Reklamsız Sözcü
RAHŞAN GÜLŞAN

Demet Akbağ bu ülkenin kültür hazinesi!

19 Aralık 2015

Önceki akşam küçük bir davetli grubuyla Soho House'un muhteşem mini sinema salonunda ‘Nadide Hayat' filmini izledim.
Çok şanslıydım çünkü filmin yönetmeni Çağan Irmak, Demet Akbağ ve Yetkin Dikinciler gibi filmin önemli isimleri ile birlikte izledim filmi.
Filmi izledikten sonra saygım o özel kadına, Demet Akbağ'a bir kat daha arttı.
Demet Akbağ, neredeyse her rolünde olduğu gibi ‘Nadide Hayat' filminde de ödevine çok iyi çalışmıştı.
Eşini kaybettikten sonra hayatında nasıl davranacağını bilemeyen ve kendine hayatın tam göbeğinde bir yaşam çizmeye çalışan Nadide Hanım karakterini şa-ha-ne yorumlamış.
Ve klişe deyimle filmi sırtlamış götürmüş.
Çağan Irmak'ın bu ilk komedi denemesinde birlikte çok iyi bir ikili olmuşlar.
Demet Akbağ her ne kadar komedi oyuncusu olarak anıldığı için hak ettiği değeri zaman zaman göremese de en azından gönlümüzde çok büyük yeri olduğunu bilmeli diye düşünüyorum.
Demet Akbağ öyle güzel yaş aldı, oyunculuğunu öyle güzel bir yere getirdi ki, beyazperdede sadece onu izlemek bile özel bir keyif.
Canlandırdığı her rolü öyle bir içselleştirip öyle ince işçilikle süslüyor ki, aynı sihri şimdi Nadide Hanım karakterinde görmek çok keyif verici.
Demet Akbağ, her şey bir yana kalbini, hayata bakışını da sevdiğim bir isim.
Onun kariyer yolculuğunu TRT skeçleri günlerinden bu yana izleme şansına sahip olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum.
O da hayattayken ve sağlıklıyken ve hâlâ tüm göz kamaştırıcılığıyla üretmeye devam ederken paylaşmak istedim.
Nedense bizim kültürümüzde hep kaybettikten sonra anlıyoruz insanımızın kıymetini.
Bence Demet Akbağ bu ülkenin yaşayan kültür hazinesi.
Kesin UNESCO Kültür Mirası listesine alınmalı :)

‘Nadide Hayat' filminden notlarım

Ama adam bizi ne ağlattı arkadaş! Hıçkıra hıçkıra ağlamadan çıkarmadı sinema salonundan. Çağan Irmak'tan bahsediyorum tabii ki. ‘Babam ve Oğlum'da bir başladım ağlamaya, ‘Issız Adam'da arşa ulaştı gözyaşlarım. Şimdi sinema serüvenini keyifle izlediğim bu adamı komedi denerken izlemek keyifli oldu.
– Filmin en büyük şansı Demet Akbağ. 50'li yaşlar civarına gelip, üzerine bir de eşini kaybeden kadınlarımızın en büyük derdini yani hayatlarının geri kalanı ile ne yapacaklarını anlatan filmde Akbağ bizi Nadide karakteri ile müthiş bir empatiye sokuyor.
– Yetkin Dikinciler hem yakışıklılığı hem de başarılı oyunculuğu ile Akbağ'a nefis eşlik ediyor.
– Filmde Akbağ'ın kızını canlandıran Gizem Erdem nefis bir performans çıkarmış.
– Filmin en sevdiğim tarafı insanlara umut aşılaması ve sinemadan çıkarken benliğimi saran pozitif enerji dalgasıydı.
– Ama Çağan Irmak'ın alışık olduğumuz zengin yan hikayeleri ve görsel dili bu filmde pek yer bulamamıştı.

– Bir başka eleştirim de Nadide Hanım karakterinin biraz klişeler içine hapsolmasıydı… Sanırım bunda filmin dört senaristinin de erkek olmasının ciddi payı var. Keşke ekip senaryo grubuna hiç değilse Demet AKbağ'ı da alsaymış.
– Filmin görsel efektleri ise ne yazık ki çok kötüydü. O dijital kaplumbağaları hiç görmemiş olmayı diliyor gönlüm. Açıkçası Digiflame'e hiç yakıştıramadım bu efektleri.
– Sonuç olarak film size sinemada keyifli, yer yer kahkahalı ve umut sahibi olacağınız bir süre vaat ediyor. Bence bu da yeni yıla doğru en çok ihtiyacımız olan şey.

Çocuk parkı değil otomobil parkı!

Geçenlerde yazmıştım. Ama ne Beşiktaş Belediyesi ne de Belediye Başkanı Murat Hazinedar oralı olmadı.
Beşiktaş'ın göbeğinde, BJK Şan Ökten Tesisleri'ndeki yenileme inşaatında bölgedeki minicik iki üç parktan birine resmen tecavüz edildi.
Ağaçlar kesildi, park zaten bakımsızdı iyice çamur deryasına döndü.
Şaka gibi ama buna resmen göz yumuluyor.
Sanırım BJK takımı söz konusu olunca ağaç, park duyarlılığı da devre dışı kalıyor.
Şimdi o park, otoparka dönüşmüş durumda.
Bu kentin çocukları zaten Avrupa'da yaşayan yaşıtları gibi park ve oyun alanı konusunda şanslı değiller. Olan birkaç park da inşaat hırsıyla elden gidiyor.
Beşiktaş'taki o mini park da şimdi bu inşaatın açtığı yol yüzünden otoparka dönüşmüş durumda.
Kaydırağa çocuklar bineceği yerde otomobiller park ediyor.
Yok mu Beşiktaş Belediyesi'nde parkı, yeşili koruyacak bir yetkili?

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp