Reklamsız Sözcü

Kalın bağırsak kanserine yol açan 7 etken

Her 20-30 kişiden birinin yaşamını tehdit eden kolon kanseri, ülkemizde en çok görülen kanser türleri arasında üçüncü sırada yer alıyor. Erken dönemde neredeyse hiç belirti vermeyen kolon kanseri sinsice ilerliyor ve en çok yanlış beslenme alışkanlıklarından etkileniyor. 

11:0428 Şubat 2017
Kalın bağırsak kanserine yol açan 7 etken
Her 20-30 kişiden birinin yaşamını tehdit eden kolon kanseri, ülkemizde en çok görülen kanser türleri arasında üçüncü sırada yer alıyor. Erken dönemde neredeyse hiç belirti vermeyen kolon kanseri sinsice ilerliyor ve en çok yanlış beslenme alışkanlıklarından etkileniyor. 

Sinsice ilerleyen ve erken dönemde hemen hiçbir belirti vermeyen, buna karşın henüz polip halinde iken tespit edildiğinde önlenebilen kolon kanserinde erken teşhis kritik rol oynadığından toplumsal bilincin artırılması çok önemli bir yer teşkil ediyor. Bu nedenle de 2000 yılından buyana dünyada Mart ayı Kolon Kanseri Farkındalık Ayı olarak kutlanıyor.

Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Oğuz Önder, kalın bağırsak kanseri ve poliplerin erken dönemde hemen hiçbir belirti vermemesinden dolayı; genetik riski olmayanların en azından 50 yaşından sonra hiçbir şikayeti olmasa bile kolonoskopi yaptırmaları gerektiğini belirterek “Kalın bağırsak kanserinin gelişmeden önlenmesinde ve erken tanısında kolonoskopinin rolü büyüktür. Kolonoskopi oldukça güvenli ve uygun şartlarda yapıldığında konforlu bir işlem. Ailesinde kolonda polip veya kolon kanseri olanlar daha erken yaşlarda taramalara alınmalıdır” diyor. Kolon kanserinin ileri aşamasında ise hastalarda kansızlık, tuvalette kan gelmesi, sümük benzeri akıntı, bağırsak alışkanlıklarında ishal veya kabızlık gibi değişme, karın ağrısı ve kilo kaybı gibi belirtiler kendini gösterebiliyor. Peki kolon kanserine yol açan başlıca etkenler neler?

Doç. Dr. Fatih Oğuz Önder 3 Mart Dünya Kolon Kanseri Günü kapsamında, 7 etkeni anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Mart ayı Kolon Kanseri Farkındalık Ayı olarak kutlanıyor. FOTO:SHUTTERSTOCK

Mart ayı Kolon Kanseri Farkındalık Ayı olarak kutlanıyor. FOTO:SHUTTERSTOCK

SALAM, SOSİS VE AŞIRI KIRMIZI ET TÜKETİLMESİ

Dünya Sağlık Örgütü 2015 yılında salam, sucuk, sosis, pastırma gibi işlenmiş et ürünlerini kesin kanserojenler arasına dahil etmiş durumda. Aşırı kırmızı et tüketilmesinin de özelikle kolon kanseri riskini artırdığına aynı duyuruda dikkat çekiliyor.

OBEZİTE KOLON KANSERİNE NEDEN OLUYOR

Yanlış beslenme alışkanlıkları kolon kanseri riskini artırıyor. Aşırı beslenme ve obezite birçok sağlık sorunu ile birlikte kolon kanseri gelişmesine de neden olabiliyor. Özellikle sebze ve meyvenin az tüketilmesi tüm sindirim sistemi sağlığını bozarken, kolon kanseri açısından da önemli risk teşkil ediyor.

YANMIŞ ET YEMEYİN

Kolon kanserinde pişirme biçimi de çok önemli. Özellikle mangal gibi pişirme yöntemlerinde etin yanması sonucu kanserojenler oluşabiliyor. Bu kanserojenler mide, pankreas ve kolon kanserinin gelişmesini tetikleyebiliyor. Bu nedenle etin ateşe en az 15 cm'den yakın mesafede olmamasına dikkat edin. Etin mangalda kalma süresi uzadıkça da kanserojen madde oluşma riski artıyor.

Özellikle mangal gibi pişirme yöntemlerinde etin yanması sonucu kanserojenler oluşabiliyor. FOTO:SHUTTERSTOCK

Özellikle mangal gibi pişirme yöntemlerinde etin yanması sonucu kanserojenler oluşabiliyor. FOTO:SHUTTERSTOCK

ALKOL VE SİGARA İKİLİSİ

Yapılan bilimsel çalışmalar, alkol ve sigara kullanımının genel sağlığı bozucu etkilerinin yanı sıra, diğer kanserlerde olduğu gibi kolon kanseri açısından da ciddi bir risk faktörü olduğunu ortaya koyuyor.

YAKIN AKRABALARINIZDA KANSER VAR MI?

Kalın bağırsak kanserinin nedenleri arasında ailesel ve genetik faktörler çok büyük rol oynuyor. Yakın akrabalarında bağırsak kanseri olan insanlarda kolon kanseri gelişme riski daha fazla oluyor. Bu kişilerde düzenli aralıklar ile kanser taramaları yapılması çok önemli. Ayrıca kendisinde meme, yumurtalık ve rahim kanseri olan kişiler de mutlaka kolon kanseri açısından taranmalı.

KOLON POLİPLERİ

Kolon polipleri, kalın bağırsağın en sık görülen hastalıklarından. Hemen hemen tüm kalın bağırsak kanserleri; bağırsak iç duvarından oluşan ve bağırsak içine doğru uzanan anormal yapıdaki bu doku parçalarından gelişiyor. Zaman içinde polip içindeki hücreler değişerek kansere dönüşebiliyor ve buradan yayılıyor. Bu polipler kolonoskopi ile tespit ediliyor ve kötü dönüşüm gerçekleşmeden önce yok edilebiliyor.

Önder “İlerleyen yaş ile birlikte kalın bağırsak kanseri riski artar. Hastaların yüzde 90'ından fazlası 40 yaş üzerinde tespit edilmektedir ve 40 yaşından sonra kolon kanserine yakalanma oranı her 10 yılda bir ikiye katlanarak artmaktadır” diyor. FOTO:SHUTTERSTOCK

Önder “İlerleyen yaş ile birlikte kalın bağırsak kanseri riski artar. Hastaların yüzde 90'ından fazlası 40 yaş üzerinde tespit edilmektedir ve 40 yaşından sonra kolon kanserine yakalanma oranı her 10 yılda bir ikiye katlanarak artmaktadır” diyor. FOTO:SHUTTERSTOCK

40 YAŞINDAN SONRA RİSK KATLANARAK ARTIYOR

Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Oğuz Önder “İlerleyen yaş ile birlikte kalın bağırsak kanseri riski artar. Hastaların yüzde 90'ından fazlası 40 yaş üzerinde tespit edilmektedir ve 40 yaşından sonra kolon kanserine yakalanma oranı her 10 yılda bir ikiye katlanarak artmaktadır” diyor.

KOLONOSKOPİDEN KORKMAYIN

Kolonoskopi, günümüzde oldukça güvenli ve uygun şartlarda yapıldığında konforlu bir işlem. Ancak eski algılar kolonoskopiden çekinilmesine neden olduğundan, erken teşhiste bu kritik fırsat kaçırılabiliyor. Oysa endişeye gerek yok! İşlemden bir gün önce evde uygulanabilen bir diyet ve ilaç tedavisi ile bağırsaktaki kirlilik temizleniyor. İşlem günü taramaya girecek olan kişide hafif veya derin sedasyon denilen işlemi hissetmesini ve hatırlanmasını önleyen ilaçlar ile hafif bir uyku sağlanıyor. Bu hafif uyku durumunda kişi rahatsızlık hissetmiyor, ağrı duymuyor. İşlem sırasında tespit edilen ve teknik olarak uygun olan tüm polipler alınarak kolon kanseri gelişmesi riski azaltılıyor. Doç. Dr. Fatih Oğuz Önder “İşlemin olumsuz sonuçlanma ihtimali çok düşük. Hastalar işlemden sonra birkaç saat gaz şişkinliği hissedebilirler ancak aynı gün içinde normal hayatlarına dönebilirler” diyor. Genetik riski olmayan kişilerin 40 yaşından sonra yılda bir kez gaitada gizli kan var mı diye taranması gerekiyor. 50 yaşına gelen kişilerin ise kolonoskopi yöntemi ile polip ve kanser taraması önemli. Tespit edilen polip sayı ve cinsine göre ileri takipler düzenleniyor.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp