Reklamsız Sözcü
NEDİM TÜRKMEN

Turizmdeki fazla kapasite ile yurt sorunu çözülebilir

2 Aralık 2016

Turizm ile ilgili son 2 gündür, yazdığımız yazılarda turizmde işlerin iyi gitmediği, fiyatların dip seviyede olmasına rağmen turist gelmediği, çok ciddi gelir kayıpları yaşandığı ve büyük bir işsizliğin başladığı yönünde tespitlerde bulunduk.
Bugün ise; turizm yönetim zaaflarından kaynaklanan talebin çok üzerindeki yatak kapasitesinin yarattığı sorunlara dikkat çekeceğim.
Turizmde mevcut yatak kapasitesi doldurulamaz iken; ilave yatırımlar ile ciddi bir yatak kapasitesi daha yaratmış ve yaratılmaya devam etmektedir.

Türkiye Otelciler Birliği'nin (TÜROB) sektör kapasite raporu ne diyor?

Türkiye Otelciler Birliği'nin (TÜROB) aşırı otel arzına dikkat çektiği araştırma çarpıcı sonuçlar ortaya koymuştur.186 bin yatak kapasitesi bulunan ve inşaat maliyeti 4.5 milyar dolar olan İstanbul otellerine; turizmdeki sıkıntılara rağmen olağanüstü bir hızla yenileri eklendiği ve yatırım safhasında bulunan ve her geçen gün devreye giren tesislerdeki 47 bin yatak da eklendiğinde de İstanbul'un toplam yatak kapasitesi 234 bine, inşaat maliyetinin ise 5.8 milyar dolara ulaşacağı tespiti yapılmıştır.
1 yıllık boş yatak kaybı 3 milyar dolar..
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 2015 yılı verilerine göre, İstanbul'u ziyaret eden yerli ve yabancı ziyaretçilerin ortalama kalış süresi 2 ila 4 gündür. Yüzde 100 doluluk dikkate alınarak hesaplandığında; İstanbul'da bir yılda 28 milyon 333 bin kişiyi ağırlayabilecek yatak kapasitesi mevcuttur. 2015 yılında İstanbul'da, Bakanlık belgeli ve diğer konaklama tesislerinde toplam 10 milyon 117 bin yerli ve yabancı ziyaretçi konaklamıştır. Dolayısıyla; şehrin toplam yatak arzının yaklaşık yüzde 65'i boş kalmıştır. Sadece yabancı turistler baz alındığında; 2015'te kente gelen 12 milyon 414 bin yabancı turistin ise, sadece 6.4 milyonu Bakanlık belgeli ve diğer konaklama tesislerinde konaklamıştır.Bu sonuçla şehre geldiği belirtilen yabancı turistlerin yüzde 48'inin konaklama kaydının olmadığı ortaya çıkarken, kayıt dışı faaliyet gösteren günübirlik evlerde kaldıkları ya da şehirde kalmadan farklı noktalara seyahat ettikleri tahmin edilmektedir.
Bu araştırmaya göre, boş kapasitenin sadece oteller açısından yarattığı bir yıllık mali kayıp 3 milyar dolar düzeyindedir ve ulaşımdan yeme-içme sektörüne, alışverişten eğlenceye kadar diğer sektörler de gözönüne alındığında; kayıp çok daha yüksek rakamlara ulaşmaktadır.

adsiz

Kaynak israfının nedeni

İstanbul'da talebin çok üzerinde artış gösteren otel yatırımları; konaklama sektöründe fazla kapasite oluşmasına ve otel odalarının atıl kalmasına neden olmaktadır. Özellikle son 3 yılda kentteki aşırı denilebilecek düzeyde seyreden otel yatırımları; talep pastasının verimli değerlendirilememesine, dolayısıyla konaklama sektörünün özellikle yeni yatırımlarda maliyetlerini çıkaramamasına yol açmaktadır. Ortaya çıkan doluluk rakamları da bu durumu teyid etmektedir. Sektörün bu yılki kadar sıkıntı yaşamadığı 2015 yılında bile; her 100 yataktan 65'inin boş kaldığı ve bu boşluğun başta gelen nedeni olarak da çift haneli turist artışının devam edeceği beklentisiyle talebin çok üzerinde gerçekleşen otel yatırımları olarak gösterilirken, fazla kapasite otelleri atıl bırakmaktadır. Bu yıl ilave sıkıntıların da sektörü olumsuz etkilemesiyle, boş yatak sayısı daha da artış göstermiştir.
İhtiyaçlar çerçevesinde uygulanacak doğru teşvikler sayesinde, yatırımlar ihtiyaç duyulan bölgelere doğru yönlendirilirken, mevcutların da kârlı ve sağlıklı bir şekilde işletilmesi sağlanabilir. İstanbul'u sektörel kümelenmeler ve demografik dağılımdaki farklılıklar nedeniyle, bütüncül şekilde ele alabilmek mümkün değildir. Bu nedenle kentte uygulanacak bir teşvik sistemi, bölgelerin ve ilçelerin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak planlanmalıdır.

İşte size yurt sorununun çözümü…

Ülkemizde en son Adana Aladağ'da öğrenci yurdunda çıkan yangın sonucunda, 12 çocuğumuzun üzücü ölümü ile beraber; ortaöğretim ve yüksek öğrenimdeki yurt sorunları tekrar gündeme gelmiştir. Devletin yurt sorunlarını çözmemesi nedeniyle, öğrencilerin tarikat ve cemaatlere ait yurtlarda kalması, ülke geleceği açısından çok ciddi sonuçlar doğurmuş hatta gelecekte de aynı vahim olayların yaşanması muhtemeldir.
Turizm sektörünün önümüzdeki 3 yıl içinde normale dönmesi çok zor gözükmektedir. Sektörde turist sayısının azalması nedeniyle; satışa çıkartılan oteller dışında yeni yatırımlar ile beraber ortaya çıkan kapasite fazlası, devletin bu turizm tesislerini kiralayarak ya da satın alarak Kredi Yurtlar Kurumu bünyesine katması, öğrencilerin yurt sorununun çözümü için bulunmaz nimettir.
Tabi yurt sorununu çözmekte yeterince samimi iseler……

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet