Reklamsız Sözcü
RAHŞAN GÜLŞAN

Hani TEDES’ler kalkıyordu?

19 Ekim 2016

Bayram öncesi İçişleri Bakanı bir açıklama yaptı ve TEDES adı verilen otomatik hız denetleme sistemlerinin vatandaş için birer para tuzağına dönüştüğünü ve bunların kaldırılacağını söyledi.
Açıklamanın üzerinden aylar geçti.
Ama bırakın kaldırılmayı, İstanbul'un adeta her adımına TEDES takılmaya başlandı.
konu1-kopya

TEDES'lerin koridor hız kontrolü yaptığı yollarda otomobil kullanmanın getirdiği stres gerçekten insanın meşhur İstanbul trafiği stresine daha da fazla sıkıntı ekliyor. Çünkü nedense bölünmüş yolların hız limiti 110 iken Göktürk gibi yollarda TEDES sınırı 90. Aynı yol yapısına sahip Çekmeköy yolunda ise hız sınırı saatte 80 km. Aynı şekilde birinci köprüde de aynı sistem 80 km/sa sınırıyla kuruldu. Bu, trafiği düzenlemekten çok belediyeye ek gelir sağlamak için kurulmuş bir tuzak gibi çalışıyor. Trafik stresimize de ekstra stres yüklüyor.

Özrü kabahatinden büyük

Tamam, kitabı okumadın. Kendine o kadar güveniyordun ki o gün programda hangi konular olduğuna bakmadın bile.
Hatta özgüvenin o denli yüksek ki yayında Jess kitabın 1943 yılında yazıldığını söylediğinde bile bunun Madonna üzerine yazılmış bir roman olduğu konusunda ısrar ettin.
Ama ertesi gün çıkıp, “Tamam ben cahilim ama siz de çok şefkatsizmişsiniz” demek tam anlamıyla bir özrünün kabahatinden büyük olması durumu.
Yahu Funda, her sabah insanları adeta gömen bir programda içinden geldiği, aklına estiği gibi konuşuyorsun. Olayları hayata baktığın pencerenden eleştiriyorsun.
Ama ne eleştirmek……
konu2-kopya

Aynı eleştiri sana yapıldığında neden bir anda insanlar anlayışsız oluyor?
Tabii ki eleştirinin lince dönüşmesi korkunç ama eleştiriye açık işler yapıp, hayatını magazin figürlerini eleştirerek kazanan birinin eleştirilince böyle gerilmesi gerçekten tam bizim ülkemize yakışır bir hal galiba.

Göstermeyi, paylaşmayı seviyoruz

İster ünlü ister ünsüz fark etmiyor, hayatımızı, standartlarımızı, duygularımızı, yediğimizi, içtiğimizi, her şeyimizi paylaşmaya bayılıyoruz.
Dün gazete sitelerinde Talat Bulut ile ilgili haberler vardı. Talat Bulut hüngür hüngür ağlarken göründüğü bir videosunu paylaşmış sosyal medyadan.
konu3-kopya

Biraz şaşırdım doğrusu.
Yurtdışına eğitime yolladığı kızının arkasından ağlıyormuş büyük aktör.
Yanlış anlamayın; hoşuma gitti çok sevdiğim bir sanatçının bu anına tanık olmak.
Ama sırtımızın sıvazlanması, onaylanma, sevilme gibi dürtülere ülkenin takdir ettiği bir sanatçının bile yenilmiş olması ilginç geldi.
Demek ki halimizde çok da korkacak bir şey yok. Sosyal medya belli ki artık ortak zaafımız.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp