Reklamsız Sözcü
NİLAY ÖRNEK

70 bin doların varsa zenginsin!

19 Aralık 2015

Kimi “Biriktir” dedi, kimi “Biriktirme özgürleş”… Biri “Sakallara altın bile takılacak” dedi, bir başkası “Erkek gibi zırlama” diyerek şaşırttı… İşte Marka Konferansı'ndan kısa kısa notlar…

Dev bir salon düşünün. Çiçek dürbünü gibi bir sahne… Zeki ve esprili bir moderatör, Türk ve dünya ekonomisinden psikolojiye, dizilerden yemek sektörüne açılan bir alanda sadece 15 dakika konuşma hakları olan konuklar, tempoyu hiç düşürmeyen bir müzik, iyi kahve ve iki gün! Ve ‘büyük çoğunlukla' konferans dinlemeye değil de ‘Tiffany'de Kahvaltı'ya gidiyormuş gibi giyinmiş insanlar!
Bana 16'ncı yılında kısmet oldu; Marka Konferansı böyle bir şeymiş!
İki gün süren bu etkinlikten kendi adıma çok ‘ipucu' edindiğimi söyleyebilirim.
“Herkes bir marka olabilir. Ve en değerli marka kendinsin” gibi cümleler doğrudur belki de… Şirketim, param ve kurumsallığım olmadan oradaki bilgiden bu kadar keyif aldığıma göre!
Konu da çoktu, konuşmacı da (45 kişi imiş)… Ama ben size hap hap bazı notlar vereyim.

DELiLER AKILLIDIR BiRiKTiRMEZ

Kurucusu olduğu ‘Derviş Baba Deliler, Abdallar, Meczuplar ve Aşıklar Kahvehânesi'nin aldığı bir ödül sayesinde onu tanımış, bu köşeye de yazmıştım. Marka Konferansı'nın en etkileyici karakterlerinden biri Ali Denizci idi. Pek çok konuşmacı ilham vericiydi. Ama Boğaz'da zengin bir aileyle doğmuş, ilk milyon dolarını 26 yaşında kazanmış, sonra üç buçuk yıl sokaklarda ve hatta mezarlıkta yaşamış, ‘gelecekten, ölümden, parasızlıktan, işsizlikten' korkmuş ama dibe vurmuşken başka zenginlikler bulmuş bir adamdan hayat dersi alıyor olmak daha samimi olabiliyor.
“Deliler akıllı adamlardır, bir şey biriktirmezler. Bizse eşyayı, duyguyu, her şeyi biriktiriyoruz! Parasız kaldın mı zenginleşiyorsun. ‘Yaşasın halkların kardeşliği' değil; yaşasın Ali'nin kendiyle barışıklığı” diyor Ali Denizci.

DiZi DiZi iNCiLER

– İtalyanlar ‘Özpetekyano', ‘Özpetekyen' diye bir kavram oturtmuş. Anlamı: Ferzan Özpetek filmlerindeki gibi uzun ve kalabalık masalar, farklı bir ışık ve arkadaşlık.
Özpetek son filmini İstanbul'da çekiyor ama Tuba Büyüküstün ve Mehmet Günsür dışında oyuncu bilgisi vermiyor. Özpetek, doğallığını yitireceğini düşündüğü için hiçbir filminde prova çekmezmiş.
– Gülse Birsel'den iyi mizah için üç gereklilik: Malzeme iyi olacak, ünlü 10.000 saat kuralı (yeterlilik için 10 bin saat çalışma şart) mizah için de gerekli. Doğuştan yatkınlık da iyi hani!

– “Türkiye'de kadın komedyen var ama Türkiye'de komedi yazan kadın yok. Çünkü oyuncu okulumuz var ama yazar okulumuz yok” dedi Birsel. İstisnalar genellemeyi değiştirmiyor tabii ki…
– Gülse Birsel, Gezi döneminin sıkı esprileri konusunda da “Hazır bir şey üzerine espri yapmak daha kolay. Gezi döneminde o esprileri çıkaranlar umarım kendi dünyalarını yaratır, çok da sıkı çalışırlar” dedi.
– Çok duyardım yapımcı ve yönetmen Gül Oğuz'u. Hakikaten tatlı kadınmış. Türk dizilerinin yurtdışındaki başarısı hakkında konuştu. “‘Erdoğan'ın gizli gücü Türk dizileri' diye yabancı haberler bile yapılıyor. Aşk, kan revan, tecavüz Güney Amerika'ya uyuyor mesela! Erkekler tecavüz ediyorlar ama aşklarından, kendilerinde değiller! Herkes ‘Anneler dominant mı?' diye soruyor. Çünkü babanın silahı var ama annenin dediği oluyor. Kadınlar çok bakımlı, makyajlı iniyorlar kahvaltıya. Sıla'nın reytingi mesela orada bayağı yüksek.”
– Konferansın yapıldığı gün, Arjantin Büyükelçisi, Halit Ergenç ile tanışma yemeğine gidiyordu!

YANAR DÖNER SAKALLAR

Ey hipster'lar! Buna hazır mısınız? Avrupa'nın büyük firmalarına stil, moda ve kültür danışmanlığı yapan Kinvara Balfour, altın ya da parlak imgelerle örülü sakalların (glitter beard) ‘trend' olduğunu söylüyor. Hem bunu yapınca marjinal olmuyorsun, normali bu! Kişiselleştirme en büyük trend imiş; aksesuar da bunun en büyük aracısı. Tabii bunun da dibine vurulmuş, yüz dekorasyonu başlıyormuş!
Ünlülerin, ünlü markaların ‘ünlü fotoğrafçısı' Perou, Instagram tarzı ‘aynı tip' fotoğrafların doygunluk yarattığını söylüyor. Formülü de veriyor: Yaratıcı, provokatif ve orijinal ol; içerik yarat!

BiZi KAYBETTiN BORiS!

– “Kadın gibi ol.” “Adam gibi ağlama.” “Erkek gibi kıvırma!” “Kadın sözü verir misin?”
Cümlelerde bir gariplik var değil mi?! KAGİDER Başkanı Sanem Oktar, sadece kadın ile erkeği yer değişmiş!
– Kadınların dünyadaki gayrimenkul sahipliği oranı yüzde 1. Dünyada sadece 3 devlet başkanı kadın, kadınların parlamentodaki oranı yüzde 5.
– İkinci gün bir konuşma yapması gereken eski tenisçi Boris Becker, terör/güvenlik gerekçesiyle Marka Konferansı'na, İstanbul'a gelmedi! İkna edilmeye çalışılmış, olmamış falan… Konferansın yönetmeni Ayşegül Yürekli Şengör, ona ödenen ücretin Çaba Derneği'ne bağışlanacağını açıkladı. Almanya'dan sıradan bir aile ‘İstanbul güvensiz' korkusuyla gelmese anlarım da, 'Kazanma Ustası' sıfatıyla yüzlerce kişiye konuşma yapacak birinin biraz daha ‘geniş' düşünmesini beklerdim. Hiçbir yer güvenli değil; bizi kaybettin Boris :)

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp