Reklamsız Sözcü
SONER YALÇIN

Tutucu kovboylar

30 Kasım 2016

AB'nin Erdoğan'ı Şangay Beşlisi yanına nasıl iteklediğini; ABD-Castro ilişkisi örneğinde anlatmaya çalışacağım…
Tarih: 1 Ocak 1959.
Küba'daki ulusal kurtuluş savaşı başarılı oldu; diktatör Batista yıkıldı.
Hayatı boyunca mevkiinin esiri olmamış Castro başkan olmayı istemedi. Siyasi birlikten yanaydı; hizipçiliğe karşıydı. Üç örgütü/partiyi birleştirdi. Liberal görüşlü avukat Manuel Urrutia'ın başkan olmasını sağladı.
Devrimin sosyalist niteliği yoktu. Bu ilk icraatlardan da belliydi:
– İşten atılanları işe iade ettiler.
– Kira indirimi yaptılar. (Bugün Küba halkının yüzde 85'i ev sahibi; kalanlar maaşlarının sadece yüzde 10'unu kiraya veriyor. 30 dolar maaş alan Castro da bu kiracılar arasındaydı! İki kez “dünya zenginler listesi”nde gösterilen Castro'nun hiç mülkü-parası olmadı.)
– Hızla okul açtılar. (Bugün Küba'da herkes okur-yazar. Keza, tüm fiziki ve zihni engelli çocuklar özel eğitim alıyor. Öğrenim ana okulundan üniversite sonuna kadar bedava. Kişi başına öğretmen sayısında dünyada ilk sıradalar. Öğrenciler, matematik ve dil sınavlarında dünya birincisi. Bilgisayarı olmayan öğrenci yok.)
– Hastane inşa ettiler. (Bugün Küba; çocuk ölümlerinde dünyanın en düşük oranına sahip. Ortalama yaşamı 15 yıl artırdılar. Kimi bulaşıcı hastalıkları yok ettiler; kimini tamamen kontrol altına aldılar. Kişi başına en çok doktor düşen ülke oldular. İhtiyacı olan ülkelere bedava doktor gönderiyorlar. Nüfusun tamamı sosyal güvenlik kapsamında.)
– Kumarhane ve genelevleri kapattılar. Vs.
Devrimin ilk günlerinde farklı görüşler-davranışlar ortaya çıktı. Örneğin…
Sovyetler Birliği (SB) yanlısı komünistler, sert toprak reformundan yanaydı. Castro, kooperatifleşme taraftarıydı; SB'de olduğu gibi hızlı kamulaştırmaya gidilmesini; merkezi-katı ekonomik sistemi doğru bulmuyordu…

ABD hatası

Diktatör Batista döneminde…
Küba'daki elektrik-telefonun yüzde 90'ı; petrol rafinerileri ile nitel üretimin yüzde 100'ü ve şeker üretiminin yüzde 47'si ABD-İngiliz şirketlerinin egemenliğindeydi.
Şeker kamışı kooperatifleri kurulunca; ABD, Küba'dan alınan şeker kotasını düşürerek hemen karşı saldırıya geçti.
Küba'daki elektrik ve telefon fiyatları düşürülünce; ABD bu kez Küba'ya yapılan petrol sevkiyatını durdurdu. Küba, SB'den petrol almaya başladı; ancak Küba'daki ABD'li şirketler rafine etmeyi reddetti.
İlişkiler sertleşiyordu. ABD, ekonomik sömürünün sürmesi için Küba'yı zorluyordu. Öyle ki, 4 Mart 1960'ta Havana rıhtımındaki Fransız gemisini bile havaya uçurdular. Havana'daki alışveriş mağazası El Encanto'yu yaktılar. Halk isyan etsin diye tiyatrolarda-sinemalarda bomba patlattılar. Vs.
Sonunda… Zorunluluktan başkanlık koltuğuna oturan Castro, Ağustos 1960'ta; içlerinde Shell, Texaco, Standart Oil, ITT ve şeker şirketlerinin bulunduğu 26 yabancı firmayı kamulaştırdı. Keza…
ABD ile kesilen şeker ticaretini artık SB ve Çin ile yapacaktı. Sosyalist blok ülkeleriyle teknik yardım ve kredi antlaşmaları imzaladı. Yani…
ABD, ekonomik ambargo dayatmasıyla Küba'yı kendine bağımlı tutacağını sandı. Yanıldı. Burnunun dibindeki Küba'yı, Soğuk Savaş'taki rakibine kaptırdı.
ABD Başkanı Eisenhower köpürdü. Küba'dan büyükelçisini çekti; vatandaşlarının adaya gitmesini yasakladı. 183 savaş gemisiyle Küba'yı abluka altına aldırdı. Küba yakınındaki Florida'ya 579 savaş uçağı gönderdi. Ardından, CIA'nın hazırladığı Küba'yı istila programını imzaladı.
ABD bastırdıkça, -komünistlere mesafeli duran- Castro SB'ye yaklaştı.

Hiç istemedi

Tarih: 17-19 Nisan 1961.
ABD'nin Küba'yı işgal etmek için; Küba, Nikaragua ve Guatemala'dan toplayıp eğitimden geçirdiği askerlerle yaptığı Domuzlar Körfezi Çıkarması başarısızlıkla sonuçlandı.
(Küba ele geçirdiği esirler karşılığında ABD'den; çocuklar için süttozu ve ilaç aldı!) CIA'nın; ABD Ordusu'nun doğrudan müdahale etmesi için -yeni başkan seçilen- Kennedy'ye yaptığı baskı karşılık bulmadı. Fakat CIA vazgeçmedi; ABD Ordusu'nun Küba'yı işgal etmesi için hep sabotaj ve provokasyonlara başvurdu. Bunun sonucunda Küba, 29 Mayıs 1962'de SB ile askeri savunma antlaşması imzaladı. Ardından…
SB, Küba'ya; ve ABD, Türkiye'ye füzeler yerleştirdi. Gerginlik hat safhaya çıktı. Üçüncü Dünya Savaşı'ndan dönüldü.
Domuzlar Körfezi Çıkarması'ndan sonra Castro, Küba rejiminin Marksist-Leninist olduğunu dünyaya ilan etti.
Evet; Castro 1959 Devrimi'ne kadar ne bir Sovyet vatandaşı ne de Sovyet yöneticisi tanımıştı! SB güdümündeki Kübalı komünistlere -aynen Che gibi- soğuktu. Castro'nun özel bürosunda -köleliğe son veren- ABD Başkanı Abraham Lincoln'ün büstü vardı! (Ve, her türlü aşağılık hakaretlere-saldırılara maruz kalmasına rağmen hayatı boyunca ABD halkına aşağılayıcı tek söz etmedi.)
Sonuçta… ABD sadece Küba'yı kaybetmedi; 1960'lı yıllarda birçok Afrika-Asya ülkesi Küba'yı örnek alarak emperyalizme karşı ayaklandı.
Yadsınamayacak politik yeteneği ve büyüleyici kişiliği olan Castro (ve Che) mazlum halkların lider modeli oldu.
Castro, kişinin kültleştirilmesine hep karşı çıktı. Ve hiç istemediği halde; tutucu ABD kovboylarının doymak bilmez sömürüsüne direnen politik kahraman haline geldi!
Peki…
Küba kapitalist olur mu?
Soruyu CHP üzerinden yarın yanıtlayayım!

Soner Yalçın
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet