Reklamsız Sözcü
RAHŞAN GÜLŞAN

Şener Abi reklam tamam da bir sinema filmi yapsan mı?

21 Aralık 2015

 

O yaşayan bir efsane.
Ne yaparsak yapalım, başımızın üzerinde taşısak bile hakkını ödeyemeyeceğimiz bir aktör.
Neredeyse rol aldığı her filmi yükseltmiş, en sıradan rollerde bile muhteşem performansıyla değil sadece o rolü, filmi vasatın üzerine taşıyan çok ama çok kabiliyetli bir usta.
Ve ben bu ustayı beyazperdede görmeyi çok özledim.
Şimdilerde bir reklam vasıtasıyla kendisini ekranlarımıza konuk olurken görünce içim buruldu hafiften.
Tabii ki para kazanacak, yaşlılığında o paralar çok önemli hale gelecek onun için.
Hiçbir lafım yok reklamda oynamasına.
Onu en son komedi oynarken yine bir reklamda görmüş olmamıza içerliyorum ama.
Üstelik çok da kötü yazılmış bir reklamdı.
Bilmiyorum hayata nasıl bakıyor bugünlerde. Zaten nasıl baktığını hiç bilmiyorum çünkü hiç tanışmadım kendisiyle.
Ama hâlâ sağlıklıyken, reklama çıkabilecek şevki içinde bulabiliyorken ve ülkede bu kadar iyi yönetmen, hikaye yazarı ve film çeken insan varken bize ve tabii ki yeni nesillere yine efsane bir performans hediye etmesini çok arzuluyor deli gönlüm.
Sanırım kendini sadece Yavuz Turgul'un gözüne teslim etmeyi tercih ediyor ama en basiti, kendini onun kollarına emanet eden Cem Yılmaz'a bile minik bir borcu var.
Düşünsenize Cem Yılmaz ve Şener Şen ‘Her Şey Çok Güzel Olacak' tarzı mis gibi bir filmle karşımıza ansızın çıkıveriyor!
Böyle bir film görsem sevinçten ne yapacağımı şaşırırım.
Keşke Şener Şen kendini Çağan Irmak'a emanet etse mesela. ‘Dedemin İnsanları'nı yazan ve şiir gibi çeken adam Şener Şen'i başının üzerinde gezdirir.
Örneğin Yüksel Aksu, müthiş iç ısıtan bir umut hikayesini kesin büyük bir ithimamla yazar Şener Şen için.
Tamam Şener Abi, paranı kazan, reklamına çık ama sana bu imkanı sunan izleyicine ve sinemana dön hâlâ keyfin ve sağlığın yerindeyken.
Hadi be abi!

Bir Gizem'i daha koruyamadı devlet

Bir Ayşe'yi, bir Leyla'yı… İsimler değişiyor ama devlet geleneği hiç değişmiyor.
Bir yıl önce boşanan ve boşandıktan sonra eski eşini defalarca polise şikayet eden Gizem sadece ‘çağrı üzerine koruma' kararı çıkarttırabilmiş.
Bir kadının defalarca karakola gelip şikayette bulunması yeterince önemli sayılmamış hakim tarafından.
Ve sonunda insan kılığındaki mahluk emeline ulaşmış. Gizem'i, 24 yaşındaki pırlantayı katletmiş. Sonra da kendi canını almış.
Kendine ne yaparsa yapsın, Gizem'e ağlıyoruz biz.
Gizem, kadına şiddet konusunda bir istatistiğe dönüşecek.
Gizem'in öldürülmesine giden olaylar zincirindeki ihmalkarlar ordusu devlet tarafından kollanacak.
Kimse bir insanın canına mal olan ihmalkarlıktan ceza almayacak.
Özeleştiri bile yapmayacak.
Adı öyle olmayan ama aslında Kadından Sorumlu Devlet Bakanı'nın haberi bile olmayacak bu masum ölümden.
Arkasını aramayacak.
Gizemcik öldüğüyle kalacak, ailesi yandığıyla.
İşte Türkiye'de kadın olmak 2015 yılında hâlâ böyle bir deneyim…

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp