflasyon beklentisi yükseliyor ve büyüme üçüncü çeyreğin sonunda sürpriz bir şekilde yukarı doğru peki neden düzgün bir sıkılaşma yok? TCMB sadeleşmenin fiyatlardaki dalgalanma bittiğinde başlayabileceğini tartışıyor, bu açıkça söylemek gerekirse sıkılaştırmamak için başka bir mazeret” dedi.

“Bu bir fırsatın kaybedilmesidir” diyen Ash, “TCMB’nin bağımsızlığına dair büyük soru tekrar yükseliyor. Benim gibi Türkiye yanlısı insanlar bile bu durumu anlamakta zorlanıyor” dedi.

TCMB ayrıca küresel piyasalardaki belirsizliklerin enflasyon beklentileri üzerindeki etkileri ile enerji ve işlenmemiş gıda fiyatlarındaki oynaklıkları dikkate alarak, gerekli görülen süre boyunca likidite politikasındaki sıkı duruşun korunacağı görüşünü de korudu.

Son güncelleme: 17:0422.12.2015
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp