Reklamsız Sözcü
UĞUR DÜNDAR

Bilinmeyen Aziz Yıldırım!..

31 Mayıs 2015

Eski yöneticilerden, Fenerbahçe sevdalısı Köksal Özbek anlatıyor:
“Aziz Yıldırım'ın 1 oy farkla ilk kez Başkan seçildiği kongrede, listesinden yönetime giren tek kişi bendim. Göreve geldiğimizin ilk haftasında 7 milyon dolar ödememiz gerekiyordu. Oysa kasa bomboştu! Hepimiz bu parayı nasıl bulacağımızı düşünürken Başkan “Merak etmeyin buluruz” dedi. Nereden bulacağımızı sorduğumuzda ise gülmekle yetindi. Nitekim o para bulundu. 7 milyon doların nereden geldiğini merak ediyorduk, ama o söylemiyordu. Çok sonra öğrendik ki kendisi vermiş. Üstelik karşılıksız, hibe olarak… Bana göre bugüne kadar tam 30 milyon dolar bağışladı Fenerbahçe'ye…”

* * *

Aziz Yıldırım'ın yönetim kurullarında 17 yıldır görev alan, gerek alçakgönüllü tavırları, gerekse tek kişilik ordu gibi çalışmasıyla tüm Fenerbahçe camiasının sevgi ve saygısını kazanan Y. Mimar Nihat Özbağı anlatıyor:
“Uğur Bey, sizin de yönetimde olduğunuz 2000'li yılların başında, eski stadyumun yerine yenisini yapmaya karar verdik. Zira iki açık ve iki de kapalı tribünü bulunan eski stadyum, 21 bin seyirci kapasiteli olmasına karşın ancak 18 bin kişi alabiliyordu. Rüzgar bir açıktan giriyor, diğerinden çıkıyordu. Bu nedenle kış aylarında tribünlere dondurucu bir soğuk egemen oluyordu. Altyapı yetersizliğinden her taraf tuvalet koktuğu için de aileler pek gelmiyordu. Gelenler de “bitse de gitsek” diyerek, maçın sonunu iple çekiyordu. Daha da ürkütücü yanı, eski teknolojiyle inşa edildiğinden, ilk depremde yıkılacak kadar dayanıksızdı.

* * *

Eskisini tamamen yıkmadan modern, göz kamaştırıcı yeni bir Şükrü Saracoğlu Stadyumu yapacaktık ama nasıl? Çünkü para yoktu. Ekonomik kriz nedeniyle bankalar da kredi musluklarını kapatmıştı. Ama Başkan kararlıydı. “Her ne pahasına olursa olsun yapacağız” diyordu. Neyse kolları sıvayıp, projeyi kendi firmamda parasız çizdirdim. Migros da 2 milyon TL (o tarihte 2 trilyon) vererek sponsor oldu. Gösterişsiz, bir temel atma töreniyle işe başladık.
Geceli gündüzlü çalışıyorduk. Hiç unutmam, bir kış gecesi uyku tutmadı. Sabaha doğru kalkıp giyindim, lapa lapa yağan kar altında şantiyeye geldim. Hava koşulları nedeniyle işe ara verilmiş, işçiler istirahate çekilmişlerdi. Ama bir de ne göreyim? Aziz Bey adeta kardan adama dönmüş durumda inşaatta çalışmıyor mu?
O anı hiç unutmam. Gözyaşları arasında sarılıp kucaklaşırken, ikimizin de ağzından aynı sözcükler döküldü:
“Biz bunu başaracağız dostum…”

* * *

Parasal sorunun yanı sıra, aşmamız gereken yığınla güçlük vardı. Örneğin zeminle mücadele ediyorduk. Çünkü Saracoğlu'nun zeminini 8-10 metre kazdığınızda deniz suyu çıkıyordu. Şu kadarını söyleyeyim; Fenerium Tribünü'nün bulunduğu yere, toplam uzunluğu 40 kilometreyi bulan sayısız kazık çaktık. Böylece hafif bir sarsıntıda bile yıkılma riski bulunan eski tesisin yerine-hem de maçlar devam ederken 9 büyüklüğündeki depreme dayanıklı ve bugün seyirci kapasitesi 52 bin kişiye ulaşan muhteşem bir stadyum inşa etmeyi başardık. Hem de devletten kuruş almadan.
O kış gecesi, sabaha doğru lapa lapa yağan kar altında kucaklaşarak birbirimize verdiğimiz sözü tutmuştuk.

* * *

Bu başarıda Aziz Bey unutulmaz bir liderlik sergiledi. Sıkıştığımızda kendi parasını cömertçe harcadı ama, sıra kulübün bütçesini kullanmaya gelince, adeta kılı kırk yararak sarf etti. Öylesine titizdir ki, halen kulüp binasından en geç kendisi çıkar
ve tüm ışıkları elleriyle kapatır. Fenerbahçe'nin beş kuruşunun boşa gitmesine izin vermez. Yaptığı bağışların miktarını da asla söylemez. Bizler, yani yönetimdeki arkadaşlarım da onu örnek aldığımızdan, projelere kim ne kadar para vermiştir, bilmeyiz. Ama şundan herkes emindir: Kulübün geleceği için büyük bir yatırım mı yapılacak, örneğin değerli bir arsa mı alınacak, biliriz ki en büyük maddi katkıyı o, sessiz sedasız yapmıştır. Bırakın parayı, Aziz Bey, hayatını kulübüne adamış bir Fenerbahçelidir…”
Şükrü Saracoğlu'ndan söz ederken taraftarımızın muazzam katkısına teşekkür etmeden ve onları alkışlamadan geçemeyiz. O büyük taraftar unutulmaz özveriyle 5 yıllık kombine biletleri 30 milyon TL ödeyerek almamış olsaydı, Şükrü Saracoğlu projesi bugünkü görkemli görünümüyle bitemezdi.”

* * *

Sohbetimizin sonunda Nihat Özbağı'ya “Olmaz ama, diyelim ki Aziz Yıldırım sizden yüklü bir miktar borç para istedi, verir misiniz?” diye sordum. Güldü.
“Tereddütsüz veririm. Hatta gözümü kırpmadan servetimi bile emanet ederim” dedi.

* * *

Büyük Fenerbahçelilerden eski yönetici Önder Fırat anlatıyor:
“İtalya'da UEFA Kupası için Lazio ile oynadığımız maçta Başkan'la yan yana oturuyordum. Bizimkiler golü atınca sevinçle ayağa fırladık. Aziz Bey yüzünü başka tarafa çevirince eğilip baktım; ağlıyordu… Almanya'da Mönchengladbach'ı yendiğimizde de aynı şekilde duygulanmıştı. Başkanın Fenerbahçeliliği sadece sevgi sözcüğüyle anlatılamaz. Onunki aşktır…”

* * *

Bu izlenimler de benden:
Hataları yok mudur? Elbette vardır. Zira serttir, asabidir, bazen hoşgörüsüzdür, en son söylenecek lafı, daha başta dile getirdiğinden çoğu kez kırıcıdır. Hatta kimilerine göre sevimsizdir. Bu nedenle sevenleri kadar, sevmeyenleri de çoktur.
Ama dostu için de, düşmanı için de o, Fenerbahçe tarihinin tartışmasız en büyük Başkanı'dır.
Hayatını sarı lacivertli renkle hizmete adamış, gerçek bir Fenerbahçe, Cumhuriyet ve Atatürk sevdalısıdır.
Değerli meslektaşım Aytunç Erkin'in “Sarı Lacivert Öfkeli Adam – Aziz Yıldırım” (Kırmızı Kedi Yayınları) kitabında da belgeleriyle anlattığı gibi, bu özellikleri nedeniyle kumpaslara uğramış, zindana atılmış ama Fenerbahçe, Cumhuriyet ve Atatürk sevdasından en ufak bir taviz vermemiştir.

* * *

Bana göre Aziz Yıldırım sadece bu dönem için değil, göreve talip olduğu sürece Fenerbahçe'ye Başkanlık yapmalıdır.

Uğur Dündar
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more