Reklamsız Sözcü

‘Yaşlı atleti geçmesin’ diye genç atlete ağırlık bağlandı

İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, “Bankacılık, stratejik bir sektördür İşimizi iyi yapamazsak milli menfaatlerimiz zarar görür" dedi.

09:278 Aralık 2015
‘Yaşlı atleti geçmesin’ diye genç atlete ağırlık bağlandı
İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, “Bankacılık, stratejik bir sektördür İşimizi iyi yapamazsak milli menfaatlerimiz zarar görür" dedi.

Atilla KIZILTAN

Mali performansın yanı sıra risk yönetimi, yeni teknolojilerin kullanımı ve aynı sektördeki diğer kurumlardan farklılaşma stratejilerinin de rol oynadığı kıstaslarla Londra'da “Yılın Bankası” ödülünü alan Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, ödül sonrasında gazetecilerle sohbet toplantısı yaptı.


Türk bankacılık sisteminin yeterlilik rasyosunun yüzde 14-13'lü seviyelere geldiğini vurgulayarak başladığı konuşmasını, “Risk ağırlıklı varlık yaratarak (kredi vermek suretiyle) buralar görüldü. Her verdiğiniz kredi, sermaye yeterlilik rasyonuzu aşağı çekiyor” dedi.
Bali şunları söyledi: “Dört büyük özel bankanın arasında sermaye yeterlik rasyosu sıralamasında en büyüğünün İş Bankası olduğunu dile getiren Bali “Ya daha geniş bir faiz marjıyla kredilendirme yapacaksınız ya da faiz dışı gelirlerin payını toplam gelir kompozisyonunda artıracaksınız. Bunun altında asıl şu yatıyor: Yüzde 10'lu seviyelere indirilmiş bir özkaynak kârlılığı sistemin matematiğini çalıştırmıyor. Bu bankaların kâr edip etmeme tartışması değil, bankaların işlev görüp göremeyeceği tartışması.”

BASEL KRİTERLERİ UYMUYOR

Avrupa'nın Basel kriterlerini alırken bankaların stres testlerinden geçemediği bir tabloda sermaye yeterliliğinin yüzde 8 civarlarında belirlendiğini vurgulayan Bali, “Biz de ‘makro tercihlerle bunu yüzde 16-17 sermaye yeterliliğine sabitledik. Benim tabirimle, ‘yaşlı ve koşamayan bir atlet, genç bir atlet tarafından geçilmesin' diye, genç atlete ağırlık bağlandı. Bu ağırlıkla şimdi biz de koşamıyoruz. Biz diriyiz oysa” yorumunda bulundu.

Bankacılık sektörünün yaşadığı bu sorunun ülkenin büyüme hızını da belirlediğini ifade eden Bali “ İstihdamı ve 2023 hedeflerine erişimi belirler. Basel düzenlemelerinin Avrupa için bir ekonomi politiği var. Bize düşen de ülke açısından milli olabilecek seçimler yapabilmemiz. Avrupa'nın dinamiklerine göre değil, kendi iç dinamiklerimize göre karar verip belirlememiz gerekir.”

Elde edilen gelirlerle sermayedarların tatmin edilmediği gibi kalan kısımla yeni iş de yaratılamadığını ifade eden Bali, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“O zaman ülkenin ticari, büyük altyapı finansmanları, hane halkı finansmanları nasıl sağlanacak? Bankacılık, aracılık yönünü dikkate aldığımızda; haberleşme, savunma, enerji gibi stratejik bir sektördür. Milli bankacılık fonksiyonlarını göremezsek bundan dolayı sıkıntı duyarız. İşimizi iyi yapamazsak bundan milli menfaatlerimiz zarar görür.”

YENİ BİR BÜYÜME HİKAYESİ YAZILMALI

2015 yılının belirsizlikle geçtiğini, ekonomi ve siyasi yönde geleceğe bağlı kalındığını ifade eden Adnan Bali, “Türkiye çok mutedil (ılımlı) büyüyor. Yüzde 3-4'e sıkıştı. Uzun soluklu politikalar üretemedik. Yeni bir büyüme hikayesi yazmalıyız ve bu dünyaca kabul görmelidir. İki en belirgin faktör ortadan kalktı. Siyaset ve FED kararı. FED artık fiyatlandı. Bunlar artık majör sorun değil. Cari açığın her büyüme dönemindeki durumu önemli. Demiryolları, yükleme indirme ve bindirmelerinin bağlantılarıyla rekabet gücü artırılmalı, eğitim, hukuk ve teknoloji konularına ağırlık verilmeli” dedi.

YENİ HAVALİMANINDA OLMAMAK BENİ ÜZDÜ

ÜÇÜNCÜ havalimanının finansmanına giremediklerini belirten Adnan Bali, bundan dolayı yaşadığı  üzüntüyü şu sözlerle dile getirdi: “Bunun Türk bankalarınca finanse edilebileceğini, Türk bankalarının da buna gücünün yetebileceğini ilk söyleyen kişi benim. Müzakere ettik, konuştuk. Maalesef istenen rakamlara inemedik. Bu projede olmamak içimi sızlatıyor. Körfez Geçiş Projesi, Azerbaycan Şahdeniz'deki payların satın alınmasında, Türkiye'deki her işin içinde varız. Üçüncü havalimanında olmamaktan son derece üzgünüm.”

KRİZ BU BOYUTLARA GELMEMELİYDİ

ADNAN Bali bölgede farklı alanlarda çok yönlü ve derinleşmiş ilişkilerin bulunduğunu belirtererk,  Rusya ile yaşanan krizinin kısa sürede normalleşmesinin zor göründüğünü söyledi. Bali şöyle konuştu:

“Grup olarak 100 milyon dolarlık Rusya riskimiz söz konusu. Ancak bu çok önemli değil. Şişe Cam olarak Rusya'da bir operasyonumuz var. Oradaki yatırımlar uzun vadeli. Bu riskleri yönetebilecek şekilde pozisyon alıyorsunuz. Vur-kaç taktiği yatırımla işler yürümez. Bu durum nereye kadar sürer, bilemiyorum. İç siyasetteki pozisyonlar, dış siyasette de etkili. Kriz, bu boyutlara gelmemeliydi. Bizim için bir sıkıntı yok. Sadece güvenlik önlemlerini artırdık. Onların da (Rusların) Türkiye'de bankası var. Karşılıklı ilişkiler önemli.”

MB’NİN GÖREV ALANI TEKRAR TANIMLANMALI

Zaman zaman gündeme gelen Merkez Bankası'nın (MB) özerkliği konusundaki tartışmalara da değinen Adnan Bali, “Merkez Bankası politik alanını içeren konularda, MB'nin özerkliği içinde tartışılır buluyorum” yorumunu yaptı. Bali şöyle devam etti: “Merkez'in büyüme, enflasyon, dış açık, cari denge, istihdam gibi ulaşmayı hedeflediği birçok hedef var. Bunların bir kısmı teknik alanın içine, bir kısmı da siyasi alanın içine girer. MB'nin görev alanı yeniden tanımlanmalı. Neresi teknik, neresi siyasi? Bu yönetme sorumluluğu ve hesap verilebilirliğin devredilmesi demektir.”

SİYASET HEVESİ OLAN ELBİSESİNİ ÇIKARSIN

YIL içinde fazla siyasi olduğumuzu dile getiren Adnan Bali, “Uzun süredir kimin yaptığını ve kime yaradığını sorguluyoruz. Oysa kimin yaptığı ve kime yaradığı değil, neyin doğru olduğunu söylemeliyiz” dedi. Bali şöyle konuştu:
“İş dünyasına kaynak sağlayan bir bankanın genel müdürüyüm. Mevduat, kredi, faiz, finansman konuşabilirim. Siyasetle ilişkim, istikrar, öngörülebilirlik konularında olur. Bu heveste olan varsa bir zahmet elbisesini çıkaracak. Risklerini de alacak, toplumu da fikirlerinden mahrum bırakmayacak.”

THE BANKER’DAN YILIN BANKASI ÖDÜLÜ

TÜRKİYE İş Bankası, bankacılık sektörünün önde gelen uluslararası yayınları arasında yer alan The Banker Dergisi tarafından güçlü mali performansı ve inovatif hizmet anlayışı ile  “Türkiye'de Yılın Bankası” ödülüne layık görüldü.  İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, yaptığı değerlendirmede, Türkiye İş Bankası'nın çabalarının bu şekilde ödüllendirilmesinin kendileri için mutluluk vesilesi olduğunu ifade etti.

İş Bankası'nın The Banker tarafından açıklanan “Dünyanın En Büyük 1.000 Bankası” listesinde ilk 100'e giren tek Türk bankası olduğunu da hatırlatan Bali, şöyle dedi:
“Bu yıl finansal piyasalardaki dalgalanmaların ve yurtiçi belirsizliklerin yoğunlaştığı bir ortamda, sorunsuz ve sürdürülebilir büyüme politikasını uygulayarak, yılın üçüncü çeyreği itibarıyla Türkiye'nin en büyük özel bankası olma unvanımızı koruduk. Önümüzdeki dönemde de güçlü mali yapımız ile riskleri etkin bir şekilde yöneterek ülke ekonomisine katkı sunmaya devam edeceğiz.”

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp