Reklamsız Sözcü

Maden patronunun yasak aşkı Sirkeci’ye facia yaşattı

Maden patronu Mustafa Atik'in yasak aşkı bundan 58 yıl önce Sirkeci'yi yakmıştı. Takvimler 6 Ocak 1959 saat 10:23'ü gösterdiğinde İstanbul 1453'teki top gürültülerinden beri işitmediği bir sesle irkildi. Ardından nefes nefese bir takip başladı. O patlama Sirkeci'nin görünümünü değiştirdi.

Can MUMAY
11:0017 Temmuz 2017
Maden patronunun yasak aşkı Sirkeci’ye facia yaşattı
Maden patronu Mustafa Atik'in yasak aşkı bundan 58 yıl önce Sirkeci'yi yakmıştı. Takvimler 6 Ocak 1959 saat 10:23'ü gösterdiğinde İstanbul 1453'teki top gürültülerinden beri işitmediği bir sesle irkildi. Ardından nefes nefese bir takip başladı. O patlama Sirkeci'nin görünümünü değiştirdi.

Geçen haftalarda Sirkeci Demirciler Han’da meydana gelen yangın semtte paniğe neden oldu. Yangın bir süre sonra kontrol altına alınırken can kaybı yaşanmadı. Sirkeci’de yaşanan bu olay akıllara 1959 yılında yaşanan büyük Sirkeci Patlaması’nı getirdi…

Rutin bir iş gününe uyanan Sirkeci’de dükkanlar kepenklerini açıyor biraz yukarıdaki Bab-ı Ali yokuşundaki gazeteler sabah toplantısı hazırlıklarına başlıyordu. Derken Sirkeci, tarihinde belki de İstanbul Fethi’nden bu yana duymadığı bir gürültü ile sarsıldı. 6 Ocak 1959 Salı günü Ankara Caddesi ve Ebusuud sokağıın birleştiği köşede madenci Mustafa Atik’in yazhanesinden şiddetli bir patlama sesi duyuldu. Patlamanın etkisiyle 50’yi aşkın insan hayatını kaybetti.

Patlama sonrası bir çok bina hasar gördü. 10 milyon lira hasar oluştu. KROKİ: Milliyet Gazetesi

Patlama sonrası bir çok bina hasar gördü. 10 milyon lira hasar oluştu. KROKİ: Milliyet Gazetesi

50 kişinin hayatını kaybetmesi bugün bile çok büyük bir olayken megakentin göç trafiğinin hızlandığı o yıllarda çok daha büyük bir olaydı. Olay esnasında oradan geçen 28 numaralı Fatih Beşiktaş otobüsünün üzerine bir bina yıkıldı. Civardaki Tan Matbaası, Viyana Oteli, Neyyir Han, Meserret Oteli ve İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin kitaplarını aldığı Üniversitei kitap evi tuzla buz oldu.

Facianın ardından polis ve sağlık ekipleri olay mahalline koştu. Herkes olayın nasıl meydana geldiğini anlamaya çalışırken insan uzuvları etrafa saçılmış durumdaydı.

GRAFİK: Cumhuriyet Gazetesi

GRAFİK: Cumhuriyet Gazetesi

Hadise İstanbul’da kulaktan kulağa yayılmaya başlamış çevre ilçelerden de vatandaşlar patlama noktasına gelmişti. İtfaiye patlamadan 20 dakika sonra olay mahalline ulaştı. Ulaştı ulaşmasına ama yanında su yoktu. İtfaiye araçlarına 15 dakika boyunca su arandıktan sonra yangının söndürülmesi çalışmalarına başlandı. İtfaiye yangına müdahale edene kadar vatandaşlar civarda buldukları yumurtaları atarak alevleri söndürmeye çalıştı.

Ankara Caddesi'nin bugünkü hali Fotoğraf: Google Maps

Ankara Caddesi’nin bugünkü hali Fotoğraf: Google Maps

ADNAN MENDERES VİLAYETE ÇAĞIRDI

Patlamaya ilişkin rivayetler mutelifken Yeni Gazete’nin ortağı Halil Lütfü Dördüncü “Bu yapılan matbaamıza suiktasttir” diyerek ortalığı ayağa kaldırdı. Gerçek bu olmamasına rağmen ünlü gazeteci buna inanmıştı dönemin Başbakanı Adnan Menderes kendisini Gülhane’deki vilayet binasına çağırarak olayın araştırılacağının teminatını veriyordu.

patlama3

Patlama sırasında tesadüfen İstanbul’da olan Kurtuluş Savaşı’nın Galip Hoca’sı 3. Cumhurbaşkanı Celal Bayar da patlamının ardından dört saat sonra olay mahalline gelip incelemelerde bulundu. Halk arasında saatli bomba iddiası kulaktan kulağa yayılırken patlamanın şiddetinden Cağaoğlu’nun yukarısındaki İstanbul Erkek Lisesi’nin bile camları kırıldı.

SIKINTIDAN SİGARA İÇTİ EMEKLİ SANDIĞI’NA GİTTİ

İtfaiye’nin olay mahalline gelmesinin ardından kurtarma çalışmaları hızlandı. O dönem İstanbul’da gazetelerin bulunduğu Bab-ı Ali yokuşundan aşağı koşturarak inen muhabirler haber heyecanı ile buldukları görgü tanıklarına olayı soruyorlardı. O sırada enkaz altından yeni çıkarılmış olan kitap evi çalışanı Lütfü Erişçi şoku üzerinden atlatmaya çalışıyordu. Erişçi enkaz altından çıktıktan sonra gazeteciye iki dakika bilgi verip Emekli Sandığı’na para yatırmaya gitti. Erişçi, “Bir inflak duydum. Koca bina üstüme çöktü. Patlamadan önce Emekli Sandığı’na para yatırmaya gidiyordum. Büyük beton parçası ile duvar arasına sıkıştım. Aklıma karım ve çocuklarım geldi. İki saat dua ettim. Benden sonra aynı yerden iki insan cesedi daha çıktı” dedi. Erişçi sıkıntıdan enkaz altında sigara içtiğini de sözlerine ekledi.

Binanın üzerine devrildiği 28 numaralı otobüs asfalta yapışmış şekilde duruyordu. Otobüs'te 35 yolcu vardı. Fotoğraf: Cumhuriyet Gazetesi

Binanın üzerine devrildiği 28 numaralı otobüs asfalta yapışmış şekilde duruyordu. Otobüs’te 35 yolcu vardı. Fotoğraf: Cumhuriyet Gazetesi

İlk günün bilançosunda 14 kişinin öldüğü anlaşıldı. 126 kişi ayakta tedavi oldu. 10 milyon lira maddi hasar meydana geldi. Sigorta şirketleri zararı karşılamayacaklarını açıklarken belediye bir komisyon kurarak vatandaşın zararının karşılanacağını belirtti. Ölenlerin arasında İstanbul Ekspress gazetesinin genç sayfa sekreteri Özdemir Tuncer de vardı.

6 Ocak günü patlamanın sebebi tam olarak anlaşılamadan sona ererken enkaz hafif hafif kaldırılmaya başlandıktan sonra dinamit lokumlarına rastlandı. İstanbul Teknik Üniversitesi’nden apar topar Sirkeci’ye getirilen iki hoca durumu inceledi ve patlamada nitrogliserin izlerine rastlandı.

7 Ocak sabahı Meclis’te hayatını kaybedenler için saygı duruşunda bulunuldu. Patlamanın olduğu günün ertesi gecesi Nişantaşı’nda da bir apartmanda patlama olması sonucu halk sokaklara dökülmüştü. Fakat bu patlama Babiş apartmanının kazan dairesinde oldu. Hadise can ve mal kaybına neden olmadı.

Olaydan günler sonra bile patlama alanında cesetler bulunuyordu. Fotoğraf: Cumhuriyet Gazetesi

Olaydan günler sonra bile patlama alanında cesetler bulunuyordu. Fotoğraf: Cumhuriyet Gazetesi

Olayın üzerinden 18 saat geçmesinin ardından 7 Ocak geceyarısı sularında işin bir dinamit patlaması olduğu anlaşıldı? Peki ya bunun sorumlusu kimdi? Polis sorgulama yaptıkça çember daralıyordu. Neyyir Han’da dinamit barındırabilecek tek firma Kumla Maden Ltd. İdi. Polis firmanın iki ortağını bulmak için hızla bir çalışma başlattı. Ortaklardan Hasan Fehmi Moralı’nın İzmir’de olduğu öğrenildi. Diğer ortak Mustafa Atik’in Beşiktaş Muradiye’deki ev adresinde gidildi, kendisine ulaşılamadı.

Kumla Maden'in ortağı Mustafa Atik Fotoğraf: Cumhuriyet Gazetesi

Kumla Maden’in ortağı Mustafa Atik Fotoğraf: Cumhuriyet Gazetesi

Kumla Maden’in sekreteri Tahsin Bal polis tarafından sorguya çekildi. Bal 22 Aralık 1958 tarihinde şirkete 300 kilogram kadar dinamit geldiğini doğruladı. Bal’ın ifadesinden Mustafa Atik üzerine şüpheler yoğunlaştı. Olaydan iki gün sonra Mustafa Atik’in cesedi patlama alanı yakınlarında bulundu.

Mustafa Atik'in oğlu babasının cesedini teşhis etmeye Adli Tıp'a gelirken... Fotoğraf: Milliyet Gazetesi

Mustafa Atik’in oğlu babasının cesedini teşhis etmeye Adli Tıp’a gelirken… Fotoğraf: Milliyet Gazetesi

Soğuk bir şubat günü adli tıbba gelen Atik’in 23 yaşındaki oğlu babasının cesedini teşhis etti. Gazeteciler acele ile Atik’in evine koştururken eşi Melek Atik konuşamayacak durumdaydı.

Melek Atik Fotoğraf: Milliyet Gazetesi

Melek Atik Fotoğraf: Milliyet Gazetesi

Birkaç gün sonra ise Tahsin Bal’ın kardeşi aynı şirkette sekreterlik yapan Ferihan Bal ile Mustafa Atik’in birlikte yaşadığı ortaya çıktı. Atik eşi Melek’i boşamak istemediği için Feriha Bal ile patlama günü şiddetli bir tartışmaya girişmişti. Feriha Bal annesini de alarak geldiği Atik’in yazhanesinde dinamitler de bulunuyordu. Sevgilisi binaya gelince sevgilisinin kardeşi Tahsin’i postaneye gönderen Atik’in yazhanesinde daha sonra ne yaşandığı olayların düğümünü çözecekti.

SORUMLU MÜDÜR MORALI

Mustafa Atik’in ticaret odası sicil defterinin içinden ise Kumla Maden’de kardeşi Tahsin ile birlikte sekreter olarak çalışan Ferihan Bal’ın resmi çıktı. Polis patlamanın yasak aşk sonucu ortaya çıktığına kanat getirmesine sadece bir adım kalmıştı. Atik vefatından dolayı olaydan sorumlu tutulamayacağı gibi şirketin diğer ortağı Moralı’nın şirketin sorumlu müdürü olması dinamitlerinin kent merkezinde ne işi olduğu noktasında kendisini daha fazla sorumlu kılıyordu.

Mustafa Atik'in sevgilisi Ferihan Bal Fotoğraf: Cumhuriyet Gazetesi

Mustafa Atik’in sevgilisi Ferihan Bal Fotoğraf: Cumhuriyet Gazetesi

Bu arada patlama alanındaki keşmekeş devam ediyor. Enkaz kaldırma çalışmaları tüm hızıyla hava koşullarına rağmen sürüyordu. Ordu İstihkam Müşaviri ABD’li uzman Granecki alanda incelemeler yapmaya başlamıştı. Hasan Fehmi Moralı’nın İzmir’de gözaltına alındığı haberi İstanbul’a ulaşırken gazetelere yansıyan bir hırsızlık haberi dikkak çekti. Patlama olduğu sırada pek çok yankesici ve hırsız olay mahalline üşüşmüştü. Bunlardan biri 17 yaşında N.H enkaz alanından demir boru çaldığı gerekçesiyle polis tarafından Eminönü’ne yakanmıştı. N.H. Mahkemede verdiği ifadesinde boruyu enkazlardan almadığını ayrıca demir değil çinko bir boru olduğunu söylemişti.

DİNAMİTLERİ DOĞRULADI ‘BENİM O KADAR PARAM YOK’ DEDİ

10 Ocak tarihinde İstanbul’a getirilen Hasan Fehmi Moralı mahkemede 1.5 saat ifade verdi. İfadesinin ardından cezaevine gönderilen Moralı, “Şirketi iki ay önce kurduk. Benim param yok. Dinamit falan alamam. O dinamitlerin tutarı 4.500 lira. Ayrıca patlayıcılara daha ihtiyacımız yoktu” ifadesini kullanmıştı. Bu sırada Neyyir Han’daki Kumlu Maden enkazını inceleyen uzmanlar dinamitlerin hava koşulları veya beklemeden dolayı değil ateşlenerek patladığına kanaat getirdiler.

‘ABİ’ BAL: MADDEN MANEN KAYBA UĞRADIM

Sekreter Tahsin Bal ise annesini ve kız kardeşini kaybetmenin acısını yaşarken kullandığı ifadeler çok çarpıcıydı. Polise verdiği ifadede her gün yeni bir bilgi veren Bal, “Ben Mustafa Atik’i severdim. Kız kardeşimle evlenecekti. Beni de madende çalıştıracaktı Kumla’da… Maddi manevi zarara uğradım” diyecekti.

HAMALLAR ÜZÜNTÜDEN YIKILDI

Bütün bu olaylardan en çok etkilenenler arasında ise Niğde’nin Tepeköy’ü oldu. Bir erkeğin gücü kuvveti yerine geldiğinde İstanbul’a giderek hammallık yapmasının bir gelenek olduğu köyden 8 kişi hayatını kaybetti. Dinamitleri 22 Aralık tarihinde Kumla Maden binasına taşıyan Ali ve Mehmet isimli iki hammal ise üzüntülerinden ne yapacaklarını bilemediler.

Sirkeci’nin görüntüsünü değiştiren büyük patlamada dinamiti kimin ateşlediği hala bilinmiyor. Bilinen tek şey İstanbul’un yaşadığı en büyük felaketlerden biri olan olayda 50 vatandaşımızın hayatını kaybettiği…

BORÇLU KADIN KİM?
Evliliği beraber başka gönül ilişkileri de yaşayan Mustafa Atik'in ölümünden bir gün önce adına kayıtlı bir evi 42 yaşında Hatice Gencer isimli bir kadının üzerine yaptığı belli oldu. Gencer'in Atik'e borç olarak 90 bin lira verdiği ifade edildi. Hatice Gencer'in Mustafa Atik'in Beşiktaş'taki evi için ona borç verdiğini ve evinin alt katında Moralı'ya Atik'in isteği üzerine bir oda verdiğini belirtti.

Bu yazı Milliyet ve Cumhuriyet gazetesinin ilgili tarihlerindeki sayılarından bilgiler derlenerek hazırlandı.

Son güncelleme: 11:2917.07.2017
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp