Reklamsız Sözcü
NİLAY ÖRNEK

Yol yeşilken dönmek gerek

14 Temmuz 2015

Eduardo Galeano çok güzel anlatır…

“Tanrılardan yardım istedik… Şeytanlardan, gökyüzündeki yıldızlardan…

Salyangozlardan kimse yardım istemedi.

Ama salyangozlar sayesinde, Uca-yali Nehri'nin kafası her bozulduğunda, kabaran suları toprağı istila edip ne bulurlarsa ezip geçerken, Shipibos yerlileri boğulup ölmüyor.

Salyangozlar haber veriyor.

Her felaketten önce yumurtalarını ağaç gövdelerine yapıştırıyorlar; yükselen suyun yetişebileceği seviyenin daha yukarısına… Hesaplarında da asla şaşmıyorlar.”

Belki bugün sayıları daha az, ortamları daha farklı ama salyangozlar aynı.

İnsanlar ise çok farklı!

KURBAĞA “BEN PRENSİM” DESE…

Biz, ‘köyü olmayanlar', köyünden kopanlar, doğadan uzaklaşanlar o kadar cahiliz ki.

Pek çok hastalığımız, rahatsızlığımız da bu yüzden sanki…

Bugün bir kurbağa gelse “Ben prensim” dese, salyangozlar dile gelip de yaklaşan depremin gün ve saatini verse anlayamam herhalde!

Oysa hâlâ doğanın kalbinde yaşayan, bunun değerini bilen, doğasına aşık insanlar var.

Geleceğini doğada gören, derdinin dermanını doğada bulan, onsuz yaşayamayacağımızı bilen bilgeler…

nilay-ornek-sli-2

Tıpkı nesillerdir yuvası olan yaylalar uğruna canını vermeye gönüllü, “Karadeniz'e yeşil yol yapılmasın!” diyen eli bastonlu Havva Ana gibi…

Toprakların, ırmakların ve esen rüzgarın huyunu suyunu da, kıymetini de mühendislerden, müteahhitlerden, validen, kaymakamdan çok, orada yaşayanlar bilir!

Bodrum'a Devrim Erbil'li bir çağdaş sanat merkezi

Ressam Devrim Erbil, resimlerinin ince işine rağmen, kurduğu sistemin ve çalışkanlığının da etkisiyle en üretici ressamlarımızdan biri.

Ama malum bir İstanbul ressamı.

Hayatının büyük bir kısmını Bodrum'da geçirmesine rağmen…

Şimdi gündeminde bir proje var…

Yüksel Çağlar da etkileyici bir işadamı; Bodrum'un etkili isimlerinden. Hani eski nesil erdemlilerden, yaşadığı toprağı sevenlerden.

Çağdaş Holding'in sahibi olduğu Turgutreis'teki Swissotel'de Devrim Erbil tabloları var. Yokuşbaşı'nda inşaatı süren yeni otel için de Devrim Bey Bodrum tabloları yapıyormuş.

nilay-ornek-sli-3

Yüksel Çağlar, Bodrum'un bir çağdaş sanat merkezi, bir kongre merkezi olmasını istiyor. Tabii bunun için pek çok adım atılması, Belediye'nin de destek vermesi vs. lazım. Ancak bir hayal kurulmuş, önden konuşulmuş.

Plan gerçekleşir, verilen sözler hayata geçerse, o müze belki de Erbil'in evi olacak; Erbil atölyesinde eğitim de verecek.

Astroloji kraliçesi kendi kanalını kurdu

Güncel astroloji hakkında bir şey biliyorsam o da, Susan Miller adlı ABD'li astroloğun çok popüler olduğu, işini de iyi bildiğidir!

Onun aylık yorumlarını okumadan yeni işe girmeyen insanlar bilirim.

nilay-ornek-sli-6

Suzan Miller şimdi kendi kanalını da açtı. ‘Vimeo' üzerinden burç yorumları yapıyor. Bir kısmını ücretsiz dinleyebileceğiniz yorumların fazlasına ulaşmak için 2 TL gibi bir ücret ödüyorsunuz. Ne diyeyim ‘Suzan Bilir' ablamızın fanatiği çok, iş yürür.

Bence internet yayıncılığını popüler Türk astrologlar da kullanmalı; Sözcü'nün astroloji yazarı Dinçer Güner'in de hastası çok, niye olmasın?

Fotoğrafta sürprizi özlemişiz!

Günümüzün teknoloji ortamlarında Rus firmaların adı ne kadar geçiyor bilmiyorum ama, iletişim fakültelerinde bir dönemin gençliği fotoğraf çekmeyi Zenit makinelerle öğrendi.

O dönemde her şey daha zahmetli ama pek bir keyifliydi.

36'lık fotoğraf karelerinden beş güzel fotoğraf çıktığında mutlu olduğumuz günler…

36 kare itinayla seçilir, her şey çekilmez, çekilen unutulur, filmin baskısı yapıldığında da büyük sürprizler olur. Çıkan fotoğraflar albümlere konulur.

nilay-ornek-sli-4

NE ÇEKTİĞİNİ  GÖRMEMEK

Şimdi bunları unutmuşuz!

Bir garip kamera var. Başparmak boyutunda. Baksan, minyatür bir periskop ya da astım fısfısları gibi.

Avucunun içine koyuyorsun. Fotoğraf da çekiyor, normal ve ağır çekim video da. Masaya koyup dünyaları kaydedebilirsin! Sesli de çekiyor; tehlikeli de yani.

İlginç tarafı, ekranı yok. HTC RE ile çekerken ne çektiğini görmüyorsun.

Bir de suda çekiyor. Biz de bunu öğrendik ya, kamerayı kumlara mı gömmedik, karada yapmam ama su altında selfieler mi çekmedim.

Sonra telefon ya da bilgisayarına bağlıyorsun; sürpriz!

Bir balık videoları çekmişim, kendimi sualtında hiç görmemiştim! Acayip güzel bir duygu.

Ama asıl güzel gelen, o an ne çektiğini sadece tahmin edip sonrasında sürprizlerle karşılaşmak.

Kendinize bir güzellik yapın; bir günlüğüne eski makinenizle şehrinizi dolaşın; acayip güzel oluyormuş.

Gezegenin kurtarılmaya ihtiyacı yok ama bizim var

Daha 15 yaşında. İsmi Xiuhtezcatl Martinez. ABD'nin Colorado eyaletinde yaşıyor; babası Aztek.

Doğayla hep iç içe olmuş. Altı yaşından beri çevre hakkında konuşuyor. 10 yaşından beri de tam bir ‘çevre aktivisti'; fosil yakıt tüketimini durdurmak için çalışıyor.

‘Earth Guardians' ismi verilen genç aktivist platformunun başını çekiyor.

Erkek kardeşiyle birlikte hip hop yapıyor ve mesajını konuşmalarının yanı sıra müzikle de vermeye çalışıyor.

Onu Amerika çapında ünlü yapan olay ise, Colorado'da bir ortaokulun 20-30 kişilik bir sınıfında yaptığı ‘hidrolik kırma tekniğinin doğaya verdiği zararlar' hakkındaki konuşmasının sonrasında, o ve kardeşinin bazı enerji şirketlerinin hedefi haline gelmesi.

nilay-ornek-sli-5

Aldıkları tehditler ve karalama kampanyası sonrasında “Bir enerji şirketinin 15 yaşındaki çocukla ne derdi olur?” konulu yazısının Huffington Post'ta yayınlanması üzerine milyonlarca kişi onu tanıyor.

Aynı yıl Obama'dan Toplum Hizmeti Ödülü alan Martinez, BM‘de ve TEDx'te konuştu; National Geographic ile projeler yürütüyor.

“En büyük mücadele insanları değiştirmek için verilmeli. Gezegenin kurtarılmaya ihtiyacı yok, bizim var!” diyor Martinez. Daha 15 yaşında.

Biraz doğa hepimize iyi gelecek.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp