Reklamsız Sözcü
CAN ATAKLI

Allahaşkına elinizi tutan kim?

27 Şubat 2017

MERAK ETTİĞİM ŞEYLER

İktidar partisinin “evet” kampanyasını tanıttığı toplantı televizyonlarımız tarafından AKP Genel Kurulu gibi algılandı. Bütün haber kanalları sabahın ilk saatlerinden itibaren kampanyanın tanıtımının yapıldığı salona bağlanarak toplantı sonuna kadar yayın yaptılar.
Bakanlar, yöneticiler, tanınmış AKP'liler ve yandaş gazeteciler ekranlarda gün boyu resmigeçit yaptılar.
Açıkçası ben bu tanıtım toplantısında aklımıza hiç gelmeyen sürprizler çıkacağını sanıyordum. Öyle olmadı. Bir iki şarkı ve şova dönüşen gösteriler dışında AKP'de bir yenilik yok.
Söylem aynı söylem. “Türkiye güçlenecek, yeniden ayağa kalkıyoruz.”
İyi de eğer Türkiye yeniden ayağa kalkıyorsa, bu bir dirilişse, demek ki ülke bugüne kadar çok kötü durumdaydı, bu iktidar ülkeyi çökertmişti, şimdi Erdoğan'a süper yetkiler verilince ayağa kalkıyoruz.
Öyle mi yani?
AKP'nin sloganları arasında en ilgimi çekenlerden biri “Yeni sistemde terör bitecek” sözü.
Allahaşkına söyler misiniz, Erdoğan zaten başkan yetkileri kullanan cumhurbaşkanı değil mi?
Erdoğan başında bulunduğu hükümetle her şeye hakim değil mi?
Meclis'ten istediği yasayı çıkarabiliyor mu?
O da yetmediği için ilan edilen Olağanüstü Hal nedeniyle canı istediğinde bir kararname yayınlatmıyor mu?
Peki bütün bunları yapabildiği halde terör neden önlenemiyor?
Elini kim tutuyor?
Eğer 16 Nisan'da evet çıkarsa ne değişecek?
Erdoğan hangi kullanamadığı yetkiyi kullanarak terörü önleyecek güce erişecek? Bunu bugün istese yapamaz mı?
Aynı şekilde şu anda çok kötü olan ekonomik durum 16 Nisan'dan sonra ne olacak da düzelecek?
İşsizlik şimdi neden bu kadar yüksek, başkanlık gelince Erdoğan ne yapacak da düşecek, bunu vaat edeceğine şimdiden yapsa da referandumu garantiye alsa daha akıllıca değil mi?
AKP'lilerin dilinden düşmeyen bir slogan “Yeni sistemde artık darbelere yer yok.”
Şimdi niye var?
16 Nisan'da evet çıksa ne değişecek de artık Türkiye'de darbe olmayacak? Şu anda üstelik iktidarla birlikte palazlanan bir dinci grup darbeye kalkışabiliyor da Tayyip Erdoğan tek başına ülkeyi yönetmeye başladığında neden kimse buna cesaret edemeyecek?
Sonuçta darbe dediğiniz silah kullanarak iktidarı ele geçirmek değil mi, Erdoğan başkan olunca bütün silahlar onda mı toplanacak da darbe olmayacak?
Belli ki AKP'liler söylediklerine kendileri de inanmıyorlar. Ama ne çare ki, hiç olmadık bir anda başlarına bir iş açtılar. Ortaya öyle garabet bir anayasa teklifi koydular ki, saçma sapan savunmalar dışında getirdikleri maddeleri anlatacak güç de bulamıyorlar kendilerinde.

DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER

“Atatürksüz para mı olur, bu geçmez başkasını ver kardeşim”

Daha önce “ne istediniz de vermedik” dedikleri cemaate şirin gözükmek için madeni paralardaki Atatürk resmi yerine Türkçe Olimpiyatları damgası vuran hükümet şimdi de bir liraların üstüne 15 Temmuz Hatırası damgası vurmaya başladı biliyorsunuz.
İkisinde de ortak özellik madeni paradaki Atatürk'ü çıkarmaktı.
Sanıyorum zaten asıl amaç Türkçe Olimpiyatları veya 15 Temmuz değil Atatürk'ü olabildiğince her yerden silmek.
Ancak bu durum bazı duyarlı vatandaşların tepkisine yol açıyor.
Geçenlerde alışveriş yaptığım bir marketteki kasiyer kızımız para üstü verirken paraları kontrol ediyordu. Baktığı paralardan ikisini kasaya atan kasiyer bana yenilerini verince “Ne oldu?” diye sordum. “Size Atatürksüz 1 lira vermek istemedim, sizin istemeyeceğinizi düşündüm Can bey” cevabını verdi.
Meğer birçok müşteri para üstü olarak aldıkları bir liralara bakıp Atatürk göremezlerse “Atatürksüz para mı olur, bu geçmez başkasını verin” diyormuş.
Sonra baktım sosyal medyada “Atatürksüz para almayın” kampanyası da başlamış.
İktidar değerlerimizle bu kadar oynayınca milletin tepkisi de artıyor demek ki.
Hayra alamet bir şey bu.

ANALİZ

Hürriyet'in 28 Şubat operasyonu hedefini buldu

Tam beklediğim gibi oldu. Hürriyet'in tıpkı 28 Şubat dönemindeki gibi “4 yıldızlı bir general dedi ki” türü haberciliği yandaş medyada olay oldu.
Yandaş kalemler Hürriyet Gazetesi'nde “Karargâh rahatsız” başlığı ile yayınlanan habere büyük tepki göstererek anında algı operasyonuna başladılar.
Hürriyet'i “darbe kışkırtıcılığı” ile suçlayan sayısız yandaş kalem Hürriyet'in kapatılmasını, haberi yazan Hande Fırat'ın tutuklanmasını bile istediler.
Bu arada özellikle Genelkurmay'ın türban konusundaki görüşleri nedeniyle ordu tıpkı Ergenekon ve Balyoz dönemlerindeki gibi ağır hakaretlerle aşağılanmaya başlandı.
Sonuçta Hürriyet “usta bir algı operasyonunda” referandumda evet çıkmasını sağlamak amacıyla tam hedefini vurmuş oldu.
Hürriyet'in “Karargâh rahatsız” haberi ile referandumda evet'i savunma konusunda zayıf kalan AKP'nin eline güçlü bir koz verdi.
AKP ve yandaşlar mal bulmuş mağribi gibi haberin üzerine atlayarak “evet çıkmazsa darbe gelecek” çığlıklarına başladılar.
Bu propaganda devam edecektir. Amaç halkı korkutmak, evet çıkmaması halinde kaos olacağına inandırmak, ordunun her an bir kalkışma içinde olabileceğini yaymak ve kararsız olan taraftarlarını bu yolla kazanmak isteğidir.
Hürriyet'in “akıllı” yöneticileri “Kimseye yaranamıyoruz” diye mağdur rolü oynayabilir, ama böyle bir dönemde yaptıkları çirkin operasyonun hesabının bir gün mutlaka sorulacağını unutmamalıdırlar.
Nitekim tam da bu yönde bir açıklama yayınladılar dün. Hikâye tabii.

ŞAŞIRDIM

MHP aklını 15 Temmuz'a takmış kurtulamıyor

Referanduma gitmemize yol açan MHP'yi dikkatle izliyorum. Yeni rejimin gelmesi halinde doğal olarak siyasete veda edeceğini bile bile ille de “Erdoğan'ı başkan yapacağız” diye yanıp tutuşan MHP'lilerin kampanya sırasında ne söyleyeceklerini gerçekten çok merak ediyorum da ondan izliyorum açıkçası.
Ancak şu ana kadar dişe dokunur bir “neden evet” cevabı bulamadım.
Ekranlara çıkan MHP'liler ısrarla 15 Temmuz dinci faşist darbe kalkışmasını konuşuyorlar.
“15 Temmuz'u unutmayın” diyorlar. Tamam unutmuyoruz elbette, eee ne olacak?
MHP'liler ağızlarından düşmeyen 15 Temmuz konusunda tatmin edici bir şey söyleyemiyorlar. Söyledikleri tek şey şu; “Türkiye büyük saldırı altında, Devletin milletin bekası söz konusu, bu duruma seyirci kalmamız düşünülemez.”
Seyirci kalmayın tabii de, bunun çaresi kayıtsız şartsız Erdoğan'ı başkan yapmaktan mı geçiyor acaba?
Ancak Erdoğan başkan olunca mı darbeler bitecek ve Türkiye'nin, milletin bekası kurtulacak?

KOMİK

Aliyev o işi FETÖ korkusundan yapmış

Tam referandum sürecinde kısa bir süre önce benzer bir referandum yaşayan Azerbaycan'da Başkan Aliyev'in başkan yardımcılığına eşini getirmesi AKP çevrelerinde soğuk duş etkisi yaratmış pek çok evet'çi “oldu mu bu şimdi?” diye hayıflanmıştı.
Aliyev'in neden eşini başkan yardımcısı yaptığının nedeni ortaya çıkmış Rus haber kaynaklarına göre Aliyev Türkiye'deki 15 Temmuz cemaat kalkışmasından sonra telaşa kapılmış. Çünkü bu kalkışmanın cemaat-Amerika operasyonu olduğuna inanıyor ve ülkesinde de güçlü bağlantıları olan cemaatin kendisine karşı bir komplo düzenleyebileceğini düşünüyormuş.
Başkan yardımcılığı için yapılan referandum da bunun içinmiş ve Aliyev bu konuda kimseye güvenemediği için o makama eşini oturtmuş.
Bu haber belki AKP'lilere biraz teselli olur. En azından “Bakın FETÖ korkusu dünyayı sarmış, bizde yaşananlar normal hatta Erdoğan'ın da aileden birini başkan yardımcısı yapmasına kimse karşı çıkmasın” diyebilirler artık.

Can Ataklı
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp