Reklamsız Sözcü

Prof. Dr. Muhammed Şahin: Akademisyenlik merak edenlerin, geleceğe hizmet etmek isteyenlerin işi…

İTÜ rektörlüğü döneminde çok sayıda projeye imza atan, şu anda MEF Üniversitesi Rektörü olan Prof. Dr. Muhammed Şahin, akademisyenliğin, 'meraklı' kişiler için uygun olduğunu söyledi. Şahin, “Akademisyenlik maddi karşılık beklemeyen, merak edenlerin ve insanlığın geleceğine hizmet etmek isteyenlerin işi” dedi.

Yurdagül UYGUN
13:231 Aralık 2017
Prof. Dr. Muhammed Şahin: Akademisyenlik merak edenlerin, geleceğe hizmet etmek isteyenlerin işi…
İTÜ rektörlüğü döneminde çok sayıda projeye imza atan, şu anda MEF Üniversitesi Rektörü olan Prof. Dr. Muhammed Şahin, akademisyenliğin, 'meraklı' kişiler için uygun olduğunu söyledi. Şahin, “Akademisyenlik maddi karşılık beklemeyen, merak edenlerin ve insanlığın geleceğine hizmet etmek isteyenlerin işi” dedi.

Dünyanın en eski teknik üniversitelerinden biri olan, mezunlarının cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye’nin büyümesine ve gelişmesine büyük katkı sağladığı, Mustafa İnan gibi bilim insanlarının yetiştiği İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) eski rektörlerinden biri olan Prof. Dr. Muhammed Şahin de hayatını eğitime, akademiye verenlerden. Rektörlüğünü yaptığı MEF Üniversitesi’nde görüştüğümüz Şahin, akademisyenlik için “Birinci önceliği maddiyat olanlar bu mesleği hiç seçmesin. Akademisyenlik maddi karşılık beklemeyen, merak edenlerin ve insanlığın geleceğine hizmet etmek isteyenlerin işi” dedi.

Rize Pazar’da dik bir dağ köyünde marangoz bir babanın beşinci çocuğu olarak dünyaya gelen Şahin, üniversite yıllarına kadar babasının ‘alışırsa okumaz’ kaygısına karşın, hem öğrenimine devam etmiş hem de çeşitli işlerde çalışmayı sürdürmüş.

Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde bir yıl matematik öğretmenliği okuyan, ardından da Harita Mühendisli Bölümü’ne geçiş yapan Şahin, sınıfın ikincisi olarak yatay geçişte İTÜ’ye devam etmiş. İTÜ’de İnşaat Fakültesi Jeodezi ve Fotogrametri (Geomatik) Mühendisliği Bölümü'nü ise birincilikle bitiren Şahin, “Okul birincileri genellikle akademisyen olmak ister. Benim içimde de vardı. Hiçbir zaman özel sektörde para kazanma gayem olmadı. O dönem akademisyenlik yerine özel sektörde çalışsılsa, 3-4 kat maaş alınabiliyordu. Ben de babamdan destek istedim. O da destekledi ve araştırma görevlisi oldum. Ardından Milli Eğitim’in yurtdışı master doktora sınavına girdim ve birincilikte kazandım. İngiltere’ye gittim ve master doktoramı orada tamamladım. Bunu bana, Atatürk’ün kuruduğu Cumhuriyet sağladı. Ben de kendimi yetiştirmek zorundaydım. Yurtdışında çok sayıda panellere, sempozyumlara katıldım” dedi.
sahin

BİLİM MERAK İÇİN YAPILIR

Şahin’e akademisyenliğin kimler için uygun olduğunu sorduğumuzda, şöyle yanıtladı bizi: “Merak. Herşeyin başında merak geliyor. Maddi karşılık beklenmemeli. Birinci önceliği maddiyat olanlar bu mesleği hiç seçmesin. Akademisyenlik maddi karşılık beklemeyen, merak edenlerin ve insanlığın geleceğine hizmet etmek isteyenlerin işi. ‘Bilim toplum için mi bilim için mi yapılır’ sorusuna ben merak için yapılır diyorum. Çünkü bazen geceleri bile uyuyamıyor, çözemediğin problemleri gece çözüyorsun.”

Akademisyenliğin Türkiye’de biraz daha zor ve ekonomik duruma bağlı olduğunu anlatan Şahin, aile desteğinin önemine işaret ederek, şöyle devam etti: “Hele bir de devlet üniversitesindeysen, profesörlüğe kadar rahat edemiyorsun. Akademisyen olduktan sonra ise, yine önünü planlaman gerekiyor. Akademisyen olunca, danışmanlık yapabiliyorsun. Ancak bunun hangi aşamada yapıldığı da önemli. Çünkü bir taraftan araştırma yapmak, proje hazırlamak gerekiyor. Bu da her şeyin bölünmesine neden oluyor.”

“HAYALLERİMİN PEŞİNDEN KOŞTUM HEP”

Şahin, hep hayallerinin peşinden koştuğunu belirterek, “Yurtdışından geldiğimde üç yer seçme hakkı verildi. Ben de ‘İTÜ ya da İTÜ dışında her yer’ dedim. Çünkü bana göre İTÜ dışında her yer aynıydı. İTÜ’ye de girdim. Büyük risk aldım ve isteğimde ısrarlı ve kararlı oldum. Hedefimin B, C planı olmadı. Yani hayatımda şunu istiyorum ama olmazsa bu olabilir demedim. ‘Kendime güveniyorum, iyi çalıştım, yetiştirdim kendimi’ diyorum. Olmazsa bir başka A planı olur diyorum” dedi.

Hayallerinin peşinden koşan ve “Ya rektör ya da sade bir hoca olurum” diyen Şahin, İTÜ rektörlüğü yaptığı döneme kadar dekan dahi olmamış. Şahin, “Bir defa ana bilim dalı başkanı olmak zorunda kaldım. Çünkü hocam kanser olmuştu ve ağırlaşınca yürütemedi. Benden hep istiyordu ben de istemediğimi söylüyordum. Amaç koltuğa oturmak değildi çünkü. Hocamın hastalığı nedeniyle arkadamdan bir profesör arkadaş gelene kadar yaptım ve hemen devrettim. Ben, araştırma ve proje yapan bir hoca olmak istedim” diye konuştu.

TÜRKİYE AFET BİLGİ SİSTEMİ PROJESİNİ YÜRÜTTÜ

Şahin, yaptığı projeleri ise şöyle anlattı: “Doğduğum ve yaşadığım şehirler ile ülkem için İTÜ'de rektör olmadan önce sade bir öğretim üyesi olarak üniversite dışından kaynaklar yaratarak projeler yürüttüm. Bu projeler arasında, Türkiye Afet Bilgi Sistemi, İstanbul Afet Bilgi Sistemi, Karadeniz'in Depremselliği, İstanbul Boğaz Trafiği, Rize Afet ve Meteorolojik Erken Uyarı Sistemi Kurulması, İstanbul Deprem Hasar Analizi ve Deprem Senaryosu Projeleri var.”

Son güncelleme: 13:2501.12.2017
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp