Reklamsız Sözcü
MURAT MURATOĞLU

Petrolün tarihi düşüşü

22 Aralık 2015

Bundan 1,5 yıl önce 115 dolar olan petrolün varil fiyatı 36 dolara kadar geriledi. Herhalde biri gelip o gün Türkiye'ye; “Tek dilek hakkın var” dese, “petrol fiyatları düşsün” derdik! Oldu!
Küresel kriz patlak vermeden önce, Temmuz 2008'de petrol fiyatları varil başına 147 dolara çıkarak tüm zamanların rekorunu kırmıştı. Satarken nasıl geçirmişlerse artık!
Sonrasında 100 doların etrafında bir aşağı, bir yukarı dolaşıp durdu. Taa ki geçtiğimiz haziran ayında düşüş trendi başlayana kadar. Şimdi batan geminin malları misali 36 dolarda…
Madalyon iki yüzlü tabii… Petrol fiyatındaki bu düşüş, petrol üreten ve bizim gibi petrol tüketen ülkeler için farklı anlamlar taşıyor.

BULDUĞUNA SAT!

Üretici ülkeler için durum hoş değil falan diyoruz ancak üretimde herhangi bir kısıntı yok! Hatta üretim daha da artıyor. Öylesine çok üretip satıyorlar ki, sanki bir kaç yıla kimse petrol kullanmayacak… Hepsi ne kadar çok satsam o kadar iyi mantığı ile fiyatları her geçen gün düşürüyorlar.
Bir varil ham petrol başına üretim maliyeti Rusya'da 40-50 dolar, ABD'de 55-60 dolar, Kanada'da 70-80 dolar, Venezuela'da 60-70 dolar, Nijerya'da 25-35 dolar, Irak, İran ve Suudi Arabistan gibi Ortadoğu ülkelerinde ise 15 ila 25 dolar civarında seyrediyor.
Suudi petrolünü de Amerikan petrolü sayarsak olayın farklı bir boyutu karşımıza çıkıyor.

HEDEFTE RUSYA VE İRAN VAR

Hedefte iki ülke var. Biri Rusya diğeri İran… İkisinin de ekonomisi petrole sırtını dayamış durumda… Rusya'nın genişlemeci çabalarını baltalamak ve İran'ı sıkıştırmak için ABD'nin kuklası Suudi Arabistan petrol fiyatlarını çökertiyor.
Bu işten Suudi'ler de zarar ediyor ama 745 milyar dolarlık döviz rezerviyle bu gelir kaybına yıllarca dayanırlar.
Rusya'nın enerjiye dayalı ekonomisindeki sıkıntılar petrol fiyatları düştükçe artıyor. Bu durum da en çok bize yarıyor.

KÖTÜ OLMAK BAŞARIDIR!

Bu haliyle Rusya Türkiye'ye ambargo falan koyamaz. Bizim malımızı almaz ama paşa paşa istediğimiz her şeyi bize satmak zorunda…
Bütün bu gelişmelerin Türkiye ekonomisini şaha kaldırması gerekiyor. Petrol fiyatının gerilemesi cari açık ve enflasyonu yerle bir etmeli, büyümeyi coşturmalı…
Ancak nasıl kötü yönetiliyorsak artık, hem enflasyon çıkıyor hem de cari açık hâlâ yüksek seviyelerde… Büyüme dediğin kâğıt üzerinde stoklar arttı diyerek idare edilmeye çalışılıyor. Yine de kötü…
Acaba “tek dilek hakkımızı” yanlış mı kullandık?

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp