Reklamsız Sözcü
EMİN ÇÖLAŞAN

Biraz konuşup bildiklerini mertçe anlatsalar!

9 Mart 2016

Sevgili okuyucularım, Türkiye'de bir gelenek yerleşmiştir. Belli zamanlarda devletin en üst düzeyinde yer almış olan kişiler o görevden ayrıldıktan sonra konuşmaktan kaçınır.
Örneğin artık “birazcık” muhalefet yapmaya karar vermişlerdir…
Ya da koşullar onları muhalefet çizgisine itmiştir.
Çok kızgındırlar!..
Olanı biteni, gördüklerini, yaşadıklarını anlatmaktan ısrarla kaçınırlar.
İşi ufak tefek imalarla geçiştirirler, biraz deşmek istediğiniz zaman kaçamak yanıtlar verip son noktayı koyarlar.
Bu söylediklerimin son zamanlarda en önemli iki örneği var.
Abdullah Gül ve Bülent Arınç.

*  *  *

İkisinin de cemaate yakın olduğu artık açıkça ortaya çıktı. O kadar ki hükümet en önemli operasyonlarını bu ikilinin memleketleri olan Kayseri ve Manisa'da yaptırıyor.
Kayseri'de Gül'e ve dolayısıyla cemaate yakın durduğu, parasal destek sağladığı iddia edilen Boydak Grubu'nun üç patronu polis tarafından gözaltına alındı, ikisi tutuklandı.
Bu grup Kayseri'de ve ülkenin çeşitli yerlerinde 14 bin kişiye doğrudan istihdam sağlamış. Dolaylı istihdam edilenlerin sayısı yaklaşık 100 bin.
Türkiye'nin en önde gelen özel sektör kuruluşlarından biri.
Onlara minnet duyması gereken Kayseri halkından tık yok.

*  *  *

Benzer durum Manisa'da karşımıza çıkıyor. Arınç'ın memleketi olan Manisa'da büyük cemaat operasyonları yapılıyor.
Pek çok kuruluş ve şirket baskına uğruyor, kapatılıyor, sahipleri gözaltına alınıp tutuklanıyor.
AKP ile cemaatin arası iyi iken onların hepsi iktidara hizmet veriyor, para kaynaklarının önemli bir bölümü belli iktidar yandaşlarına aktarılıyordu.
O sırada gerek Abdullah Gül ve gerekse Bülent Arınç mutluydu. Hiçbir sorun yoktu!

*  *  *

Gün geldi, hükümetle cemaatin arasına kara kedi girdi…
Ve gün geldi, Gül ve Arınç olanlardan rahatsız olmaya başladılar.
Hükümetle onların arasına da kara kedi girdi.
Fakat gelin görün ki ikisi de konuşamıyor…
İkisi de bildiklerini açıklayamıyor!
İma yollu bir takım uyarılar dışında ağızlarını açmaları mümkün olmuyor.
Türkiye ne çekiyorsa işte bu kafalardan çekiyor.
Korkmak, açık konuşamamak…

*  *  *

Niçin böyle oluyor?.. Çünkü ikisi de çok yakın zamana kadar AKP iktidarının bütün sorumluluğuna ortaktı.
Biri Cumhurbaşkanı, diğeri Meclis Başkanı ve Başbakan Yardımcısı kimliği ile!..
Hiç kuşkum yok, her ikisi de bir sürü pisliği, yolsuzluğu, hırsızlığı biliyor.
Bilmemeleri asla mümkün değil.
Onların elindeki bilgi ve belgeler hiç kimsede yok.
Ama gelin görün ki konuşmuyorlar.
Şu veya bu nedenle konuşmaktan korkuyorlar. Belki de anlattıkları takdirde Tayyipgiller iktidarının kendi üzerlerine geleceğini, yandaş medyayı kullanarak onları hesaba çekeceğini biliyorlar.

*  *  *

Kayseri'de İstikbal'in patronları gözaltına alınınca Abdullah Bey cami çıkışında kısaca bir şey söyledi:
“Umarım daha fazla rencide edilmezler.”
Edildiler, ikisi tutuklandı.
Beyefendinin daha fazla konuşması herhalde mümkün değildi ve sustu!

*  *  *

AKP'nin açık yenilgiye uğradığı 7 Haziran 2015 seçimi öncesinde Bülent Arınç'la Melih Gökçek kapışmıştı. Arınç konuştu:
“Biz kimin nerede havlayacağını biliriz. Gökçek paralel yapıya Ankara'da yurt yerleri verdi, zengin işadamlarına okullar yaptırdı, imar planlarında değişiklik yaptırdı. Ankara'yı parsel parsel satmıştır. 8 hazirandan sonra bu konuda yeni açıklamalar yapacağım.”
Seçim oldu bitti ama bu konuyu unuttu!
Ağzını açıp bir kelime bile söyleyemedi.
Bu nasıl iştir!
“Ben sıradan bir milletvekili değilim. Partide benim özgül ağırlığım var” diyordu ama hiçbir ağırlığının olmadığı görüldü.
Varsa bile suskunluğu nedeniyle bütün ağırlığını yitirdi.

*  *  *

Abdullah Gül eski Cumhurbaşkanı… Bülent Arınç Meclis eski Başkanı, Başbakan Yardımcısı…
Sadullah Ergin, Hüseyin Çelik, Suat Kılıç bu iktidarın eski bakanları…
Şimdi hepsi güya hükümete karşı, hükümeti ufak tefek, önemsiz sözcüklerle, ima yoluyla falan eleştiriyorlar.
Ama ağızlarından adam gibi bir eleştiri, doğru dürüst, vurucu bir açıklama hiçbir zaman çıkmıyor.
Bildiklerinin yüzde birini anlatsalar, iktidarı yıkmasalar bile sarsarlar.
Demek ki bir endişeleri, korkuları var.
Ya da bir şeyler mi bekliyorlar, henüz zamanı gelmedi diye mi düşünüyorlar?
Hepsi de 13 yıldan bu yana AKP'nin içinde…
Bildiklerini acaba hatıra defterlerine mi yazacaklar!..

*  *  *

Mertçe çıkın ortaya kardeşim, bildiklerinizin hiç değilse bir bölümünü anlatın, toplumu kendi çizginize çekin.
Koskoca adamlarsınız, geleceğiniz makam ve mevkilere fazlasıyla ulaşmışsınız.
Eğer birilerine gebeliğiniz yoksa bu saatten sonra daha ne bekliyorsunuz, korkacak ne var?

Yazarın Diğer Yazıları Emin Çölaşan
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet