Reklamsız Sözcü

Artık bu da cepte! Türkçe meditasyon uygulaması

İş hayatında ve sosyal hayatta yaşanan olumsuzluklar insanlara sinir, stres, uykusuzluk, depresyon olarak geri dönüyor. Kısaca yaşam kalitemizi düşürüyor. Üç genç girişimci bu durumu tersine çevirmek için en doğru yolun meditasyon olduğunu düşündü ve ilk ve tek Türkçe meditasyon uygulamasını hayata geçirdi. Kısa sürede 200 binden fazla kullanıcıya ulaşan uygulama ile totalde 3 milyon dakikadan fazla meditasyon yapıldı.

14:3311 Ekim 2017
Artık bu da cepte! Türkçe meditasyon uygulaması
İş hayatında ve sosyal hayatta yaşanan olumsuzluklar insanlara sinir, stres, uykusuzluk, depresyon olarak geri dönüyor. Kısaca yaşam kalitemizi düşürüyor. Üç genç girişimci bu durumu tersine çevirmek için en doğru yolun meditasyon olduğunu düşündü ve ilk ve tek Türkçe meditasyon uygulamasını hayata geçirdi. Kısa sürede 200 binden fazla kullanıcıya ulaşan uygulama ile totalde 3 milyon dakikadan fazla meditasyon yapıldı.

Meditasyon uygulaması kişinin kendi kendine meditasyon yaparak daha huzurlu ve stresten uzak bir hayat yaşamasına yardımcı oluyor. Sozcu.com.tr olarak kurucu ortaklardan Berk Yılmaz ile uygulamanın detaylarını ve meditasyonun Türkiye’deki yerini konuştuk.

Berk Yılmaz

Berk Yılmaz

Sözlerine, “Ben Koç Üniversitesi'nden mezunuyum. Biz üç ortağız. Ben Berk Yılmaz, Fatih Mustafa Çelebi ve Ali Murat Ceylan.” diyerek başlayan Berk Yılmaz, “Biz fikir üretirken hem sosyal fayda hem de sürdürülebilir ekonomik model içeren neler yapılabilir diye düşündük. Sağlık alanı inovasyonun çok yapılamadığı bir alan. Hastaneler ve sigorta şirketlerine bakıyorsunuz hala çok hantal ve sağlık harcamaları her geçen gün inanılmaz artıyor. Bu harcamalar devletlerin üzerinde. O yüzden sağlıkta bir yenilik yapılması lazım.” dedi.

(Soldan sağa)

(Soldan sağa) Ali Murat Ceylan, Fatih Mustafa Çelebi ve Berk Yılmaz

‘SAĞLIKLI YAŞAM BEKLENTİSİ HALA ÇOK AZ’

“İlk başta araştırmalarımıza bakarken bütün dünya yaşlanıyor dedik” diyen Berk Yılmaz, “Türkiye bunun biraz daha gerisinde. 60 yaş üstü nüfusa baktığınız zaman Avrupa'da Amerika'da falan bunlar çok hızlı. Tabi yaşam beklentisi de artıyor.  Ama istatistiklere baktığınız zaman sağlıklı yaşam beklentisi hala çok az.” açıklamasında bulundu.

basliksiz-1

Sağlıklı yaşam beklentisinin 59 yıl, normal yaşam beklentisinin 82 yıl olduğunu söyleyen Yılmaz, “Yani yaşamın üçte birini bir şekilde hepimiz hasta geçiriyoruz. Öyle olunca yaşlanmayla ilgili bir şey mi yapsak dedik. İnsanlara hem mental, hem fiziksel hem de beslenme önerileri yapacak bir sanal asistan mı geliştirsek diye düşündük. Watsapp gibi konuşacak ancak tamamen bir sanal asistan olacak, sana belirli yönlendirmeler yapacak.  Böyle bir fikirle ortaya çıktık. Daha sonra da mental, fiziksel ve beslenme gibi içerikleri eklemeye başladık.” dedi.

basliksiz-1

‘DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ BU SENE DEPRESYON ÜZERİNE ODAKLANIYOR’

İçerik ekleme sürecinde, başında Laura Carstensen'in olduğu, Stanford'un Uzun Yaşam Merkezi (Stanford Center on Longevity) iletişim halinde olduklarını söyleyen Yılmaz, “Uzun yaşamla ilgili iş planlarını davet ettikleri bir yarışma düzenliyorlardı. Biz de Türkiye'den başvuran ilk takım olduk ve global finallere seçildik. Stanford'a gittik ve bu yarışmanın zihin kısmında ikinci olduk. Orada özellikle verilerimizi soruyorlardı. Biraz daha içine girince baktık ki sağlıklı yaşam 60'a geliyor. Ama içine depresyon gibi problemleri soktuğun zaman, problemler 30-35 yaşa kadar iniyor. Zaten Dünya Sağlık Örgütü bu sene depresyon üzerine odaklanıyor. Uygulamayı bir test aşaması olarak yayınladık. Baktık ki herkes mental içerikleri kullanıyor.” dedi.

basliksiz-1

”BEN GERÇEKTEN NE İSTİYORUM?’DİYE SORMUYORUZ’

“Aslında problemimiz şu. Bir şey düşünmediğimiz bir an yok. Zihnimiz hep düşüncelerle dolu.” diyen Berk Yılmaz şöyle devam etti: Ve biz bunu zihnin normal düzeni zannediyoruz. Ama ne düşündüğünü bile bilemeyen zihin, bir yerden sonra ne içtiğini bilmeden bir şey içiyor, ne yediğini bilmeden yemeğini yiyor, karşı tarafı dinliyor gibi görünüyor ama aslında aklından başka bir şey geçiyor. Ve gerçekten hiç o anda yaptığımız şeye odaklanamayan bir noktaya geliyoruz. Günlük hayatta sürekli koşturan insan hayata cevap veren konuma geçiyor. O yüzden kimse ne yapmak istediğini bilmiyor. Çünkü hiç kendi içimize dönemiyoruz. Hiç 10-15 dakika kendimize ayırıp ‘Ben gerçekten ne istiyorum?' diye sormuyoruz.

basliksiz-1

‘200 BİN ÜYEYİ AŞTIK’

“Mental içerikleri biraz daha fazla yayınlayacaksak, insanların en büyük problemi buysa ki Türkiye stres seviyesinin yüksekliği ile mental çözümlerin sunulması gereken ülkelerin başında geliyor.” diyen Berk Yılmaz, “Bu süreçte 20 senelik meditasyon ve yoga uzmanı Deniz Bağan Beraber içerikler üretmeye başladık. Bu uygulamanın İngilizce dışında neredeyse başka hiçbir örneği yok. Biz Türkiye için ‘bu enteresan olabilir’ dedik ve 20 meditasyon ile yan ürün olarak çıktık. Baktık ki inanılmaz bir talep görmeye başladı. Apple bizi hemen haftanın uygulaması seçti. Baktığınız zaman Türkiye'de sağlık alanında doğru düzgün bir uygulama yok. Ve biz 7-8 ayda 200 bin üyeyi aştık. Gerçekten çok hızlı bir şekilde büyüdü.” açıklamasında bulundu.

‘AMACIMIZ İLK GELEN VE HİÇBİR ŞEY BİLMEYEN İNSANA…’

“Geçenlerde bir istatistik gördüm. İnsanlara ‘Telefonunuzda olmasından mutlu olduğunuz uygulamalar hangileri' diye sormuşlar. Ve ilk beşten üç tanesi meditasyon uygulaması.” diyen Yılmaz, “Mutsuz olunan uygulamalar da oyun ve haber uygulamaları. İnsanlar gerçekten kendilerini kapana kısılmış hissediyorlar. Bundan kurtulmak istiyorlar ama nasıl yapacaklarını bilmiyorlar. Şu an uygulamada 10 dakikalık seanslarla 150'den fazla meditasyon oldu. İlk başlayandan biraz daha exper insanlara yönelik olanlara kadar var. Amacımız ilk gelen ve hiçbir şey bilmeyen insana da cep telefonu ve kulaklığını takınca beş dakika içerisinde kendi düşüncelerini duygularını fark edebileceği belirli teknikler öğretmek, mental seans yaşatmak.” ifadelerini kullandı.

‘İNSANLARIN BİZDEN İSTEDİĞİ UYGULAMALAR…’

“Seanslar 5 dakikadan başlıyor 10,15,20 dakikaya kadar çıkıyor. Uyku, stres, kabul etmek gibi uygulamalar var.” diyen Berk Yılmaz, “Mesela en çok kullanılan uygulamalardan biri kabul etmek. Gerçekten hayatta değiştiremeyeceğin şeylerle savaşmayı bırakıp bunları kabul etmek. Geçmişinde insanın bazı atlatamadığı travmalar oluyor. Ve bu yaşananları kişi, kabul etmiyorsa onlarla ömür boyu savaşmasına neden oluyor. En çok kullanılanlardan biri de özgüven. Sosyal medyada bir kaç kez kampanya yaptık ve özgüven ile motivasyon insanların bizden istedikleri uygulamalardı. Bunların yanında şevkat, şükran gibi seçenekler var. Ama en fazla kullanılan stres ve uyku. Daha özel programlarda da kabul ve özgüven.” dedi.

KULLANANLARIN YÜZDE 80’İ KADIN

“Kullanıcılarımızın yüzde 80'i kadın. Ve gerçekten bizi çok mutlu eden yorumlar geliyor.” açıklamasında bulunan Berk Yılmaz, Sekiz hafta boyunca günde 20 dakika yapılan meditasyonun yaşamdaki mutluluğu artırdığı, stres miktarını azalttığı, endişe ve kaygıyı düşürdüğü kanıtlanmış bir şey. İnsanlar en çok pazartesi Salı ve Çarşamba günleri kullanıyorlar. Akşamları genellikle 9-12 arası çok fazla kullanılıyor.  Stres ve kaygı en üst seviyede. Bu ilginin nedenlerini de kestirmek güç değil. Gittikçe artan bu temponun içerisinde “geride kalmamalıyım” duygusuyla, yetersizlik fikriyle baş etmeye çalışıyoruz. Günümüzdeki uyaranların fazlalığı ise zihnimizin bu döngüsünü içinden çıkılmaz bir hale sokuyor. Wall Street Journal tarafından yapılan bir araştırmaya göre bir çalışan günde ortalama 21 kere Facebook, 74 kere de e-postalarını kontrol ediyor. Televizyon, internet, sosyal medya, haberler, arkadaşlar, mesajlar derken bünyemiz sürekli bir uyarılma halinde. Bu durum da stres, kaygı, endişe gibi duyguları ortaya çıkarıyor. Beden ile zihin arasındaki iletişim koparken, farkında olmadan, sürekli düşünce sarmalında yaşamaya başlıyoruz. Bununla ilgili Harvard Üniversitesi'nde yapılan bir diğer araştırmaya göre günümüzün %60'ını o anda yapmadığımız bir şeyi düşünerek geçiriyoruz, yani günün çoğunda hayal alemindeyiz. Meditasyon ve mindfulness öğretileri ise bireyin kendisini bu sarmaldan nasıl çıkarabileceğini gösteriyor, günlük hayatta bilinç ve farkındalık sağlıyor. Mindfulness' ı yargısız ve dikkatli bir şekilde, bulunan anı gözlemlemek, deneyimlemek olarak tanımlayabiliriz. Kişi farklı tekniklerle yeni bir gözlem yapısı geliştiriyor, var olmayı tecrübe ediyor, sakinleşiyor  ve düşüncelerini ve duygularını fark etmeye başlıyor. Bu pratiğin etkileri ise yapılan bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış durumda. 8 hafta boyunca her gün 10-20 dakika arası yapılan meditasyon bireyde stres, endişe, kronik ağrı gibi problemlerin azalmasına, yaşam tatminliğinin ve genel sağlığın artmasına neden oluyor. Stresin en büyük 6. ölüm nedeni olduğu ve doktor ziyaretlerinin %75-90 ‘ının stres kökenli olduğu düşünüldüğünde, şirketler için zihin sağlığının iyileştirilmesi hem sağlık giderlerini azaltmak, hem de çalışan üretkenliğini artırmak için önemli odak haline geliyor.” ifadelerini kullandı.

NE KADAR YATIRIM ALDILAR?

İlk etapta 200 bin dolar yatırım aldıklarını söyleyen Berk Yılmaz, “Üç tane temel yatırımcımız var. Ebru Dorman, Alper Akcan ve Tülin Karabük. Bir de fon olarak Startershub var. Bu ayın sonunda hem İngilizce hem İspanyolca olarak giriş yapacağız. Buralar büyük pazarlar. Uygulamamız ilk hafta ücretsiz ve daha sonra kullanım fiyatı 11.99 TL. Uygulamada hemen başla diye bir bölümümüz var. Bu bölümde insanlara yürürken, toplu taşımadayken o farkındalığı yaratabilecek seanslar veriyoruz. Biz buna zihin için bir spor salonu diyoruz. Duygularımızıda ağırlıklar olarak düşünebiliriz.” dedi.

UYGULAMA NASIL ÇALIŞIYOR?

Uygulamayı mağazadan bulup indirdikten sonra kayıt oluyorsunuz. Kayıt olduktan sonra merhaba serisi karşımıza çıkıyor. Burada beş tane beşer dakikalık giriş meditasyonu var. Bunlar meditasyonun nasıl bir pratik olduğunu anlatıyor. Uygulamayı indiren kullanıcının tek yapması gereken kulaklığını takıp playe basmak. Berk Yılmaz meditasyonun sessiz bir ortamda olursa daha iyi olucağını sözlerine ekliyor. İlk merhaba programından sonra meditasyonun temelleri dediğimiz daha pratiği öğretecek bir onlu serimiz var. Ondan sonra da artık kişiyi rahat bırakıyoruz. Hangi konuyu geliştirmek isterse seçimleri ona bırakıyoruz.

Son güncelleme: 15:4411.10.2017
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp