Reklamsız Sözcü
SONER YALÇIN

Kimin eli kimin cebinde

28 Temmuz 2015

Ateş bacayı sardı…
Neler oluyor?..
Geliniz bir suikastın peşine düşelim; bakalım karşımıza hangi gerçekler çıkacak?
Başlıyorum…
Tarih: 9 Ocak 2013.
PKK'nın “kült ismi” Sakine Cansız ile Fidan Doğan ve Leyla Söylemez Paris'te öldürüldü.
Tetikçi Ömer Güney tutuklandı.
Soruşturma iki buçuk yıl sonra bitti ve 70 sayfalık iddianame hazırlandı.
Fransız Le Monde gazetesinde ayrıntılar vardı:
Paris Savcılığı, “MİT'in öncelikli olarak Sakine Cansız'ı hedef alan cinayetin tasarlanış ve hazırlanış aşamasına katıldığını” düşünüyordu.
İddianamede Güney'in MİT için çalıştığı iddiası var!
Örneğin…
Şu an cezaevinde bulunan Ömer Güney'in, cinayetten altı ay önce üç kez Türkiye'ye gittiği bilgisi var.
Güney'in Türkiye'de gizli telefon görüşmeleri yaptığı, özellikle bir kişiyle yaptığı konuşmanın soruşturmada dikkat çektiği de iddianamede yer aldı.
Gelin görün ki; Türkiye bu görüşmedeki kişinin kimliğini vermeyi reddetti.
Tam da bu noktada hatırlatayım:
Paris savcılığı Güney'in NOKIA marka cep telefonundaki 13 numarayı Ankara'ya sordu.
Bu numaralardan biri kime aitti dersiniz: MİT Erzurum Bölge Başkanlığı!
Sahi…
Kimlerle görüşmüştü, Avrupa'nın göbeğinde “Türkiye adına” PKK'lı öldüren Ömer Güney?
“Bey” diye kodladığı MİT ajanı K.T. ile Türkiye'de buluştu mu?
MİT Müsteşarı Hakan Fidan bu buluşmalardan haberdar mıydı?
Bakınız…
Tetikçi Ömer Güney Almanya'da yaşıyordu.
Göçmen bir ailenin çocuğu olan Güney, Fransa'daki ailesinden ayrı bir düzen kurmuştu. Ancak cinayetten bir süre önce Fransa'ya taşındı.
Paris'te PKK'ya yakın çevrelerle ilişki içine girdi.
Ve iddia o ki; ROJ TV'de çalışan bir kadınla aşk yaşadı.
PKK, Güney için “içimize sızmış” dedi.
Eğer doğruysa, Güney'i kim sızdırdı PKK'nın içine?
Hakan Fidan'a kalırsa MİT içindeki Cemaatçiler!
Devam edelim…

Zaman ayarlı sızıntılar

Tarih: 12 Ocak 2014.
Tetikçi Ömer Güney'e ait olduğu ileri sürülen bir ses kaydı Almanya merkezli bir blog sayfasında yayınlandı.
Ses kaydına göre, Güney iki MİT görevlisiyle görüşüyordu.
Üçlünün görüşmesinde kimlerin öldürüleceği, nasıl kaçacağı, silahın nasıl temin edileceği gibi detaylar konuşuluyordu.
Kendisini “Ömer Güney'in yakını” olarak tanıtarak ses kaydını yayınlayan meçhul kişi “Ömer öldürme talimatlarını MİT'ten almış” dedi.
Gerçekte kimdi sızdıran bu ses kaydını?
Zira tam da Abdullah Öcalan'ın AKP-Cemaat savaşında AKP'den yana tavır almasının hemen ertesinde yayınlandı.
Ses kaydının üzerinden 2 gün geçti.
Bu kez bir belge internete sızdırıldı.
Buna göre, MİT katil zanlısı Ömer Güney'e 6 bin Euro ödemişti.
Peki, bu belge gerçek miydi?
Hem evet!
Hem hayır!
Evet; çünkü MİT içinden birileri tarafından resmi filigranlı kağıtta hazırlanmıştı.
Hayır; çünkü MİT'e aitmiş gibi görüntü verilmek için hazırlanan sahte bir belgeydi.
MİT kendi içinde soruşturma başlattı.
Sonuç: Bilinmiyor!
Bu noktada bir başka ülkedeki gelişmelere bakalım…
Tetikçi Güney hapse atıldıktan sonra Almanya'daki “meslektaşı” Ruhi Semen tarafından ziyaret edildi.
“Meslektaş” diyorum; zira Paris savcılığına göre Ruhi Semen de MİT adına çalışıyordu!
Öyle ki, Semen, Güney'i hapishaneden kaçıracakken yakayı ele verdi!
Bitmedi…
Ömer Güney'in ve Ruhi Semen'in bağlantıları, Alman Devleti'ni harekete geçirdi.
Gözlerden kaçtı nedense;
Alman Der Spiegel dergisinden öğreniyoruz:
İddia o ki; Alman istihbaratı Paris'te öldürülen üç PKK'lı kadınla ilgili MİT bağlantısını araştırırken tesadüfen bir başka gruba ulaştı.
Alman gizli servisi BND bu grubu aylarca dinledi, takip etti.
Ve tarih: 17 Aralık 2014.
Üç Türk'e operasyon yapıldı:
“Büyük Abi” kod adlı Muhammed Taha Gergerlioğlu, Ahmet Duran Y. ve Göksel G.
Muhammed Taha Gergerlioğlu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eski danışmanı olduğu biliniyordu!
Almanya'daki Federal Savcılık üç Türk'ün de ajanlık suçlamasıyla yakalandığını belirtti. İddia o ki; Türk istihbarat servisi için çalışıyorlardı.
MİT, yakalananların kendisiyle ilgisi olmadığını söyledi.
Oysa… Yakalananlar telefon görüşmelerinde Erdoğan'ın eski danışmanı Gergerlioğlu'ndan “MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın Almanya'daki vekili” diye bahsediyordu.
Gergerlioğlu ve ekibinin Almanya'da hem Cemaat hem de PKK'ya karşı çalışmalar yaptığı da tespit ediliyordu.
Gelinen noktada…
Çok yakın zamanda bu soruşturmanın tamamlanması bekleniyor.

Haberlere dikkat

Tüm bu yazdıklarımdan sonra soraym:
Almanya'da Türkiye adına casusluk yapmakla suçlanan Gergerlioğlu ve ekibinin, Paris cinayeti zanlısı Ömer Güney ve Ruhi Semen'le tanışıklığı/ilişkisi var mı?
Eğer varsa bu ilişki ağından MİT'in tepe ismi Hakan Fidan'ın haberdar olmaması
düşünülebilir mi?
Nasıl bir istihbarat teşkilatı ki; kendi içinden birilerinin emriyle cinayet işleniyor/casusluk yapılıyor ama kontrol edemiyor?
Meselenin bir de başka yönü var.
KCK operasyonlarında çok kez gördük:
PKK'ya çalışan, eylem yapan ama aslında MİT mensubu olanlar, Cemaat eliyle deşifre edildi.
PKK da bunu kabul ediyor.
Bugün… AKtroller yazıyor; KCK'nın yüzde 25'i MİT mensubu…
O halde soralım:
MİT içinde kaç MİT var!
PKK içinde kaç PKK var?
Yani…
Demek istediğim şu:
Terör haberlerini seyrederken-okurken kimin eli kimin cebinde dikkat ediniz!

Soner Yalçın
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp