Reklamsız Sözcü
SAYGI ÖZTÜRK

Rüşvetler böyle de veriliyor

13 Aralık 2015

Yolsuzluk, rüşvet, dolandırıcılık almış başını gidiyor. Çoğu kişi “kendi çapında” bu işleri yürütüyor. Yolsuzluklarla mücadele edenlerin cezalandırıldığı, olayları kapatanların yükseltildiği bir ülkede yolsuzluklarla mücadeleyi kendisine görev edinmiş insanlar da var.
Devlete 37 yıl hizmetten sonra emekliye ayrılan 70 yaşındaki Kemal Kocatürk de “yolsuzluklarla mücadeleyi” kendisine görev kabul edenlerden. Hiçbirisi şahsıyla ilgili olmayan yolsuzluklarla devletin nasıl zarara uğratıldığını da ortaya koyuyor.

DEVLETİN 74 TRİLYONU GİTTİ

Bugün Ankara'da TOBB'un bulunduğu “ikiz kuleler”, Tekel Genel Müdürlüğü olarak yaptırılmıştı. Bu kulelerin yapımıyla ilgili o dönemde gözde olan iki firmaya tam 74 trilyon lira fazla ödeme yapıldığı ortaya çıkarıldı. İlginçtir, soruşturma dosyası Ankara Adliyesi'ne değil, İstanbul'un bir ilçe adliyesine gönderildi. Savcı, tam üç yıl bekledikten sonra 39 şüpheli için dava açılamayacağına, devlet zararının karşılanması için Ticaret Mahkemesi'nde dava açılması gerektiğine karar verdi. Aradan 8 yıl geçmesine rağmen dava açılıp açılmadığını Kemal Bey öğrenemedi. Cumhurbaşkanlığı'na, Başbakanlı'ğa, Adalet Bakanlığı'na kısaca ilgili her kuruma başvurdu yine sonuç alamadı. CHP'li milletvekiline önerge verdirtti. Önergeye de kimse cevap vermedi. Sonuçta, olan devletin 74 trilyonuna oldu.
Kemal Kocatürk, Diyarbakır'da görev yaptığı dönemde Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından 23 trilyon liralık yolsuzluğu valiliğe ihbar etti. Valilik işlem yapmadı. Bunun üzerine Başbakanlık ve İçişleri Bakanlığı'na başvuruda bulundu. Sonuç: O dosya zamanaşımına uğratıldı. Kocatürk, elinde başka dosyalarla ve hiçbir yılgınlık göstermeden, hiçbir çıkar gözetmeden vatandaşlık görevini yerine getirmek için çırpınıp duruyor.

Bürokrata minibüs hattı

Devletin kendilerine sağladığı burslarla 6 kardeş üniversite bitirdi ve önemli başarılara da imza attı. Bu kardeşlerden beşinci olan Mehmet İhsan Yalçın 1983-1989 yılları arasında İstanbul vali yardımcılığı, 1989-1994 yılları arasında da Sarıyer Belediye Başkanlığı yaptı. Göreve başlarken ve görevi biterken mal bildirimini açıkladı.
Görev yaptığı dönemde ilginç rüşvet teklifleriyle de karşılaştı. “Yalana, talana karşı” olan Mehmet İhsan Yalçın'dan, yaşadığı ilginç rüşvet önerilerini okuyalım:
İstanbul'da İl Trafik Komisyonu Başkanı olarak bazen taksi plakası ihaleleri yaptık, bazen ilçeler ve mahalleler arasında yeni minibüs hatları açarak şoför esnafına tahsis ettik. Bir gün İstanbul Minibüs Esnafları Derneği Başkanı A.E., bana gelerek ‘Efendim, sizin adınıza Kartal-Kadıköy hattında bir minibüs hattı tahsis ettik. Bunun değeri 1 milyar (bugün için 2 milyon) lira. Çocuklarına veya istediğin bir kişiye verebilirsin' deyince çok şaşırdım. Kendisine, ‘Ben sadece görevimi yapıyorum. Bu bir rüşvet teklifidir. Ben komisyon başkanı olmasam böyle bir teklifte bulunur muydun?' deyince, ‘Başkalarına niye teklifte bulunayım? Ancak birçok kişi bu hattı aldı' dedi. Kendisine teşekkür edip gönderdim.

BÜROKRATLARA BÖYLE EV ALINIYOR

İstanbul Vali Yardımcılığı'na başladığım günlerde eşimle sokak sokak gezerek uygun fiyatlı ve olanaklarımıza uygun bir konut aramaya başladık.
Bir gün odamda otururken eşim geldi, ‘İhsan, istediğin o daireyi almaya gücümüz yetmez' diye söze başlayınca o anda sohbet ettiğimiz büyük bir firmanın sahibi H.K. söze karıştı, ‘Yenge, benim hediyem olsun, bahsettiğin o evi alın. İsterseniz benim adıma da kaydını yapın. Sonra size iade ederim' deyince eşim şaşırdı. Böyle bir şey olamayacağını belirttince işadamı H.K. ‘Yahu şu, şu insanlara da yardım edip ev aldım. Evlerin tapuları da bende' deyince çok şaşırdım.

KEÇECİLER ADINA İSTENEN PARA

İstanbul Vali Yardımcısı iken öğleden sonra makamıma girerken sekreterim, ‘Efendim, Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler aradı. Sizi sordu, selamları var. Kendisi Vakko'dan para istemiş, bana getirdiler. Birisi de bana geldi, zarf içerisindeki paraları kendisine verdim' deyince şaşkına döndüm. ‘Hiç bir bakan bir şirketten para ister mi? Doğrudan doğruya bir sekreterle konuşur mu?' diyerek kızdım.
Hemen Vitali Hakko'yu arayarak durumu sordum. ‘Kendisini Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler olarak tanıtan bir kişi beni arayarak istediği miktarda parayı bir zarfın içerisine koyarak emniyet teşkilatından sorumlu Vali Yardımcısı İhsan Yalçın'ın sekreterine bırakın deyince, ben de parayı gönderdim' dedi. Bunun üzerine hayretler içerisinde kaldım. Daha sonra Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler'i aradım, biraz gülüştük.
Hele Sarıyer Belediye Başkanlığı'nda bir işadamının gelip, “Sizin bende 5 milyar alacağınız var” diye ısrarına karşılık “Hayır yok” tartışması yaşanırken, bir imar düzenlemesi için belediye görevlileri ve bazı meclis üyelerinin aldıklarına ne demeli?

Saygı Öztürk
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp