Reklamsız Sözcü
NİLAY ÖRNEK

Paylaşmadan oku baban gibi, eşek olma!

24 Şubat 2016

İlk büyük farkındalığımı hatırlıyorum.
Gezi Parkı eylemlerinin en harlı olduğu dönem, muhafazakar kanadın her kesimden kabul görmüş entelektüel yazar, bir köşe yazısı yazmış.
Başlık: “Mustafa Keser'in askerleriyiz”

“Gezi Parkı eylemleri hiç kuşkusuz makul bir talebin ifadesidir” gibi cümleler içeren yazının girişi, “Mustafa Keser'in askerleriyiz” sloganını duvarlara yazan kitlenin kafasıyla örtüşür nitelikte.

Avuç içlerimize Twitter ekranının yapıştığı, sabahları mavi kuşların ötüşüyle uyandığımız günler. Gözümü bu yazıya açtım.
Herkes yazıyı paylaşıyor. İlk paragraflardan satırlar alıntılanıyor, övgüler yazılıyor.
Meşgulüm, yazının o anki gündeminden uzak kalmak pahasına yazıyı sonra okumak üzere favorilerime ekledim.

Kral çıplak

Akşam saatleri, gazeteci Ebru Çapa'nın o yazıya saydırdığını fark ettim. Yazıdan hiç görmediğim alıntılar yapıp söyleniyordu. Çünkü yazıyı okumuştu!
“Gerçeği gören ve harbiden Yeni Türkiye'yi inşa edebilecek bir lider işinize gelmiyor” gibi cümlelerle son bulan yazı kendi içinde tutarlıydı! Hem Erdoğan'ı hem de Gezi eylemcilerini haklı buluyor, “Başbakanı yedirmeyiz” jargonuyla konuşan danışman, köşe yazarı ya da ‘şakşakçılara' laf ediyordu.
Ama bence trajikomik olan, pek çoğu da ağır muhalif yazar, çizer, sanatçı vs. olan büyük abiler ve ablaların yazıyı okumadan ve hatta övgüyle paylaşmış olmasıydı.
Sonra birden ‘anında retweet'çi onlarca kişi, bir dalga halinde “Aaaa son satırları görmemişiz”, “Benimki yanlışlıkla oldu”lara falan başladı. Şaka gibiydi.

Onu hiç böyle görmediniz

Sonra bu çok oldu. Çok fazla.
Ben altı ay büyük bir ulusal gazetenin internet sitesinin başındaydım.
İnternet sitesi panelinin şöyle bir ‘şeytani güzelliği' vardır; yalan kaldırmaz! Tüm rakamlar ortadadır, çırılçıplak.
“Haber okuyorum” ayağına Kim Kardashian galerisine dalan insanların sayısına inanamaz, bir cümlenin başına ‘Şok', ‘Flaş', ‘Onu Hiç Böyle Görmediniz' eklenmesi neler değiştirir tahmin edemezsiniz!

Paylaşım formülleri

Dikkat edin, bir yazıyı direkt koyarsanız ilgi görmez.
Başına, yazının içinden bir cümle ya da tavrınızı yazarsanız daha fazla ilgi görür, okunur ya da paylaşılır.
Yine ülkemde bir orman katliamı olmuş. Twitter'dan, başına da tepkimi net gösteren bir satır yazıp paylaşıyorum. 749 kişi retweet ediyor. Ama panelden tıklayıp haberi açan kişi sayısına bakıyorum: 81!
Linkte mahalleye küfür etsem, millet paylaşacak yani!

18 yanlış 1 orman götürür

Evet; bilgi, belge, okunacak çok şey var, ilgi alanı çok, zaman yok. Ama o zaman paylaşma, okumuş gibi yapmayıver!
Sinan Erensü, “Artvin Mücadelesine Dair Doğru Sanılan 18 yanlış” adlı bir yazı yazmış millicografya.com adlı sitede. Şimdi Facebook'ta her saniye birinin paylaşımıyla önüme düşüyor. Uzun ama dikkat istiyor. Umuyorum birileri gerçekten okuyor.
Çünkü başımıza ne gelirse ‘içeriği okumamaktan' geliyor ve 18 yanlış doğanın bütün dengesini götürüyor!

-Bunu ben de yaparım
-Hah yaparsın!

Bir kısa tiyatro oyunu; politikacı, sanatçı, cesaretli cahil, gazeteci, din adamı vs. hepsini ‘binlerce meme' etrafında buluşturup bir şişe diziyor, köz kömürün üzerine bırakıyor! Biz seyirciler de gülerek izliyoruz…

Not: Malum DOT bir süredir Kanyon'da ve bu sefer tesadüfen gördüm, son dakika kapıdan alınan biletler 20 TL 

Doğru bakmayı ve yazmayı bilene çevremizdeki her şey bir vaka ve vaha. Bunun en güzel kanıtlarından biri de İngiliz yazar Nick Hornby'nin ‘NippleJesus' adlı hikayesi.
Bir adam, evli ve çocuklu. Gece kulübünde güvenlik elemanı olmaktan yıldığı bir dönemde, bir sanat galerisinde eserlere sahip çıkan görevlilerden biri oluyor.
Ama milyonlarca kadın memesi fotoğrafından oluşan bir kutsal imgeyi koruması gerekiyor…
Bu hikaye şimdi ‘Bunu Ben de Yaparım' adıyla DOT Tiyatro'da sergileniyor. Çok etkileyici, düşündürücü ve komik…
Bir saatlik, minimal dekorlu, tek kişilik oyunun yıldızı İbrahim Selim de o kadar başarılı ki hayran oldum, imrendim, çok da güldüm.

Vurdu, gol oldu

Gazetecisinden politikacısına, ordudan aile ilişkilerine, sevgiden önyargılara, güncel sanattan dine, bir şeye yakından bakmanın etkisinden ‘Bunu ben de yaparım' diyenlere… Öyküdeki her olgu, her tip yerli yerinde.
Güzel bir yemek yiyoruz da hiçbir malzeme tek başına öne geçmiyor gibi…
İbrahim Selim'in performansı ve hikayenin akıcılığıyla oyun boyunca kahkahalarla güler, kimi zaman da kahramanımız Dave'e sarılıp avutma isteğiyle dolarken ‘nasıl da gol oluyor' farkına bile varmıyoruz! Ağır çekim tekrar tekrar izlemek istiyoruz!
Eleştiriler, geçirmeler öyle tatlı ki; leziz bir dedikodu seansı gibi.

Minnak meme!

Nick Hornby adı zaten çok net; çok iyi, ünlü ve ödüllü bir yazar. Ama buradaki çeviri (‘Minnak Meme' diye bir ifade var, daha ne olsun!) ve uygulama da bayağı etkileyici. Ama böyle bir hikayenin hakkının bu coğrafyada verilmesi de çok normal belki…
Yahu adam -Kenan Evren- Picasso'ya baktı ve “Bu resmi ben de yaparım” dedi! Daha da kötüsü yapmaya kalktı!

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet