Reklamsız Sözcü

Derinlikli Görünen Saçma Sözleri Benimseyenler Daha Düşük Zekâlı

Yeni yapılan araştırma sonucunda derin anlamlı gibi gözüken 'zırvalıkları' benimseyenlerin düşük zekaya sahip oldukları ortaya çıktı.

17:5011 Aralık 2015
Derinlikli Görünen Saçma Sözleri Benimseyenler Daha Düşük Zekâlı
Yeni yapılan araştırma sonucunda derin anlamlı gibi gözüken 'zırvalıkları' benimseyenlerin düşük zekaya sahip oldukları ortaya çıktı.

Yeni yapılan bir bilimsel çalışma, entelektüel görünümlü “zırvalıkları” benimsemeye daha açık olanların daha düşük zekâya sahip olduklarını, daha az yansıtıcı düşündüklerini*, ayrıca komplo teorilerine, doğaüstü olaylara ve alternatif tıbba inanmaya daha fazla eğilimli olduklarını ortaya koydu.

Kanada, Ontario’daki Waterloo Üniversitesi’nden doktora adayı Gordon Pennycook ve ekibinin 300’e yakın katılımcıyla gerçekleştirdiği çalışma Judgment and Decision Making (Muhakeme ve Karar Verme) dergisinde, “On the reception and detection of pseudo-profound bullshit” (Derinlikli görünen zırvalığın algılanması ve tespiti üzerine) adıyla yayımlandı. Makalede “zırvalık” (bullshit) kelimesinin tam olarak 200 defa geçmesi de ayrı bir rekor sayılabilir.

Zırvalığı tanımlamak oldukça çetrefilli bir iş fakat Pennycook ve ekibi makalede bunu en iyi şekilde yapmak için ellerinden geleni yapmış.

Sözgelimi, şu derinlikli görünen ifadeyi ele aldılar: “Saklı mânâ benzersiz soyut güzelliğe dönüşür.” Makaleye göre bu ifade bir tür derin mânâ taşıyor gibi görünse de, yalnızca sözdizimsel yapısını koruyan bir cümleye rastgele yerleştirilmiş moda sözcüklerden başka bir şey değil. Zırvalık, salt safsatadan (nonsense) farklı olarak, yeterli anlam ve hakikat içermiyor.

Pennycook, kelime dizilerinden derinlikli görünen cümleleri rastgele oluşturan bir web sitesi hazırlamış (bir benzeri daha önce Deepak Chopra için yapılmıştı). Hala aktif olan web sitesinde bilgece görünen şu tür aforizmalar karşınıza çıkıyor: “Bugün, bilim bize doğanın özünün karmaşıklık olduğunu söylüyor” ya da “Yaşam, kuantum ayrılmazlığının çiçeklenen birleştiriciliğinden başka bir şey değildir” gibi.

Araştırmacılar yaklaşık 300 deneğe yukarıdakilere benzer cümlelerin derinliğine göre birle beş arasında bir değer vermeleri istendi.

Cümlelerin ortalaması 2,6 puan olarak değerlendirildi ve bu da cümlelerin “bir miktar derin” ve “epeyce derin” arasında bir yerde olduğunu gösterdi. Katılımcıların yüzde 27’sinin ise 3,0 ve üzerinde puan vermiş olması bu anlamsız cümlelerin “derin” ve “çok derin” olarak görüldüğünü gösteriyor.

İkinci deneyde ise katılımcılara, spiritüalite ve alternatif tıp üzerine New Age’ci görüşleriyle bilinen ve kuantum fiziğini kendi spiritüel düşünceleri için kullanmaktan çekinmeyen Deepak Chopra tarafından tweetlenmiş gerçek zırva cümleler gösterildi. Şaşırtıcı olmayacak şekilde, bu deneyde de ilkiyle aynı çıkan sonuçlar, katılımcıların zırvalığı tespit etmekte başarısız olduklarını gösterdi.

Son testte ise katılımcıların her şeyi “derinlikli” olarak görüp görmediklerini anlamak için her birine, hem sıradan ifadeler, hem de oldukça iyi bilinen derinlikli ifadeler gösterildi. Beklendiği gibi, “ıslak bir insan yağmurdan korkmaz” gibi ilham verici popüler sözler derinlikli olarak görülürken, sıradan ifadelerden daha yüksek puan aldılar.

Bu testlerle birlikte araştırmacılar katılımcıların kendileri ve çevreleri hakkında ne düşünüklerini anlamak için matematik yatkınlığı, sözel zekâ, dinsel inanç, mecaz ile gerçeği birbirinden ayırma becerisi gibi özelliklerine baktılar.

Araştırma çarpıcı bir şekilde, saçma ifadelere daha açık olan ve bu ifadelere daha yüksek puan verenlerin “daha az yansıtıcı düşündüklerini, bilişsel kabiliyetlerinin daha düşük olup varoluşsal karmaşaya ve komplo düşüncesine daha yatkın olduklarını, dinsel, doğaüstü inançlar taşıyıp, tamamlayıcı ve alternatif tıbbı daha fazla desteklediklerini” ortaya koydu.

İnternetin yaygınlaşmasıyla derinlikli görünen zırvalığa her zamankinden daha fazla maruz kalsak da, yapılan bu araştırma, bilgece görünen saftsataları tespit etme konusunda daha uyanık olmamızı sağlayabiliriz ve bizi mantıksız düşünmenin tuzağına düşmekten alıkoyabilir.

Bir zamanlar sözdebilimsel safsatayı ayırt etmeyi nasıl başaracağımızı Saçmalık Saptama Seti’nde anlatan Carl Sagan (bu videoda Michael Shermer tarafından tekrar anlatıldı), bu araştırmayı büyük ihtimalle çok severdi.

*Yansıtıcı düşünme (reflective thinking): Düşünme eyleminden farklı olarak, kuşkulanma, tereddüt etme, sorgulama vb.

Kaynak: independent

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp