Reklamsız Sözcü

IŞID, Reyhanlı’dan başlar sonra İstanbul’a bulaşır!

AKP’nin ilk Dışişleri Bakanı, dış politikayı yerden yere vurdu:

06:2124 Temmuz 2015
IŞID, Reyhanlı’dan başlar sonra İstanbul’a bulaşır!
AKP’nin ilk Dışişleri Bakanı, dış politikayı yerden yere vurdu:

Yaşar Yakış, Özlem Gürses'in sorularına yanıt verirken, Türkiye'de siyasi partilerin en büyük sorununun lider sultası olduğunu belirtti ve ekledi: Lideri kızdırırsam bir sonraki seçimde beni aday göstermez' diye endişe duyuyor insanlar. Bizim partide sadece iki kişi çıktı böyle… Ben ve Mehmet Aydın. Biz ikimiz adaylığımızı koymayacağımızı partiye bildirdik.

Türkiye'nin her yerinden IŞİD'e katılımlar olduğunu hatırlatan Yaşar Yakış, önümüzdeki günler için can sıkıcı bir tablo çizdi: IŞİD'le mücadele, öteki ülkelere kıyasla bizde çok daha zor olacak. Siyasi düzeyde bir tercih kullanılıyor…

Ya­şar Ya­kış 2000'li yıl­lar­da AK­P'­yi ku­ran 70 ku­ru­cu üye­den bi­ri, üs­te­lik par­ti prog­ra­mı­nı ka­le­me alan 6 isim­den de bi­ri… AK­P'­nin Dış İliş­ki­ler­den So­rum­lu Ge­nel Baş­kan Yar­dım­cı­sı, AKP Hü­kü­me­ti'nin ilk Dı­şiş­le­ri Ba­ka­nı, Or­ta­do­ğu coğ­raf­ya­sın­da en uzun sü­re gö­rev yap­mış Türk Bü­yü­kel­çi­si. An­lat­tık­la­rı as­lın­da he­pi­mi­zin bil­di­ği; yan­lış Su­ri­ye po­li­ti­ka­mız, IŞİ­D'­e açı­lan bü­yük ka­pı­lar, Tür­ki­ye'de el­le­ri­ni kol­la­rı­nı sal­la­ya­rak do­laş­ma­la­rı, hat­ta si­lah ve pa­ra yar­dım­la­rı… Ya­kı­ş'­la iç si­ya­se­ti de ko­nuş­tum. İş­te o ya­nıt­lar.

– Ya­şar Bey, Su­ru­ç'­ta ya­şa­nan sal­dı­rı­nın so­rum­lu­su kim ya da han­gi ku­rum ?
Su­ru­ç'­ta bu ya­şa­nan gü­ven­lik za­fi­ye­ti­dir. “Ön­lem alın­say­dı en­gel­le­nir­di­” de­mek ola­yı çok ba­si­te in­dir­ge­mek olur. Kök­le­ri­ne ine­bil­mek la­zım. Su­ri­ye po­li­ti­ka­mız bi­zi Su­ri­ye'ye ol­ma­mız ge­re­ken­den da­ha faz­la bu­laş­tır­dı.

IŞİ­D'­i kim, NASIL kul­la­nı­yor ?

Be­nim tah­mi­nim her­kes! Her­ke­sin çı­ka­rı ay­nı ol­ma­dı­ğı için her­kes ken­di­ne gö­re bir ta­ra­fı­nı kul­la­nı­yor. Böy­le olun­ca ta­bi­i IŞİD ko­nu­sun­da bü­tün ül­ke­le­rin iş­bir­li­ği yap­ma­sı da müm­kün ol­mu­yor. Biz me­se­la Tür­ki­ye ola­rak IŞİ­D'­i Kürt­le­ri den­ge­le­mek için kul­lan­mak is­te­dik. Ya­kın za­ma­na ka­dar böy­le de­meç­ler var… Suu­di Ara­bis­tan, IŞİ­D'­i böl­ge­de­ki Şi­i'­le­ri den­ge­le­mek için kul­la­nı­yor. Tür­ki­ye'de çe­şit­li il­ler­den, en son Ada­pa­za­rı'n­dan Kon­ya'dan IŞİ­D'­e ka­tı­lım­lar olu­yor. Suu­di Ara­bis­ta­n'­da da ser­vet­le­ri olan Sün­ni Müs­lü­man­lık ve İs­la­mi­yet uğ­ru­na pa­ra yar­dı­mın­da bu­lu­nu­yor­lar.
– Tür­ki­ye'de bin­ler­ce IŞİD sem­pa­ti­za­nı­nın ol­du­ğu, Or­ta­do­ğu'da da bir o ka­dar Türk va­tan­da­şı­nın IŞİD için sa­vaş­tı­ğı söy­le­ni­yor…
IŞİ­D'in ken­di­si sos­yal med­ya­dan bu bil­gi­le­ri açık­ça du­yu­ru­yor za­ten. Kal­dı ki sos­yal bi­lim­ler­de al­gı en azın­dan ger­çe­ğin ken­di­si ka­dar et­ki­li­dir. Ulus­la­ra­ra­sı alan­da Tür­ki­ye'nin IŞİ­D'­e des­tek ver­di­ği yö­nün­de güç­lü bir al­gı var.

GAZETECİLER BUNLARI NASIL BULUYOR?

– Hü­kü­me­ti­n bu­gü­ne ka­dar­ki be­yan­la­rı­nın ve uy­gu­la­ma­la­rı­nın et­ki­si yok mu bunda?
Mut­la­ka var. Ama da­ha da önem­li­si, hem Ba­tı ba­sı­nın­da hem Türk ba­sı­nın­da IŞİ­D'­çi­ler­le ya­pıl­mış rö­por­taj­lar var. Adam “Şi­li'den İs­tan­bu­l'­a gel­di­m” di­yor, “Be­ni ha­va­ala­nın­da Ka­pa­lı­çar­şı'da dük­ka­nı olan bi­ri­si kar­şı­la­dı, onun evin­de kal­dık, o be­ni er­te­si gün oto­bü­se bin­dir­di, Ha­ta­y'­da bil­mem kim al­dı bi­zi, ge­ce sı­nı­rı geç­ti­k” di­ye an­la­tı­yor… Düz ga­ze­te­ci­ler bu adam­la­rı bu­lu­yor ko­nu­şu­yor. İs­tih­ba­rat­çı­nın da bul­ma­sı ge­re­kir­di.
– Su­ru­ç'­tan bir gün ön­ce Rey­han­lı'da ko­mu­tan­la­rın bir ara­ya ge­lip top­lan­tı yap­tı­ğı­nı, biz­zat IŞİD sos­yal med­yadan du­yur­du…
On­dan 4 gün ön­ce Kon­ya­lı bir ka­dı­nın “Kı­zım IŞİ­D'­e ka­tıl­dı, kı­zı­mı kur­ta­rı­n” çağ­rı­sı var. Tür­ki­ye'de her ta­raf­ta bu du­ru­mun yay­gın ol­du­ğu­nu gö­rü­yo­ruz. Bu da Tür­ki­ye'de IŞİ­D'­le mü­ca­de­le­nin öte­ki ül­ke­le­re kı­yas­la çok da­ha zor ola­ca­ğı­nı gös­te­ri­yor. Bu ka­dar top­lu­ma ya­yıl­mış, kök sal­mış olan bir ha­re­ket çok sa­yı­da sem­pa­ti­zan top­la­ya­bi­lir. Bu adam­lar bir önceki Ra­ma­zan Bay­ra­mı'n­da İs­tan­bu­l'­un or­ta­sın­da Ömer­li'de açık açık top­lan­tı yap­tı­lar, üs­te­lik bu yıl da ay­nı­nı tek­rar et­ti­ler. Bu ka­dar açık olan bir du­ru­ma is­tih­ba­rat ve gü­ven­lik güç­le­ri­nin ula­şa­ma­ma­sı müm­kün de­ğil. Si­ya­si dü­zey­de bir ter­cih kul­la­nı­lı­yor ben­ce.

SURİYE İSTİHBARATI BİNLERCE KİŞİ SOKTU

– Sa­va­ş Tür­ki­ye'ye sıç­ra­dı mı bu sal­dı­rı ile?
IŞİD sa­va­şı­nın Tür­ki­ye'ye sıç­ra­ma­sı için bu­nu bek­le­me­ye ge­rek yok! Di­yar­ba­kır sal­dı­rı­sı, Rey­han­lı'da ya­şa­nan­lar, iş­te böy­le olu­yor za­ten, böy­le baş­lı­yor… Son­ra An­tal­ya'ya bu­la­şı­yor, son­ra İs­tan­bu­l'­a… Tu­rizm çö­kü­yor vs.
– Tür­ki­ye'de­ki en bü­yük risk ne­dir?
Uzun va­de­de de Tür­ki­ye'de bu ka­dar çok sa­yı­da Su­ri­ye­li nü­fu­sun çok sa­kın­ca­la­rı var. 4 yıl Şa­m'­da gö­rev yap­tım, Su­ri­ye is­tih­ba­rat ör­gü­tü­nün Tür­ki­ye'ye bin­ler­ce ele­ma­nı­nı sok­muş ol­du­ğu­nu tah­min et­mek zor de­ğil! Bun­lar ken­di­si­ni ha­va­ya uçu­ra­cak tür­den ki­şi­ler de ola­bi­lir, top­lum­da is­tik­rar­sız­lık ya­ra­ta­cak olan baş­ka tür­lü ele­man­lar da…

Parti bizim kurduğumuz ideallerin çok uzağında!

– AKP'yi kuran 70 kişiden birisiniz. Hâlâ kurucu üyesi misiniz?
Kurucu üyelik mezara kadar, eğer kendin istifa etmezsen. Ben istifa etmiş değilim.
– Kurduğunuz parti ile bugün Türkiye'yi yöneten aynı parti mi ?
Değil. Beni o tarihte motive eden ideallerinin şu anda ortalıkta olmadığını görüyorum. O ideallerin en önemlisi yolsuzlukların önlenmesiydi! Ben aynı zamanda parti programını kaleme alan 6 kişilik grubun da üyesiydim. Orada vurgu yaptığım iki konu vardı; bir dış politikayı konunun uzmanı bürokratlar, sivil toplum, üniversiteler ve parlamentonun tümü ile inşa etmek. İkincisi de yolsuzluklarla mücadele idi. Şimdi ikisinden de çok uzaktayız. Hatıratımı yazmak istediğim için bu aralar hep bu eski notları karıştırıyorum. AKP daha kurulmadan Afyon'daki hazırlık toplantısında tuttuğum notlar. O yazdığımız ideallere bakıyorum, o günkü noktadan çok çok uzağız.. Kucağınıza doğan bebeğin, toplumda istenmeyen biri haline gelmesi neyse benim için de durum bu.

SEÇİMDE AKP'YE OY VERDİM

– Son seçimde oy verdiniz mi ?
Partinin kurucusuyum. Oy vermezsem, bu bir ahlaki sorun olur.
– AKP'yi birlikte kurduğunuz ve bugün de AKP'yi yönetmekte olan bazı kişileri tanımakta güçlük çekiyor musunuz?
Güç insanı bozuyor. Bazı insanlar siyaseti ihtiras boyutunda seviyorlar, ben bana bir durum uymadığı zaman güle güle diyebiliyorum, ama ihtirası olan insanlar bunu kolay kolay söyleyemiyor.

Gül, AKP'ye zarar verecek girişimin içerisinde olmaz

– Yeni bir parti için bir girişimi olacak mı Sayın Abdullah Gül'ün?
Kurucusu olduğu AKP'ye zarar verecek bir şekilde bir girişimin içinde olacağına ihtimal vermiyorum. Ama parti artık onun böyle bir girişimi olmadan sarpa saracak bir duruma gelirse o zaman ona görev düşer.
– AKP'nin içinde rahatsızlık yok mu bütün bu olana bitene yönelik?
Partimizin her grup toplantısına hâlâ gidiyor, izliyorum. Her seferinde “Yaşar abi, ağzına sağlık, geçen gün beyanını okudum, tam senin gibi düşünüyorum” diyorlar. Ertesi hafta yine aynı konuşmalar… En sonunda dedim ki “Madem böyle düşünüyorsunuz niye dile getirmiyorsunuz?..” Abi biliyorsun durumu” diyerek bir çeşit çaresizlik ifade ediyorlar.

Koalisyon, yeni bir sayfa açmak için altın fırsat

– Ne yapılırsa Türkiye dış politikası açısından zarardan döner?
Politikamızı araziye uyarlamak için altından bir fırsat var elimizde, o da koalisyon müzakereleridir. Koalisyon müzakerelerinde bundan sonra kurulacak hükümetinin “Dış politikamız budur” diyerek yeni bir sayfa açması gerekmektedir. O yeni sayfada Esad sorunun değil, çözümün bir parçası olarak değerlendirilmelidir. İşin Türkiye'deki kısmında ise daha zor bir toplumsal seferberlik gerekiyor… Adapazarı'nda çocukları ve hatta karısını alarak biri IŞİD'e katıldı biliyorsunuz. Türkiye'de bir de böyle insanlar var. Bu insanların içinde kafa kesecek ya da kendini havaya uçuracak 5 adam bulsan işte Türkiye'nin başına gelebilecek en korkunç şey bu!

Rahmetli Özal herkesi dinlerdi

– Türkiye'nin AKP sorunu mu var, Tayyip Erdoğan sorunu mu?
Erdoğan'ın etrafında farklı görüşleri dillendirecek insanlara ihtiyacı var. Ben hasbelkader Turgut Özal'la da yakın çalıştım, bürokrat olarak. Rahmetli Özal etrafına kendisine çok aykırı düşünen insanları da toplardı, herkesi dinlerdi, yine bildiğini okurdu ama dinlerdi… “Evet efendimciler”in eline geçirdikleri lidere çok büyük zararları dokunur.

Kürtler'in tamamı ayrılmak istemeyecektir

Ku­zey Ira­k'­ta­ki Kürt­le­r'­in ba­ğım­sız­lı­ğa çok ya­kın ol­du­ğu­nu kay­de­den Ya­şar Ya­kı­ş'­a gö­re Su­ri­ye'nin par­ça­lan­ma­sı ha­lin­de ora­da da ben­zer bir ya­pı­ hız­la olu­şa­cak…
– Bu denk­lem­de Kürt­ler nerede ?
Ku­zey Ira­k'­ta­ki Kürt­ler­le iliş­ki­le­ri­mi­zi sı­cak tu­ta­rak her iki ta­raf için de ya­rar­lı bir or­tam ya­rat­tık. Ay­nı­sı­nı Su­ri­ye'de­ki Kürt­ler­le yap­ma­mız gerek.
– As­lın­da bü­yük pro­je ba­ğım­sız bir Kürt dev­le­ti ku­rul­ma­sı de­ğil mi ?
Eğer böy­le bir dev­let ku­ru­la­cak­sa, Tür­ki­ye bu­nu is­te­se de is­te­me­se de ku­ru­la­cak­. Kürt­ler 35 mil­yon nü­fu­suy­la dünyada dev­le­ti ol­ma­yan en ka­la­ba­lık halk ola­rak gö­rül­mek­te­dir. Ku­zey Ira­k'­ta­ki Kürt­ler ba­ğım­sız­lı­ğa çok ya­kın. Su­ri­ye par­ça­la­nır­sa ora­da da ben­zer ya­pı hız­la olu­şur. İran ka­pa­lı. Tür­ki­ye'de en bü­yük Kürt şeh­ri İs­tan­bul, ikin­ci bü­yük Kürt şeh­ri İz­mir ve­ya Mer­sin. Di­yar­ba­kır de­ğil. Kar­ma ev­li­lik­ler çok yay­gın, Kürt işa­dam­la­rı­nın Bo­ğa­z'­da ya­lı­la­rı var, Çer­kez­kö­y'­de fab­ri­ka­la­rı var. Gü­nün bi­rin­de ay­rıl­ma yö­nün­de re­fe­ran­dum ya­pıl­sa bu ki­şi­ler na­sıl oy kul­la­nır siz­ce? O nok­ta­ya ge­li­nir­se zan­net­me­ye­lim ki bü­tün Kürt­ler ba­ğım­sız­lık is­te­ye­cek­tir.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp