Reklamsız Sözcü

Gaziantep Haberi: Minik Zeynep'in ölümüne yol açan uzman çavuşun yargılanmasına başlandı

Minik Zeynep'in ölümüne yol açan uzman çavuşun yargılanmasına başlandı

11:3725 Şubat 2017
Minik Zeynep'in ölümüne yol açan uzman çavuşun yargılanmasına başlandı
Minik Zeynep'in ölümüne yol açan uzman çavuşun yargılanmasına başlandı

GAZİANTEP'te, yeni taşındığı apartmanın yöneticisiyle kavgası sırasında tabancayla havaya açtığı ateşte, karşı apartmanın balkonunda doğum günü kutlanan 6 yaşındaki Zeynep Korkmaz'ın ölümüne yol açan uzman çavuş Erdi Karakaş'ın yargılanmasına başlandı.
Seyrantepe Mahallesi'nde geçen yıl 31 Ağustos'ta meydana gelen olayda iddiaya göre, uzman çavuş Erdi Karakaş, yeni kiraladığı eve eşyalarını, asansörle taşımak istedi. Eşyaların asansörde taşınmamasını isteyen apartman yöneticisi Hüseyin Bakar ile girdiği kavga sonucu Karakaş, üzerindeki tabancayla havaya ateş etmek istedi. Ancak, Karakaş'ın tabancasından çıkan kurşun, karşı apartmanın 8'inci katındaki balkonda doğum günü kutlaması için hazırlık yapılan Zeynep Korkmaz'ı başına isabet etti. Başından yaralanan küçük kız tedavi için kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.
Olaydan sonra gözaltına alınarak çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklanan Erdi Karakaş'ın, 'Kasten adam öldürme' suçuyla yargılanmasına başlandı. 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmaya doğum gününde ölen küçük Zeynep'in babası Mustafa Korkmaz ve tutuklu sanık Erdi Karakaş ile tarafların avukatları katıldı.
"BEN SANA DARBE NASIL OLUR GÖSTERECEĞİM' DEDİ"
Erdi Karakaş, duruşmada olayın kazayla olduğunu ve kendisine saldıranları korkutmak istediği için silahını ateşlediği savunmasını yaptı. Kapı ya da asansörün kullanılması için görüştüğü yöneticinin 'Ben sana darbe nasıl olur göstereceğim' diyerek üzerine yürüdüğünü anlatan Karakaş, şunları söyledi:
"Yeni evlendiğim için eşimin çeyizini yeni taşınacağımız eve taşıyordum. Bizim kata çıkan merdivenin kapısı kapalıydı. Eşyaları asansöre koyduk, kapıcı asansörü kilitledi. Kapıcıyı buldum kapıyı ya da asansörü açmasını söyledim. Yöneticinin kesin emri olduğu için açamayacağını söyledi. Ben de yöneticiyle konuşmak istediğimi söyledim. Yöneticiyle görüştüm durumu izah ettim, mağduriyetimizin giderilmesini istedim. Bana 'Sen şimdi neredesin' dedi. Apartmanın önünde olduğumu söyledim, 'Bekle ben geliyorum' dedi. Sonra yanımıza geldi 'Benimle konuşan kimdi' dedi. 'Benim' deyince, doğrudan üzerime yürüdü. O sıra arkadaşlarım araya girdi, yönetici 'Ben sana darbe nasıl olur göstereceğim' dedi. Bu sırada sağdan soldan elinde sopa olan başkaları geldi. Bana birisi vurmaya çalışırken arkadaşım engelledi. Ben de silahımı görürlerse korkarlar diye silahımı çektim. Bu sırada yaşanan arbedede silahın namlusu havaya doğru dönükken bir el ateş aldı."
Karakaş, kentteki güvenlik şartları nedeniyle kurşunun namluya sürülmüş şekliyle dolaştığını da anlatarak, "Olay sonrası arkadaşlarım beni yukarı çıkardı. Orada camdan baktığımda eşyalarıma zarar verdiklerini gördüm. Sonra bir çocuğun yaralandığını duydum, yıkıldım. Silahın namlusunda mermi vardı ancak tabancam emniyetteydi. Emniyetini ben açmadım, nasıl açıldı bilmiyorum. Antep'teki güvenlik şartları nedeniyle sürekli mermi namluda dolaşıyorum. Ben bir çocuğa zarar verebilecek birisi değilim. Bana saldıran şahıslara dahi zarar vermek aklımdan geçmedi" diye savunma yaptı.
Her iki tarafı ve tanıkları dinleyen mahkeme heyeti, sanık Erdi Karakaş'ın tutukluluk halinin devamına karar verip duruşmayı erteledi.
"BAŞKA KİMSENİN CANI YANMASIN"
Küçük Zeynep'in babası Mustafa Korkmaz ise, duruşma sonrası yaptığı açıklamada insanların rastgele ateş etmesinin önüne geçilmesi için mahkemeden örnek teşkil edecek bir karar çıkmasını beklediklerini söyledi. Mustafa Korkmaz, adalete güvendiklerini ifade ederek şunları söyledi:
"Olayın üzerinden 6 ay geçti. Yaşadığımız olay kolay değil, ben evladımı kaybettim. Benim talebim bu insanın gerekli cezayı alması. Sadece bu değil insanların bir daha silah çekip havaya ateş edip bu merminin nereye düştüğü ile ilgili herhangi bir düşünceye ulaşmaması. Bir babanın evlatsız kalması, bir evladın babasız kalması. Yıllar içerisinde sürekli bu şekilde olaylar gerçekleşiyor. Olayın benim şahsımla alakası yok ama yok yere meskun mahalde silah çekip ateş açması ve bunu bir uzman çavuşun yapması en ağırı. Benim yetkililerden talebim, ben evladımı kaybettim bu şekilde bir daha olayların olmaması için emsal bir karar verilmesi. İnsanların bir anlık kızgınlıkla, bir eğlence için silah atmasının engellenmesi. Yetkililerden ricam biz eğlenmesini, biz kızmasını bazen ayarlayamayan bilemeyen insanlarız. Bu silahın bugün benim canımı yaktığı gibi yarın başkasının canını yakmaması için gerekli önemlerin alınmasını istiyorum."

 

DHA

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp