Reklamsız Sözcü

Basın Konseyi’nden Silivri tepkisi: İzahını bulamıyoruz

Basın Konseyi: Cumhuriyet gazetesine dair yargılamanın 11 Eylül 2017 tarihinde görülmesi kararlaştırılan bir sonraki duruşmasının Silivri’de yapılacağını şaşkınlıkla öğrendik. Ulusal ve uluslararası kamuoyunun ve medyanın yoğun ilgisini çeken bu davanın duruşmasının, İstanbul’un merkezinde yer alan Çağlayan yerine, ulaşımı son derece güç bir noktaya alınmasının izahını bulamıyoruz.

android-time 14:34 29 Temmuz 2017
Basın Konseyi’nden Silivri tepkisi: İzahını bulamıyoruz
Basın Konseyi: Cumhuriyet gazetesine dair yargılamanın 11 Eylül 2017 tarihinde görülmesi kararlaştırılan bir sonraki duruşmasının Silivri’de yapılacağını şaşkınlıkla öğrendik. Ulusal ve uluslararası kamuoyunun ve medyanın yoğun ilgisini çeken bu davanın duruşmasının, İstanbul’un merkezinde yer alan Çağlayan yerine, ulaşımı son derece güç bir noktaya alınmasının izahını bulamıyoruz.

Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarları hakkında açılan davada mahkeme, tutuklu sanıklar Bülent Utku, Mustafa Kemal Güngör, Hacı Musa Kart, Güray Tekin Öz, Turhan Günay, Önder Çelik, Hakan Karasinir’in haklarında yurt dışı yasağı konularak tahliye edilmesine karar verildi. Diğer tutuklu sanıklar Ahmet Şık, Akın Atalay, Kadri Gürsel ve Murat Sabuncu’nun ise tutuklu halinin devamına karar verildi. Mahkeme bir sonraki duruşmanın ise 11 Eylül’de Silivri’de görülmesine hükmetti. Basın Konseyi ise bir sonraki duruşmanın Silivri Cezaevi kampüsünde görülmesine tepki gösterdi.

BASIN KONSEYİ’NDEN SİLİVRİ TEPKİSİ

Basın Konseyi’nden yapılan açıklamada şunlar kaydedildi “Cumhuriyet gazetesine dair yargılamanın 11 Eylül 2017 tarihinde görülmesi kararlaştırılan bir sonraki duruşmasının Silivri'de yapılacağını şaşkınlıkla öğrendik. Ulusal ve uluslararası kamuoyunun ve medyanın yoğun ilgisini çeken bu davanın duruşmasının, İstanbul'un merkezinde yer alan Çağlayan yerine, ulaşımı son derece güç bir noktaya alınmasının izahını bulamıyoruz. Demokratik bir hukuk devletinde ceza muhakemesinin en temel ilkelerinden biri, yargılamaların aleniliğidir. Bu ilkenin gerçekleşmiş sayılabilmesi için, aleniliğin sadece kâğıt üzerinde değil, uygulamada da gerçekleşmesi gerekir. Duruşmanın, davayı izlemek isteyen birçok kişinin ulaşma olanağı olmayan ve ulaşabilenlerin de büyük zahmet sarf ederek erişebilecekleri bir yere nakli, söz konusu ilkenin çiğnenmesi anlamına gelecektir. Kaldı ki, böyle bir tasarrufu gerekli kılan nedenin ne olduğunu da anlamak mümkün değildir. Bu bakımdan, söz konusu kararın mutlaka gözden geçirilmesi ve duruşmanın Çağlayan'da yapılması sağlanmalıdır. Aksi durumda, şimdiden medyada yer alan ve yargılamanın “gözlerden kaçırıldığı” yönündeki itirazlar güç kazanacak; böyle bir intiba ise, yargılamaya gölge düşürerek Türkiye'nin itibarını zedelemekten başka bir sonuç doğurmayacaktır.”

İLGİLİ HABER7 tahliye 4 tutukluk!7 tahliye 4 tutukluk!

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

Son güncelleme: android-time 14:3529.07.2017
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more