Reklamsız Sözcü
NECATİ DOĞRU

Kara çarşaflı üniversiteli!

25 Aralık 2017

Baştan söyleyeyim. Bilerek okuyun. Bu “kara çarşafla eğitim ve öğretim üzerine” yazılmış bir yazı değildir. Bu Batman'da “kara çarşafa girmiş üniversite öğrencileri haberi üzerine” bana gelmiş duyumların sergilendiği bir yazıdır.
Duyumlar şöyle başlıyor:
Batman İluh adında bir köy iken, Batman adıyla ilçe ve il merkezi olduğunda eğitim, haliyle, çok zayıftı. Petrol mühendisleri, rafineri teknisyenleri liselerde öğretmenlik de yaparlardı.
Bir hafta ders var.
Üç hafta ders yok.
Böyle yani!
O yıllarda Türkiye'de en çok para getiren ve yüksek itibarı olan meslek nedir? Doktorluk. Batman'da da her ilde olduğu gibi lise mezunu binlerce genç var, ÖSYM puanları yetersiz. Dicle Tıp Fakültesi'ne giremiyorlar.
Çare var mı?
Var. Nedir?
Can Azerbaycan!

* * *

Fakat bir Batmanlı babanın oğlunu-kızını Azerbaycan'da tıp fakültesinde okutup “doktor” yapabilmesi büyük para. Yol uzak, Bakü dünyanın en pahalı kenti. 50-100-200 Batmanlı genç, liseyi bitirmişler. Dicle Tıp'a girememişler. Bakü'ye de gidemiyorlar. Aileleri için yıkım oluyor.
Bunun da çaresi var mı?
Var.
Nedir?
Batman'a Korsan Tıp Fakültesi.
Önce fikir doğar, arkası proje yapmayla gelir. Sonra da projenin uygulanmasına geçilir. Bakü TIP Üniversitesi'nin bir müellimi (tıp profesörü) bulunur. Batman'da bir işhanı dershaneye çevrilir. Yazı tahtası, projeksiyon. Bakü'den gelen müellim Azerice konuşur, tıp terimlerini Rusça kullanır.
Öğrenciler anlamaz.
Zorlanır.
Önemli mi, dayanın çocuklar bu zahmetin sonunda doktor olmak var. Profesörün ders ücreti yüksek ama öğrenciler aralarında eşit paylaşıyorlar, fazla yük olmuyor. Profesör de otelde kalıyor, otel parası da öğrencilerden toplananla ödeniyor. Azeri profesör de memnun, mutlu. Ücretini dolar üzerinden anlaştı. Doları Azerbaycan parası Manat'a çevirdiğinde belki de Bakü'de 10 ayda kazanacağı parayı, Batman'a bir gelişte alıyor. Gençler, eğitimin sonunda Bakü Tıp Fakültesi mezunu “doktor” diploması alıyorlar.
Peki!
Sonu ne olacak?
Gençlerin “TIP mezunu olduğunu” YÖK kabul edecek mi, denkliği onaylanacak mı? Başlangıçta bu düşünülmemişti ama bölgenin milletvekilleri, belediye başkanları, ticaret ve sanayi odaları başkanları var, giderler Ankara'ya “denkliği denk getirmeye” zorlarlar.
Yani böyle bir ülkeyiz.
Sayısız örnek var.
Korsan diye başlar.
Yasası Meclis'ten çıkar.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi de önce “korsan” başladı sonra “referanduma götürüldü” şimdi tıkır tıkır yürüyüp gidiyor, unutmayın!

* * *

Bu duyumlar Batman'da ve ona yakın Güneydoğu kentlerinde profesörler, doçentler, akademisyenler arasında, birkaç yıl önce, kulaktan kulağa dolaştı, durdu.
Sonra unutuldu.
Ne zaman ki, Batman Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi kampüsünde bazı öğrencilerin “yüzleri kara peçeli, gözleri kara gözlüklü, baştan ayağa tüm bedenleri kara çarşaf içinde görüntüleri” gazetelere manşet oldu… Ankara'daki devlet adamları ise “kara peçeli, kara gözlüklü, kara çarşaflı ve kimlikleri net olarak anlaşılamayan kara üniversiteli görüntüsü, bölgesel bir sorundur” diyerek bu duruma sempati ile baktılar… İşte bu yazıdaki eski duyumlar hatırlandı, bana kadar geldi.
Anlayın!
Kara çarşaf.
Kara peçe.
Kara gözlük.
Kara kimlik.
Kara korsan tıp eğitimi.
Kara çarşaflı üniversiteli.
Duyum, duyumu çağırıyor!

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more