Reklamsız Sözcü

MEB şube müdürleri davasında Danıştay noktayı koydu

MEB’in yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalaması yerine sadece sözlü sınav sonuçlarını esas puan kabul ederek yaptığı 1709 şube müdürü ataması işlemine itirazlar ve üç yıldır süren mahkeme sürecinde Danıştay nihai karar açıklamasını taraflara tebliğ etti.

14:4429 Haziran 2017
MEB şube müdürleri davasında Danıştay noktayı koydu
MEB’in yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalaması yerine sadece sözlü sınav sonuçlarını esas puan kabul ederek yaptığı 1709 şube müdürü ataması işlemine itirazlar ve üç yıldır süren mahkeme sürecinde Danıştay nihai karar açıklamasını taraflara tebliğ etti.

Mesleki ve Teknik Eğitim Sendikası'nın açtığı davada Danıştay sözlü sınav sonuçlarına göre oluşturulan başarı listesinin ve bu listeye göre atama yapılmasının hukuka uyarlılığının bulunmamasından dolayı yürütmenin durdurulmasına karar vermiş, 20 Mart 2017'de ise MEB'in bu karara itirazını reddetmişti. Nihai kararın açıklamasının taraflara tebliğ edilmesi ile gözler bakanlığa çevrildi.

MEB ŞİMDİ NE YAPACAK?

Süreci başından beri takip eden TBMM Eğitim Komisyonu üyesi CHP Bursa Milletvekili Dr. Ceyhun İrgil, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “MEB, 1709 şube müdürü atamasının hukuka uygun olmadığını bile bile başından beri işi yokuşa sürüyor. ‘Bireysel mahkeme kararlarını uygulayacağız' sözünü tutmamıştı. Verdiğimiz soru önergesine ‘Dava ile ilgili nihai iptal kararı verildiği takdirde, 1709 şube müdürü kadrosuna atama yeniden değerlendirilecek' demişti, üç ay önce nihai karar çıktı ama bu kez de ‘Gerekçeli karar tebliğ edilmedi' dedi. Merak ediyorum, MEB adalete uymamak için şimdi ne yapacak? Çünkü bu karar da eline ulaştığına göre, 1709 şube müdürü atamasını yeniden değerlendirmek zorunda. Adaletli bir anlayışla, adil bir uygulamaya gidilmesi çok zor olmasa gerek. İktidar madem bize ‘adalet var' diyor, bu ülkede adaletin olduğuna inanıyor o halde gereğini yapmalı, mahkeme kararına saygı göstermeli. İktidarın kendisi Anayasa'nın 138. maddesini hatırlamalı.”

ADİL EĞİTİM İÇİN YÜRÜYORUM

İrgil, şube müdürleriyle ilgili yürütmenin, uygulanmayan mahkeme kararlarının en somut örneklerinden biri olduğunu belirterek ekledi:
“İşte ben eğitim alanına da adalet istediğim için yürüyorum. Parasızlıktan okulunu bırakmak zorunda kalan öğrenciye; çalınan sınav soruları ile hakkı gasp edilene, kadrolu atanmayan öğretmene; kontenjan verilmediği için atanamayan branş öğretmenine; KHK'larla sorgusuz sualsiz haksız yere ihraç edilen, işsiz aşsız kalan öğretmene ve akademisyene; kadrosu elinden alınan ÖYP'li araştırma görevlisine; Nuriye ve Semih'e adalet için yürüyorum. Öğrencisinden eğitimcisine, ülkemizde eşit ve adil eğitim-öğretim hakkı için yürüyorum.”

NE OLMUŞTU?

Bilindiği üzere yazılı ve sözlü sınavların aritmetik ortalaması ile atama yapılması yerine sadece sözlü sınav puanıyla atama yapılması, şube müdürü adaylarının dava açmasına neden olmuştu. Üç yıllık bu süreçte 10 Haziran 2016 tarihine kadar bireysel davalarını kazanan adayların atamaları da yapılmamıştı.

Konuyla ilgili CHP'li İrgil'in 22 Ekim 2016'da verdiği soru önergesini 31 Ocak 2017'de yanıtlayan Bakan İsmet Yılmaz “Dava konusu edilen talep doğrultusunda işlem yapılması, 1709 kadroya 16.04.2014 tarihinde yapılan atamanın iptal edilerek geri alınması ile mümkündür. Bu hali ile tek başına davacıların atanmaması işlemi niteliği taşımadığından işlem sadece davacılara münhasır değildir ve sözlü sınavda başarılı olan diğer şube müdürü adaylarını da ilgilendirmektedir. Bu konuda nihai karar henüz verilmemiştir. Şayet dava ile ilgili nihai iptal kararı verildiği takdirde, 1709 şube müdürü kadrosuna atama yeniden değerlendirileceğinden davacıların talebi de kendiliğinden yerine gelmiş olacaktır.”

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp