Reklamsız Sözcü

Muğla Haberi: Cumhurbaşkanı'na suikast timi davasının görülmesine 4 gün sonra devam edildi (3)

Cumhurbaşkanı'na suikast timi davasının görülmesine 4 gün sonra devam edildi (3)

18:1128 Şubat 2017
Cumhurbaşkanı'na suikast timi davasının görülmesine 4 gün sonra devam edildi (3)
Cumhurbaşkanı'na suikast timi davasının görülmesine 4 gün sonra devam edildi (3)

ŞEHİT EDİLEN POLİS İÇİN, ŞOK EDEN ÇIKIŞ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi saldırı düzenleyen 1'i firari 37 darbeci askerin aralarında bulunduğu 47 sanığın yargılanmasına Muğla 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde, öğleden sonra devam edildi.
Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde, MAK timinde görevlisi Teğmen Muhammet Murat İpek, ifade verdi. Terör örgütü liderine operasyon için birliğe çağırıldığını, TSK'nın emir komuta içerisinde darbe yaptığının söylendiğini anlatan Teğmen Muhammet Murat İpek, "Amirlerimin yönlendirmesiyle görevi kabul ettim. O süreçte sağlıklı bir karar veremedim. Emirleri yerine getirmemek büyük suçtu. Ölüm cezası alma korkusuyla kabul ettim. Bizler komutanlarımıza mutlak itaat ile yetiştirildik. Bunu yapmadığımız zaman ağır fiziki ve psikolojik cezalar aldık. Amirlerin emirleri sorgulanmazdı. Verilen emrin hukuka uygunluğunu araştırmadan kabul ettim. Daha önce darbe yaşamadığım içini konuyu bilmiyordum. Polisle karşı karşıya kalacağım alkımını ucundan bile geçmiyordu" dedi.
'POLİS BİZİ İKNAYA ÇALIŞMADI'
Polislerin kendilerine iknaya çalışmadığını, öldürmek için ateş ettiğini de ileri süren Teğmen İpek, "Ateş etmek yerine zırhlı araçlarından teslim olmamız için anons yapıp ikna etselerdi ben orada teslim olurdum. Polisleri öldürmek içini ateş etmedim. Havaya ateş edip otele kaçtım. Yaşananlar polisin de dost ateşiyle vurulduğu izlenimi doğurdu. Olayın anlatılandan farklı olduğunu da, polisleri teslim aldığımız sırada anladım. Suçlamaları reddediyorum. Olaylara amirlerim tarafından dahil edildim" dedi. Cumhurbaşkanı'nın nasıl alınacağına ilişkin bir planın kendilerine anlatılmadığını ileri süren İpek, bindiği helikopterin VIP özellikte olmasından dolayı Cumhurbaşkanı'na zarar verecek bir durum yaşanmayacağını düşündüğünü söyledi. Sanık ve tanık ifadelerinde kendisinin aleyhine suçlama bulunmadığını öne süren Teğmen İpek, Türkiye'nin yaşadığı acılara çok üzüldüğünü, pişman olduğunu ve vicdan azabı yaşadığını anlattı, olayın aydınlatılmasını istedi.
POLİS BİZDEN ÖNCE HAYATINI KAYBETTİ İDDİASINA SAVCILIK YANIT VERDİ
Teğmen Muhammet Murat İpek'ten sonra yine MAK timinde görevli Astsubay Abdülhamit Gülerdem savunmasını yaptı. Kendisinden önceki sanıklar gibi terör örgütü liderine yönelik operasyon yapılacağını bildiğini ifade eden Astsubay Gülerdem, darbe ve sıkıyönetim açıklamalarının yapıldığı brifinglerde bulunmadığını ileri sürdü. İddianamede yer alan 40 bin merminin ellerindeki silahların namlu özelliğinden dolayı kullanılamayacağını bunu da bir fıkrayla anlatmaya çalışan Astsubay Abdülhamit Gülerdem, "Üç polise kelepçe taktım. Malzemelerine el koydum. Kelepçe taktıklarımın polis olduğunu öğrenip, Cumhurbaşkanı'nın yerinin sorulduğunu duyunca olayın aslını anladım. Ancak o saatten sonra yapacak bir şeyim kalmadı" dedi.
Suikast girişimi sırasında yaşanan çatışmada şehit olan polis memuru Nedip Cengiz Eker'in ölümüyle ilgili de açıklama yapan astsubay Abdülhamit Gülerdem, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İddianamedeki ek klasörle bulunan delil belgelerine göre polis memurunun hastanede saat 00.43'te hayatını kaybettiği yazılı. Oysa biz o saatte Çiğli'de bulunuyorduk. Delici bir aletle yaralandıktan sonra hayatını kaybettiği raporda yer alan ve faili meçhul cinayete kurban giden polis memurunun, vücuduna bizim çatışma bölgesinden alınan merminin konulmuş olabileceğini düşünüyorum ya da polis memurunun çıplak vücuduna sonradan ateş edildi. Çünkü giysilerinde barut izi bulunmuyor. Hakkımızdaki bilgiler kurgulanmış. Bunlar daha önce tezgahlanan olaylardı. Bir kurgu içerisinde, şahsıma ve diğer sanıklara suçlamalar yöneltilmiştir."
Polislerin cüzdanlarının ortak kullandıkları askeri çantaya konulduğunu, ancak onların orada bulunduğundan haberdar olmadığını ileri süren Astsubay Abdülhamit Gülerdem'in ifadesinden sonra duruşma savcısı söz aldı. Polis memurunun şehit edilme saatiyle ilgili açıklama yapan savcı, saat 03.43'de ölüm raporunun düzenlendiğini, anlattı.
Bunun üzerine söz alan sanıklardan Yüzbaşı İsmail Yiğit ise "Biz saat 03.20'de Marmaris'e indik. İlk çatışma 03.45'te yaşanmış olabilir. Dolayısıyla bu şekilde rapor edilmiş olması bize isnat edilen suçla örtüşmemektedir" dedi.

   

DHA

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp