Reklamsız Sözcü
EGE CANSEN

Rus muhribi tahrik etmiyor da Rus bazukası mı ediyor

8 Aralık 2015

SAYIN büyüklerim, sevgili yurttaşlarım, değerli gazeteci arkadaşlarım. Boğaz'dan geçen Rus savaş gemilerinin kendileri birer silahtır. Üzerlerinde görünür ve görünmez toplar ve füzeler vardır. Bu muhriplerin bizatihi kendileri bize tehdit teşkil etmiyor ve bizi tahrik etmiyor da üst güvertede omuzdan ateşlenen bazuka (veya her neyse) görünmesi mi ediyor? Lütfen saçmalamayalım. Üstelik o bazukayı, resmi çeken görevliden başka kimse görmemişken, televizyonların ve gazetelerin, servis edilen bu fotoğrafı baş haber yapıp, milletin gözüne sokup ahaliyi kışkırtmasının ne âlemi var? Savaş tamtamları çalmaya ne kadar da meraklıymışız meğer? Bu yetmiyormuş gibi, “Korkmayın! Sarayburnu açıklarında demirleyen NATO üyesi Portekiz'in savaş gemisi, bizi Rus saldırılarına karşı koruyacak” diye yayın yapmak, özgüven aşındırmaktan başka neye hizmet edecek?

DÜŞÜRÜLEN SAVAŞ UÇAĞININ RUS OLDUĞUNU BİLİYORDUK

Rus savaş uçağını, hava sahamızı ihlal ettiği gerekçesiyle Suriye üzerinde düşürmemizin iki izahı var. Birincisi, bizim Esad'ı devirecek muhalifleri destekleme faaliyetimizi, Ruslar zorlaştırmaya başlamıştı. Rusya'yı pasifleştirmek için, onları NATO ile karşı karşıya getirmeye karar verdik. Bu amaçla Rus uçağını bilerek düşürdük. Ben bu şıkka fazlaca ihtimal vermiyorum. İkincisi Rusya bizi tahrik ederek, kendi uçağının düşürülmesi riskini aldı. Böylece Rusya mağdur, Türkiye mütecaviz olacaktı. Türkiye NATO nezdinde, gereksiz bir iş yapmış duruma düşecek ve Türkiye'nin, Suriye'deki Esad karşıtlarını destekleme faaliyeti aksayacaktı. NATO'nun bu ihtilafa taraf olması mümkün değildi. Sonuçta Rusya da, Esad'ı istediği gibi destekleyecek ve onu korumak için Suriye'ye iyice yerleşecekti. Üstelik Türkiye'nin Suriyeli muhalifleri destekleyecek harekât yapması artık o kadar kolay olmayacaktı. Nitekim şu an tablo bunu gösteriyor.

BU SORUNU ANCAK NATO BAŞKOMUTANI ÇÖZER

Rus uçağının düşürülmesiyle başlayan “tamamen lüzumsuz” Türk-Rus gerilimi, kontrolden çıkmak üzeredir. Rusya, bize askeri olarak mukabelede bulunmayacağını söylemiştir. Bu iyi havadistir. Bilelim ki; bu, NATO üyesi olmamız sayesinde ortaya çıkan bir sonuçtur. Her halükarda bu olay NATO'yu doğrudan ilgilendiren bir meseledir. Türkiye; NATO'dan askeri yardım isteyecek duruma düşmeden önce, bu sorunu çözecek “siyasi yardım” istemelidir. Türkiye, bu amaçla yapılacak görüşme ve imzalanacak barış anlaşmasında NATO'yu “tam yetkili” kılmalıdır. Bu yetki, gerekirse bizim namımıza özür dileyebilmeyi de içermelidir. Bu, NATO'dan asker istemekten çok daha onurlu bir talep olur.
Son söz: NATO'ya savaş için güveniyorsan, barış için de güveneceksin.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp