Reklamsız Sözcü
MESUT PARLAK

KAMUOYUNU AYDINLATIN!

19 Ekim 2017

Değerli Okuyucularım, hepimiz zaman zaman “yok artık bu kadar da olmaz” diyebileceğimiz olaylarla karşılaşır ama sonra da gayri ihtiyari “neden olmasın” diye de ekleriz… Hele bu ülkenin kozmik odasına bile FETÖ girdikten sonra, şimdi sizlerle internette okuduğum bir yazıdan aklımı kurcalayanları paylaşınca, siz de eminin benim gibi düşüneceksiniz.

Esas soruyla başlıyorum… Soru; en popüler mesaj programlarından biriyle alakalı. Hani şu torundan büyükanneye, Türkiye’deki arkadaştan Kanada’dakine, 40 yıllık arkadaşların iletişimlerini koparmamak için kurdukları gruplara kadar zemin hazırlayan programdan bahsediyorum. Bu kadar güzel işlere vesile olan bu program, Allah rızası için kurulduğundan ötürü mü ücretsizdir? Hiç düşündünüz mü?

Reklam alıyorlar mı bunlar? Hayır! Peki üyeler bir bedel ödüyorlar mı? Hayır!  O zaman, bundan 3 sene kadar önce 16 milyar dolar!! ödenerek satın alınan bu programın dünya ölçeğindeki servisini ayakta tutmanın maliyeti yok demek ki! Olabilir mi böyle bir şey? Tabii ki hayır! Veri merkezleri, sunucular, network cihazları, binalar… Ve bunları kurmak ve yönetmek için istihdam edilen binlerce insan!! Bir de işin daha ilginci varmış. Kullanıcıların birbirlerine para göndermelerine izin verecek özellikler test ediliyormuş! Ne diyelim Allah razı olsun!..

DOĞRUYSA DURUM VAHİM…

Şimdi burada esas değinmek istediğim nokta şu; benim çocuklarımla ya da torunlarımla mesajlaşmam değil sorun… Ama deniliyor ki devlet mensupları da bu program üstünden mesajlaşıyorlar.  Güneydoğu'da terörle mücadele eden bazı komutanlar görev talimatlarını, lojistik bilgilerini bu yolla mı paylaşıyorlar? Müsteşarların, genel müdürlerin, daire başkanlarının dahil olduğu, devlet sırrı sayılabilecek meselelerin tartışıldığı sayısız gruplarda böyle paylaşımlar var mı? Ve daha bunun gibi bir sürü şeyden bahsediliyor. İşte ben de tam bu noktada EYVAH EYVAH diyorum… “Allah rızası” için kurulmuş bir programa bu kadar güvenmek doğru mudur? Bu kuşkular “Ya gerçekse” demekten kendimi alıkoyamıyorum. Evet, eğer gerçekse durum çok vahim. Son olarak da teknoloji konusunda uzman olan bir bilene danışıyorum. Aldığım cevap da aynı doğrultuda. “Eğer bu yazılanlar doğruysa stratejik bilgi ve iletimi olan kamu görevlilerinin, yabancı bir firmaya ait bir yazılımı kullanmaları, milli menfaatler açısından hiç de uygun değil. Bu itibarla milli kriptolu yazılım ve iletişim sistemlerinin şart olduğuna inanıyorum.” Umarım bu yazıyı ilgililer de okur ve bizi  bilgilendirerek rahatlatırlar. Ama doğruysa bu yazılanlar, umuyorum ve diliyorum ki gerekli önlemler alınır.

SON SÖZ:  Teknolojiyi tümüyle yermek, tuzdan arındırılmış deniz suyu ile yeşeren bahçeleri görmezlikten gelmek, onu gözü kapalı övmek ise Hiroşima’yı unutmak demektir. STUART CHASE

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp