Reklamsız Sözcü
EGE CANSEN

Maalesef enflasyonu ‘yükseltme’ hedefini tutturamadık

6 Aralık 2015

Av­ru­pa Mer­kez Ban­ka­sı Baş­ka­nı MI­T'­den dok­to­ra­lı ik­ti­sat­çı “Sü­per Ma­ri­o” lâ­kap­lı Sen­yor Drag­hi “enf­las­yo­nu yük­selt­mek için ne ge­rekiyorsa ya­pa­ca­ğı­z” de­miş. Ben de “o ar­ka­da­ş” gi­bi ko­nuş­say­dım şöy­le der­dim: “Ya­vu Drag­hi! Sen ne bi­çim ik­ti­sat­çı ve ne bi­çim bir mer­kez ban­ka­sı baş­ka­nı­sın? Mer­kez ban­ka­sı baş­ka­nı de­di­ğin, enf­las­yo­nu in­dir­mek için elin­den ge­le­ni ya­par. Sen tut­muş, kal­dır­mak için uğ­ra­şı­yor­sun. Ka­fa­yı mı ye­din ne?” EC­B'­nin (Av­ru­pa Mer­kez Ban­ka­sı), Av­ru­pa Bir­li­ği için enf­las­yon he­de­fi yıl­lık yüz­de 2 imiş. Ama enf­las­yon “sı­fı­r” do­la­yın­da sey­re­di­yor. Üs­te­lik ECB, pi­ya­sa­ya 1.1 tril­yon Eu­ro şı­rın­ga­la­mış ol­ma­sı­na rağ­men “fi­yat­lar ge­nel dü­ze­yi­” (ya­ni enf­las­yon) art­mı­yor.
Drag­hi : “Kar­şı kar­şıya ka­lı­nan teh­li­ke enf­las­yon de­ğil, def­lâs­yo­n”­dur. Fi­yat­la­rın düş­me­si (def­lâs­yon) da “fi­yat is­tik­rar­sız­lı­ğı­”dır. Biz de bir mer­kez ban­ka­sı ola­rak, “fi­yat is­tik­ra­rı­nı­” sağ­la­mak ama­cıy­la “fa­iz­le­ri in­di­rip-pa­ra mik­ta­rı­nı ar­tı­rı­yo­ru­z” di­yor.

KIRK ENF­LAS­YON MU, KIRK DEF­LÂS­YON MU?

Fi­yat ar­tış­la­rı baş­la­yın­ca, va­tan­daş “a­man da­ha faz­la art­ma­dan ala­ca­ğı­mı ala­yı­m” di­ye mal ve mülk ta­le­bi­ni öne çe­ki­yor. Ta­lep can­lı olun­ca sa­tı­cı­lar, he­men zam­mı da­yı­yor. Ya­ni öl­çü­len enf­las­yo­nu ar­tı­rı­yor. Halk, sa­tın al­ma­yı yap­mak için, elin­de­ki pa­ra yet­mez­se ge­ri öde­mek­te zor­la­na­ca­ğı ka­dar borç­la­nı­yor. Eko­no­mi­de hem “k­re­di ba­lo­nu­” hem de “var­lık fi­yat­la­rı­” ba­lon­la­rı olu­şu­yor. Ba­lon­lar pat­la­yın­ca da ma­li kriz çı­kı­yor. Eko­no­mi da­ra­lı­yor. Pe­ki, fi­yat­lar dü­şün­ce ne olu­yor? O za­man da va­tan­daş “na­sıl ol­sa da­ha da dü­şe­r” de­yip, bir­çok alı­mı­nı er­te­li­yor. Er­te­le­nen alım­lar, ta­lep nok­sa­nı ya­ra­tı­yor. Ta­lep nok­sa­nı da “sa­tıl­ma­ya­cak mal üre­til­me­z” di­yen sa­na­yi­ci­nin üre­ti­mi ve is­tih­da­mı kıs­ma­sı so­nu­cu­nu do­ğu­ru­yor. Yi­ne kriz çık­mış olu­yor. Hâl­bu­ki eko­no­mi yö­ne­ti­mi­nin ama­cı “ü­re­ti­mi ve is­tih­da­mı­” ar­tır­mak­tır. De­mek ki, “sı­fır enf­las­yo­n” eko­no­mi için kö­tü bir şey. Şim­di gel­dik ev öde­vi­ne: Si­ze bir ka­fa so­ru­su sor­mak is­ti­yo­rum: Eğer Av­ru­pa'da fi­yat is­tik­ra­rı de­nen şe­yin öl­çü­sü enf­las­yo­nun yıl­lık yüz­de 2'ye çık­ma­sı ise, Tür­ki­ye'de fi­yat is­tik­ra­rı, enf­las­yo­nun yüz­de ka­ça in­me­si­dir? Açık­la­yın.

SA­DUN ARE­N'­İN İDE­AL PA­RA TA­SA­RI­MI

OD­TÜ'de dört yıl bo­yun­ca (1957-1961) Pro­fe­sör Sa­dun Are­n'­in öğ­ren­ci­si ol­dum. Sa­dun Aren sos­ya­list­ti. Sa­dun Bey sa­de­ce ik­ti­sat ho­ca­sı de­ğil ay­nı za­man­da ik­ti­sat­çıy­dı. Bu, ede­bi­yat öğ­ret­me­ni ile ede­bi­yat­çı ara­sın­da­ki far­ka ben­zer. Sa­dun Aren eko­no­mi­de arz-ta­lep denk­li­ği­ni sü­rek­li sağ­la­ya­cak bir pa­ra ta­sar­la­mış­tı. Are­n'­nin ta­sar­la­dı­ğı pa­ra, öy­le bir mad­de­den ya­pı­la­cak­tı ki; bir haf­ta bo­yun­ca ağır­lı­ğı­nı (sa­tın al­ma gü­cü­nü) ko­ru­ya­cak, bir haf­ta so­nun­da sa­hip de­ğiş­tir­mez­se, ağır­lık (sa­tın al­ma gü­cü) kay­bet­me­ye baş­la­ya­cak­tı. Bir haf­ta için­de eğer sa­hip de­ğiş­ti­rir ya­ni bir alış­ve­riş­te kul­la­nı­lır­sa, ağır­lık kay­bet­me­me özel­li­ği ken­di­li­ğin­den bir haf­ta da­ha uza­ya­cak­tı. Bu sa­ye­de halk, pa­ra­sı de­ğer kay­bet­me­sin di­ye sü­rek­li alış­ve­riş ya­pa­cak ve arz-ta­lep den­ge­si hiç bo­zul­ma­ya­cak­tı.
Son söz: Enf­las­yo­nun azı ya­rar, ço­ğu za­rar.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp